Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2141 E. , 2023/452 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, ... parsel sayılı mülkiyeti davalı idareye ait "tarla" vasıflı taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin … tarihli ve … sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı akarsu yanında bulunan "tarla" vasıflı taşınmazın … Köyü'ne ait iken, 6360 sayılı Kanun gereği … Köyü Muhtarlığı'nın tüzel kişiliğinin sona ermesi üzerine parselin tasarrufunun Manavgat Belediye Başkanlığı'na geçtiği, bu kapsamda ... Köyü Muhtarlığı ile kiracılar arasındaki sözleşmenin Belediye tarafından devam ettirildiği mevcut sözleşmenin 01/02/2017 tarihli Belediye Başkanı Oluru ile davacıya devredildiği, … tarih ve … sayılı Meclis kararıyla taşınmazın satışına ve satış işlemleri için Encümene yetki verilmesine karar verildiği, … tarih ve … sayılı Encümen kararı ile de ihalenin 08/08/2018 tarihinde yapılmasına karar verildiği, yapılan ihalede gerekli belgeleri sunan ve geçici teminatı yatırarak ihalenin tek katılımcısı olan … Turizm İthalat İhracat İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından yazılı olarak verilen 5.325.500,00 TL'lik teklifin 5.327.000,00 TL'ye yükseltilmesi üzerine ihalenin bu firmaya verilerek 08/08/2018 tarih ve 1040 sayılı ihale kararının alındığı, kararın ita amirince onaylanması üzerine 13/09/2018 tarihinde ihale üzerinde kalan şirkete tapu devrinin gerçekleştirildiği, her ne kadar davacı tarafından, satışın taşınmazın kiracısı sıfatıyla kendisine bildirilmesi ve doğrudan satış prosedürü işletilmesi gerektiği iddia edilmişse de 2886 sayılı Kanun kapsamında yapılan taşınmaz satışlarında bu doğrultuda herhangi bir hüküm bulunmadığı, dava konusu ihalenin davalı idarece 2886 sayılı Kanun uyarınca aranan şekilde duyurulmuş olmasına rağmen davacının iki ihaleye de iştirak etmediği, ihalenin usulüne uygun şekilde duyurularak ihaleye hazırlanılabilmesi için ilan ile ihale tarihi arasında makul bir süre tanımış olmasına rağmen ihaleye yalnızca bir katılımcı tarafından teklif verilmiş olmasının tek başına rekabetin sağlanamadığını gösterir nitelikte olmadığı, bu kapsamda davacının haricen öğrendiğini ileri sürdüğü satış günü satışa katılmayan kişilerin de ihale alanında bulunup ihaleye katılımı engellemeye çalıştığı yönündeki iddialarının somut bilgi ve belgeler ile desteklenmemiş varsayımlardan ibaret olması nedeniyle dikkate alınabilir nitelikte olmadığı, davacının iddiası aksine taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonunca yerel emlak ofisleri ile Manavgat Ticaret ve Sanayi Odasından görüş alınarak piyasa araştırması yapılmak suretiyle ilgili mevzuata uygun şekilde belirlendiği, bu durumda, davalı idarece ilgili mevzuata uygun şekilde yürütülen ihale süreci sonucunda şeffaflık ve rekabet ilkelerine uyulmak suretiyle yapılan dava konusu taşınmaz satış işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, özel mülkiyet konusu olamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin satıldığı, satış ilanının ve satış dosyasının usul ve yasaya uygun olmadığı, taşınmazın satış bedelinin usulüne uygun belirlenmediği, kurum görüşlerinin usul ve yasaya uygun olarak toplanmadığı, bir kısmı akarsuda kalan taşınmaz satışının uygun olup olmadığı yönünde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nden bilgi ve görüş alınmadığı, 2886 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler gereği satışın kiracı ve işgalciye bildirilmesi ve doğrudan satış prosedürü işletilmesi gerekirken işletilmediği, ihalede rekabetin oluşmadığı, kamu zararı oluştuğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.