Esas No
E. 2021/15508
Karar No
K. 2022/9385
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

KARAR TARİHİ: 29/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 28/09/2021
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ : 29/12/2023

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davalı banka tarafından icra takibine dayanak 03/10/2005 tarihli 5.000.000 TL bedelli ve 06/10/2005 tarihli 625.000 Euro bedelli genel kredi sözleşmeleri uyarınca temsilcisi olduğu terekenin sahibi ... hakkında Antalya 1. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, dayanak kredi sözleşmelerindeki murisine atfedilen imzaların sahte olduğunu, sahtelik durumunun Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... nolu soruşturma dosyasında yapılan imza incelemesi ile açığa çıktığını, neticesinde ekspertiz raporu ile imzaların sahte olduğunun sabit olduğunu belirterek, davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, davacı tarafça müvekkili banka aleyhine açılan Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında aynı genel kredi sözleşmeleri ve icra dosyaları yönünden de menfi tespit talebinde bulunulduğunu, verilen kararın kesinleşmediğini, bu nedenle derdestliğe ilişkin dava şartının gerçekleşmediğini; iş bu davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerekirken tek bir mirasçı tarafından açıldığını, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını; davacı tarafın iddia ettiği gibi genel kredi sözleşmelerindeki imzanın muris ...'a ait olmadığına ilişkin ortada kesin bir tespit bulunmadığını bu hususta müvekkili banka personeli hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan açılan davada personelleri hakkında mahkumiyet hükmü kurulmadığını, (Antalya 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. ... K.) ... mirasçılarının söz konusu sözleşmeler nedeniyle kefaletleri ve kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere sorumluluklarının devam ettiğini belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkeme, taraf teşkilinin sağlanıp bakiye harcın tamamlatıldığını, davaya konu 03/10/2005 tarihli ve 06/10/2005 tarihli genel kredi taahhütnameleri altındaki imzaların davacı tereke temsilcisinin murisi ... eli ürünü olmadığının anlaşıdığı gerekçesi ile; muris ...'un 03/10/2005 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli ve 06/10/2005 tarihli 625.000,00 Euro bedelli genel kredi taahhütnameleri nedeniyle bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın kötü niyeti tespit edilemediğinden davacının tazminat talebinin reddine karar vermiştir. Karar, davalı banka ve davacı tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinafında, müvekkili bankanın davacının murisinin kredi limiti kadar borcu olduğu yönünde bir iddiası olmadığı halde, mahkemece davacının murisinden talep edilen miktarla sınırlı hüküm kurulması gerekirken buna uyulmadığı gibi asıl kredi borçlusu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla Antalya 1.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından girişilen takip üzerine yapılan tahsilat mahsup edilmeden hüküm kurulmasının da doğru olmadığını; davacının murisinin ölmüş olması sebebiyle kendisinden emsal imza alınamadığını, yeterli ve elverişli imza örneği de toplanamadığı halde alınan raporla hüküm kurulmasının doğru olmadığını, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı raporunun da denetime elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'ndan ve Üniversitelerin Güzel Sanatlar Bölümünden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınması gerektiği halde buna uyulmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafında, tacir ve sözleşmenin hakim tarafı olan davalı bankanın kredi sözleşmesinin düzenlenmesi aşamasında bu sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza atan kişinin kimliğini bilmekle yükümlü olduğu gözetilerek aleyhinde tazminata hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin HMK'nın 25. maddesi gereğince, tarafların söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaması, hatırlatabilecek davranışlarda bulunmaması ve kendiliğinden delil toplama yoluna gitmemesi gerekirken 31.12.2019 tarihli karar duruşmasından 1 gün önceki tarihli bir yazı ile Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşme şerhini içeren gerekçeli karar örneğini istemesinin, 31.12.2019 tarihli duruşma zaptında bundan bahsedilmemesine rağmen, gerekçeli kararda hükme esas almasının doğru olmadığını, gerekçenin buna ilişkin kısmın çıkarılması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan yargılama masrafının 516,60 TL olmasına rağmen, 20.03.2018 tarihli 5,20 TL ve 31.12.2019 tarihli 6,40 TL vekalet harçlarını toplam yargılama masrafına dahil etmediğini belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı tereke temsilcisi davalı banka tarafından murisi ... hakkında Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden girişilen takibe dayanak 03/10/2005 tarihli 5.000.000,00 TL bedelli ve 06/10/2005 tarihli 625.000,00 Euro bedelli genel kredi sözleşmelerindeki murisine atfedilen imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece belirtilen kredi sözleşmelerindeki imza hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda, inceleme konusu genel kredi taahhütnamelerindeki ... ’a atfen atılı imzaların mukayese imzalarına kıyasla adı geçenin eli ürünü olmadığının belirtildiği, alınan rapora davalı tarafça üniversitenin güzel sanatlar bölümünden rapor alınması gerektiği gerekçesi ile itiraz edildiği görülmektedir. Mahkemece verilen kararın istinafı üzerine Dairemizce dava değerinin 8.030,937,50 TL olduğu, alınan peşin harcın eksik olduğu gerekçesi ile kararın kaldırılması üzerine mahkemece 17.605,84 TL eksik harcı tamamlamıştır. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamına konu sözleşmenin ipotek sözleşmesi olduğu görülmüştür.

Mahkemece Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı incelenmiş; sanıklarının ... ve ... olduğu, yargılamaya konu edilen iki adet genel kredi taahhütnamesi sebebiyle özel belgede sahtecilik ile banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, sanıkların dolandırıcılık suçundan beraatlerine, özel belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı alacaklı tarafından toplam 1.874.878,69 TL alacak üzerinden takibe girişildiği, 17/05/2022 tarihi itibarıyla toplam dosya alacağının 17.164.570,84 TL olduğu anlaşılmaktadır.

Davalının ilk istinafı, dava değerinin mahkemenin belirlediğinin aksine kredi taahüdünde belirtilen miktarlar kadar değil takip miktarı kadar olduğu yönündedir. Davacının bu sözleşmelere dayalı olarak hakkında sözleşmede belirtilen limitler kadar takip yapılabilecek olması ve davanın takip sebebiyle borçlu olunmadığına ilişkin değil takibin de dayanağı olan kredi taahhütleri sebebiyle borçlu olunmadığına ilişkin olması sebebiyle davalının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır.

Davacı mahkemenin hükmüne esas aldığı ATK raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararı istinaf etmekte ise de 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hükmüne esas aldığı polis kriminal raporunun da aynı yönde olması, ispat yükünün davalıda olmasına rağmen davalının başkaca uygulamaya elverişli evrak aslı bildirmemiş olması ve bu yönde bir iddiasının da olmaması karşısında mahkemenin bu raporla iktifa etmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalının bu yöne ilişkin istinafının da reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının kötüniyet tazminatı talebi yönünden istinafı, bu tazminatın özel olarak ve açıkca imzanın davacıya ait olmadığının bilinmesi halinde söz konusu olabilecek olması ve davacının ağır kusurlu olmasının kötüniyet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmaması karşısında mahkemenin davacı yararına kötüniyet tazminatına hükmetmemesi yerinde bulunmuştur.

Dosya incelendiğinde, taraflarca Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamının delil olarak bildirilmediği, mahkemece bu delile sahtelik iddiasına konu evrak asıllarının araştırılması aşamasında rastlanmış olması, ceza yargılamasındaki maddi olaya ilişkin mahkeme değerlendirmesinin hukuk hakimini bağlayacak olması karşısında davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır.

HMK' nın 323. maddesinde yargılama masraflarının hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış olup vekalet harcı yargılama masrafları içerisinde sayılmadığından (Aynı yöndeki içtihat için Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23/06/2022 tarih 2021/15508 Esas, 2022/9385 Karar sayılı ilamı) davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.

Sonuç olarak; davacı ve davalı taraf istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gerekli 269,85 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gerekli 548.593,40 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 137.148,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 411.445,05 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,

4.Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

6.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7.Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2. bendi gereğince aynı Kanun'un 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/12/2023 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.