Esas No
E. 2021/1819
Karar No
K. 2024/38
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2021/1819
KARAR NO: 2024/38

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 02/07/2021

NUMARASI : 2020/328 E. - 2021/283 K.

GEREKÇE

Dava, tasarım ile ilgili kurum kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İşlem dosyasının tetkikinden; davalı şirkete ait 2018/06620 sayılı tasarım başvurusunun ilan edildiği, bu ilana davacı şirket vekili tarafından 99135, 78112 ve 2009/43644 markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiği, YİDK'ın 2020/T-800 sayılı kararıyla tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımının da söz konusu olmadığı gerekçesiyle, davacının itirazının nihai olarak reddine karar verildiği, kararın davacı tarafa 12.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise yasal iki aylık süre içerisinde 26.11.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece, yazılı gerekçeyle dava konusu tasarım ile davacının itiraza mesnet markaları arasında iltibas bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacı tarafın istinaf sebepleri gözetildiğinde taraf arasındaki uyuşmazlık, dava konusu tasarımın davacının itiraza mesnet markalarını içerip içermediği ve tasarımın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasındadır.

Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup, korunmasının şartları da SMK'nın 56. maddesinde düzelenmiştir. Belirtilen bu yasal düzenlemelere göre SMK, yenilik bakımından mutlak yenilik kriterini benimsemiştir. Ayırt edicilik ise, SMK'nın 56/5. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Tasarımın hükümsüzlüğü de SMK'nın 77-79. maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan Kanun'un 77/1-a maddesi uyarınca tasarımın bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilirse mahkemece, tasarımın hükümsüz sayılmasına karar verilir.

Mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere, davacıya ait markalar ile dava konusu tasarımlar arasında benzerlik bulunmadığı, dava konusu tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde yenilik ve ayırt edicilik koşulu sağlamadığı iddiasının ise ispat edilemediği kanaatine ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, başkasının marka tescili nedeniyle mevcut hukuki korumayı bertaraf edebilmek için, başkasının markasını içeren bir ambalaj tasarımı oluşturarak tasarım tescil belgesi almak suretiyle marka tescilinden kaynakların hakların dolanılması bir kötüniyet halidir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.946). 6769 sayılı SMK'nın 77/1-a maddesine göre de, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmiş ise, tasarımın hükümsüz kılınmasına mahkemece karar verilir. Bu nedenle başkasına ait bir sınai hakkın marka olarak tescili, SMK'nın 6. maddesine göre itiraz üzerine reddedileceği gibi başkasına ait bir markanın endüstriyel tasarım olarak tescili için yapılacak kötüniyetli bir tasarım tescil başvurusu da SMK'nın 77/1-a maddesine göre hükümsüz kılınabilir (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul, Eylül 2018, s.947).

Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde, davacının itiraza mesnet tasarımlarında beyaz zemin üzerine siyah bir atlayan kedi silüeti bulunmaktadır. Bu markalarda "..." ibaresi ise yer almamaktadır. Davaya konu tasarımda ise koyu mavi zemin üzerinde kırmızı bir atlayan kedi figürü ile, beyaz harflerle "..." ibareleri yer almaktadır. Başvurudaki kedi figürü itiraza mesnet markalara göre biraz daha ayrıntı ile hızı çağrıştıran çizgiler içermekte ise de taraf tasarım ve markasındaki atlama hali çok büyük ölçüde benzerlik içermekte, başvurudaki atlayan kedi, davacının atlayan kedi markalarını anımsatmakta ve başvuru davacının markalarının yeni bir versiyonu algısı oluşturmaktadır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince davaya konu tasarım başvurusunda "..." ibaresinin yer alması sebebiyle başvurunun pumadan farklı bir hayvan olarak ... ile ilişkilendirileceği ve davalının tasarımı ile davacının markalarının karıştırılmayacağı sonucuna varılmış ise de, davaya konu tasarımda ... ile ... arasındaki görsel farklılıklara atıf yapılmamış, davacının ... figürüne oldukça benzer bir yırtıcı kedi figürü kullanılmıştır. Bu hali ile, Dairemizce, davalı şahsın tasarımı ile davacının itiraza mesnet markaları arasında iltibas bulunduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarih ve 2019/5077 E. --2020/4206 K. sayılı kararında 2010/66364 sayılı ve "şekil +..." ibareli markaya ilişkin olarak ilk "markalardaki her iki figürün de büyük kedigillere has bir hayvandan türetildiği, tüketicinin bu grafik tasarımlara bakarak hangi hayvanın resmedildiğini anlamayacağı, genel algı olarak iki figürde de koşma, atlama gibi hareketlerin betimlendiği, renk seçimi, yön farkı gibi unsurların tüketici tarafından her zaman akılda tutulamayacağı, bununla beraber bahse konu markaların "kıyafetler, giysiler vb" üzerinde kullanılması nedeniyle renk farklarının ve/veya simetrisinin kullanılabileceği, dava konusu markada kelime unsurunun yer almasına rağmen şekil unsurunun ön planda olduğu, bu nedenle taraf markaların biçimsel açıdan benzerlik taşıdığı, birleşen davalı şirket vekiline ait markaların tanınmış olduğundan ayırt ediciliğinin yüksek olduğu, tüketicinin aklında sıçrayan büyük kedi figürünün yer ettiği, refleks olarak bu şeklin davalı firmasının akla geldiği, bu markasının çağrışım gücü düşünüldüğünde taraf markaları arasındaki farklılıkların tüketici nezdinde fark edilemeyeceği, aynı mallar üzerinde kullanılacak olmasının karışıklık ihtimalini arttıracağı, tüketicinin markaları aynı zamanda değerlendirmeye tabi tutamayacağı, atlayan kedi figürü ve algıda seçicilik nedeniyle markalar arasında bir bağlantı kurulabileceği, tüketicinin farklı markalar karşısında olduklarını anlasalar dahi, başvuru konusu işaretin davacıya ait yeni bir seri algısı yaratabileceği" gerekçesini içerin ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır. Bu durum karşısında; Dairemizce, davacının marka hakkına dayanarak tasarım tesciline engel olma hakkının bulunduğu (Yargıtay 11. HD, 04.03.2014 tarih ve 2013/14673 E. - 2014/4074 K.) sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kanaat ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamış,

HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 02/07/2021 gün ve 2020/328 Esas - 2021/283 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2.Davanın KABULÜ ile; YİDK'nın 2020/T-800 sayılı kararının İPTALİNE,

3.Davaya konu 2018/06620 sayılı tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,

4.Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 175,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 111,00-TL tebligat masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 448,60-TL yargılama giderine, 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 557,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

9.Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

10.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 20/01/2024

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog