11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2950 E. , 2023/6716 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Teknoloji Bilgisayar Laptop Yedek Parça isimli şahıs firmasının sahibi olduğunu, birçok masaüstü bilgisayar ve laptop ürününün satış ve tamir işlemlerini kendisine ait www.....com adlı internet sitesi üzerinden yürüttüğünü, çoğunlukla internet ortamında ve güven ilişkisine dayalı olarak çalıştığını, davalı şirketin tüketicilerin şikayetlerini kendisine ait "www.....com" adlı internet sitesinde yayınladığını, ancak tüketicinin şikayetini sitesinde yayınlayan davalının, şikayet edilen firmanın cevap hakkını kullanmasında aynı hassasiyeti göstermediğini, tüketicinin şikayetini ücretsiz olarak yayınlayan davalı şirketin, cevap hakkını kullanmak isteyen firmanın cevabını ücretsiz olarak yayınlamadığını, bunun için kendilerine ücret ödenmesini talep ettiğini, bu durumda kendisi hakkında haksız olarak şikayet yayınlanan firmanın cevap hakkını ücretsiz olarak kullanamadığını ve tüketici nezdinde itibar kaybederek maddi, manevi zarara uğradığını, davalının kendisine para vermeyen firmaların, yapılan şikayetlere ilişkin cevaplarını yayınlamak için çok uzun bir süre cevapları beklettiğini ve haksız rekabet yarattığını, bu durumun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü ve devam eden maddelerinde düzenlenen dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalının davranış ve ticari uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;"www.....com" adlı internet sitesinin 2001 yılında kurulduğunu ve tüketiciler yönünden bir hak arama platformu haline geldiğini, bütün kişi ve kurumlara eşit uzaklıkta olduğunu, içeriklerin tamamen üye kullanıcılar tarafından oluşturulduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca davanın şikayet sahibine karşı açılması gerektiğini, firmaların cevap haklarını herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan ücretsiz bir şekilde yayınladıklarını, müvekkiline ait internet sitesinin yer ve hizmet sağlayıcı fonksiyonunu yürüttüğünü, davacının haksız rekabet iddialarının doğru olmadığını, ancak kusur varsa zararın tazmininin istenebileceğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet olduğu, davalının bu eylemi nedeniyle davacının bir zarara uğradığı ve fiil ile zarar arasında da uygun illiyet bağı bulunduğu, 1.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı şirketin, "www.....com" adlı internet sayfasında, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan (satıcılardan) üyelik ücreti talep etmesinin haksız rekabet olduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde katılma yoluyla davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün ilanına karar verilmesini talep ettikleri halde gerekçeli kararda bu yönden bir değerlendirme yapılmadığını belirterek hükmün ilanına da karar verilmesini istemiştir.
2.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait internet sitesine üye olan ve olmayan firmalar arasında bir ayrım olmadığını, temel haklar bakımından üye olan ile olmayan firmalar arasında hiç bir fark bulunmadığını, davacı taraf, cevabi yazıların makul süre içerisinde yayınlanmadığını iddia etmiş ise de buna ilişkin gösterilebilen kanıtın davacı tarafın talebinden sonra kendilerine gönderilen "cevap yazılarınız destek birimine iletilmiş olup işlem sırasına göre yayıma alınacaktır" şeklindeki bilgilendirme yazısı olduğunu, oysa bu yazının talepte bulunan her firmaya otomatik olarak gönderildiğini, yazılan her şikayetin ilgili firmaya derhal bildirildiğini ve cevap mahiyetinde gönderilen metinlerin değiştirilmeksizin ve herhangi bir harf ya da kelime sınırlamasına tabi tutulmaksızın şikayetin altında derhal yayınlandığını, yine talep edilmesi halinde şikayetçiye ait kayıtlardaki her türlü iletişim bilgisinin de hiç bir ücret alınmaksızın firma ile paylaşıldığını, müvekkili şirket hakkında dava konusu olay ile alakalı olarak açılmış ve lehlerine sonuçlanmış pek çok dava ve emsal kararın bulunduğunu, haksız rekabetin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davalının internet sitesinde yazılan şikayetlere karşı cevap haklarını kullanmak istediklerinde kendilerinden ücret talep edildiği, ayrıca davalının, kendisine ücret ödeyerek üye olan kişi ve kurumlara daha yayınlanmadan şikayetlere erişim imkanı verildiği, üye olmayan şirketlerin cevaplarını yayınlamak için ise uzun süre beklenildiğini ileri sürerek bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitinin talep edildiği, davalı tarafça bütün kurumlara eşit uzaklıkta olunduğu ve haksız rekabetin bulunulmadığının savunulduğu, ilk derece mahkemesince davalı şirketin "www.....com" adlı internet sitesinde, tüketicilerin şikayetlerine cevap vermek amacı ile üye olmak isteyen davacıdan üyelik ücreti talep edilmesinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine karar verildiği, ancak bu iddianın kanıtlanamadığı, alınan bilirkişi raporunda da firmaların cevap haklarını kullanabilmek için ücret ödemek zorunda olmadıkları yönünde bir tespite yer verildiği, ilk derece mahkemesinin dosya kapsamı ile uyuşmayan yazılı gerekçesinin yerinde görülmediği, davacı tarafça, davalının, kendisine üye olan kişi ve kurumlara ayrıcalık yaptığı, üye olanların, henüz haklarındaki şikayetler yayınlanmadan şikayetlere erişim hakkına sahip oldukları, üye olmayan şirketlerin ise böyle bir imkanlarının bulunmadığı belirtilerek bu uygulamanın da haksız rekabet oluşturduğunun ileri sürüldüğü, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalı sitesine üye olan kurumsal müşterilerin, kendileri ile ilgili şikayetlerden hemen haberdar oldukları, üye olmayan firmaların ise daha dezavantajlı bir muamele ile karşılaştıkları, bunun şikayet künye bilgilerinin öğrenilmesinden ve cevabi yazıların yayımlanmasından kaynaklandığı, davalının üye olan ile olmayan firmalar hakkında adil bir tutum göstermediği, üye olan şirketlere haklarındaki şikayetleri yönetme hakkı tanındığı, bu durumda davalının şikayetin yayınlanması aşaması ve sonrasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal olmayan üyeler yönünden haksızlığa yol açtığından ve kurumsal üyeler yönünden açık bir avantaj sağladığından davalının bu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca haksız rekabetin tespiti halinde mahkemece davayı kazanan tarafın istemiyle gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verileceği, mahkemece gerekçesi belirtilmeksizin bu talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.11.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kararın kesinleşmesini müteakip hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüketici şikayetlerinin yazılır yazılmaz tüm firmalara bildirildiğini ve yayınlanmadan çözüm için tüm firmalara eşit fırsat tanındığını, bu durumun Ticaret Bakanlığı tarafından da açıkça tespit edildiğini, şikayetvar.com tarafından üye olan ve olmayan firmalar bakımından haksız rekabete yol açabilecek tüm uygulamalardan özenle kaçınıldığını, şikayetlere cevap verilmesi, iletişim bilgilerinin talep edilmesi, asılsız şikayetlere itiraz edilebilmesi ve yazılan şikayetlerin yayınlanmadan önce ilgili firmasına bildirilmesi hususlarında hiç bir ayrım gözetilmediğini, ayrıca hükmün ilanına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 54 ve devamı maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.