22. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1791 - 2023/1901 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/106 E
İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ
Tedbir kararına itiraz eden davalı ... vekili, sözleşme hükümleri gereğince müvekkili tarafından tüm edimlerin yerine getirildiğini, davacı yanca ihalede en yüksek teklifi veren 1. sıradaki alıcının ihalenin iptali talepli olarak Danıştay 13. Dairesinde açtığı 2017/2818 esas sayılı dava sonucunda ihalenin iptal olması durumunda taşınmazdan fayda sağlayamayacağını, taşınmaz üzerinde yapacağı yatırımların boşa gideceği temeline oturttuğunu, ancak taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesi gereğince müvekkilinin taşınmazın alıcıya tesliminden başka bir yükümlülüğünün bulunmadığını, taşınmazın davacıya süresinde ve "olduğu şekli ile bulunduğu yerde" prensibine göre teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, davacı ise en kötü ihtimalde taşınmazın devrinin gecikmesi veya yapılamaması halinde dahi zarar, ziyan talebinde bulunmayacağını taahhüt ettiğini, davacının iddia ettiği şekilde ihalenin yargı kararı sonucunda iptal olması durumunda dahi ise sözleşmenin 10. maddesine göre İdareden tazminat talebinde bulunmayacağını taahhüt ettiğini, dosya kapsamında verilen tedbir kararlarının hukuka aykırı olduğunu, tedbir konulan 100.368.000 TL ve 93.726.000 TL bedelli teminat mektupları üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemizin 2023/740 E. 2023/1053 K. ve 2023/945 E. 2023/1045 sayılı kararları ile mahkemece tek hakim ile verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına dair kararlar üzerine mahkemece tek hakimlikçe verilen 25/01/2023 ve 30/03/2022 tarihli ek kararların yok hükmünde olup, D.İş dosyalarıyla verilen tedbir kararlarının yürürlükte olduğu ve davalı tarafın ihtiyati tedbirlerin kaldırılması talebinin heyetçe değerlendirilmesi gerektiği, davalı vekilinin tedbirlerin kaldırılması talebinin 14/09/2023 tarihli duruşmada değerlendirildiği, eldeki davada ise sözleşmenin vade yönünden uyarlanması talebinin mevcut olduğu, teminat mektuplarının da sözleşmenin bir kısım bedellerine yönelik olarak verildiği, bu durumda teminat mektuplarının davanın konusunu oluşturduğu nazara alındığında, verilen tedbir kararlarının yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı vekilinin tedbirlerin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden itiraz eden davalı vekili tarafında,
İstinaf mahkemesince görevsiz ve yetkisiz mahkemeler tarafından verilen tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verildiği, sözleşme hükümlerine göre böyle bir davanın açılmasının hukuken mümkün olmadığı, mahkemece verilen tedbir kararının doğru olmadığı, itirazın reddi kararının da hatalı olduğu, tedbir kararı nedeniyle kamu zararının katlanarak arttığı bildirerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.10.2018 tarih ve 2018/41 D.İş sayılı kararında özetle; ileride telafisi imkansız veya zor şartların oluşmaması için Davacı ... Şirketi tarafından davalı kuruma verilen ... Şubesinin 09.11.2016 tarihli 0896MW003766 referans nolu, A 1028671 nolu 100.368.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun Danıştay 13.Dairesindeki dava sonuçlanıncaya kadar teminatsız olarak paraya çevrilmesinin önlenmesine karar verildiği ve söz konusu Danıştay 13.Dairesinin 19/12/2018 tarih 2017/2318 Esas, 2019/5523 Karar sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 13/11/2019 tarih ve 2019/651 Esas, 2019/5523 Karar sayılı kararı ile 13/11/2019 tarihinden itibaren kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacının tedbir talebi üzerine İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.11.2019 tarih ve 2019/33 D.İş sayılı kararıyla, talep eden tarafın duruşma açılmaksızın tedbir kararı verilmesi yönündeki talebin reddine, ancak talep eden tarafın hukuki menfaati bulunduğundan ihtiyati tedbir duruşma günü olan 19.12.2019 tarihinde yeniden değerlendirme yapılmak üzere ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... Şubesi'nin 09.11.2016 tarihli 0896MW003767 referans nolu, A1028672 nolu 93.726.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun paraya çevrilmesinin takdiren teminatsız engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, işbu tedbir kararına karşı davalı ... tarafından itiraz edildiği, mahkemece esas hakkında İstanbul Anadolu 32.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/1051 Esas sayılı dava dosyasının açıldığı gerekçesiyle itirazın esas davaya bakan mahkeme tarafından değerlendirilmesine dair karar verildiği, esas mahkeme olan İstanbul Anadolu 32.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/387 Esas sayılı dosyasında Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği, yetkisizlik kararının istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmesi üzerine dosyanın Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/584 Esasına kaydedildiği ve bağlantı nedeniyle Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1066 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. HMK m. 2 hükmüne göre aksine bir düzenleme bulunmadıkça malvarlığına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Ancak aksine kanuni düzenleme bulunması halinde bu durumda görev hususu ilgili Kanuna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde ise ticari davaların görüleceği davalarda görevli mahkeme düzenlenmiş olup TTK’nin 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; "a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır." şeklinde belirtilmiştir.
Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" mutlak ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde ticari davaların genel tanımı yapılarak "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" davaların ticari dava olduğu belirtilirken, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılacak işler arasında Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan kaynaklanan davalar da sayılmıştır.
Uyuşmazlık ticari olduğuna göre davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gereklidir.
Uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiği dikkate alınarak görevsiz mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle; görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, istinaf nedeni olarak belirtilmese dahi HMK'nun 355. maddesi gereğince re'sen istinaf incelemesi yapılması gereken bir husus olduğundan, istinaf başvurusunun bu gerekçelerle kabulü ile Dairemizce,
HMK'nın 353/1-b-2.maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
1.İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE;
2.Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/106 Esas sayılı 14/09/2023 tarihli kararının HMK 353.1.b.2.maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
3.a-İstanbul Anadolu 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/33 D.İş sayılı 01/11/2019 tarihli kararı ile İstanbul Anadolu 4.Asliye Hukuk mahkemesinin 2018/41 D.İş sayılı 26/10/2018 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
b-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE,
c-İhtiyati hacze itiraz eden yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince taktir edilen 4.700,00TL maktu vekalet ücretinin ihtiyati tedbir talep edenden alınarak ihtiyati tedbire itiraz edene ödenmesine, ç-HMK'nun 393.maddesi gereğince kararın uygulanma süresinin başlangıcının, gerekçeli kararın UYAP ortamında elektronik imza ile onay tarihinden başlatılmasına, d-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, e-HMK'nin 333.maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
4.İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin karar harcının isteği halinde istinafa başvuran tarafa İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6.Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."