Esas No
E. 2020/2238
Karar No
K. 2023/1444
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/2238

KARAR NO: 2023/1444
KARAR TARİHİ: 21/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/07/2020

NUMARASI: 2019/744 Esas - 2020/250 Karar

DAVA: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi, ... 1971 yılında kurulduğunu, peynir üretimi ve satış işi ile iştigal ettiğini, diğer davacı ...

San. A.Ş.'nin de aynı kurucular tarafından 2015 yılında kurulduğunu, davacı şirketlerin toplam 98 tescilli markaları olduğunu, davacıların şirket unvanını markasal olarak kullandığını, davalı şirketin de davacı şirket merkezinin bulunduğu İstanbul, Bayrampaşa, ... adresinde ... Tic. Ltd. Şti. Ticaret unvanı ile kurulduğunu, davalı şirketin ana sözleşmesinin 08.10.2019 tarihinde tescil edilerek 14.10.2019 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, ana sözleşmesine göre amaç ve konusunun unvanından da anlaşılacağı esas olarak her türlü gıda ürünlerinin üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı yapmak olduğunun belirtildiği, aynı yerde peynir alım ve satımı yapıldığını, müvekkili şirketin unvanı ve markasının kullanılarak ticari faaliyet gösterdiğini, 6102 sayılı TTK m.50.52.55. Ve 56.maddeleri uyarınca davalı şirketin tamamen kötü niyetli ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla kurulduğunu, davalı şirket yetkilileri geçmişlerinde davacı şirket ile peynir ürünleri ticaret yapmış kişiler olduğunu, davalı şirket yetkilisi ...'in davacı şirket yetkilisi ile ticari ilişkisi olan ...'in eşi olduğunu, şirketler arasındaki ticari ilişkinin 2019 yılı Eylül ayına kadar devam ettiğini, Eylül 2019'dan sonra ticari ilişkilerin bozulduğunu ve Ekim 2019 tarihinde davalı şirketin kurulduğunu, hukuki düzeni bu şekilde bir kötü niyeti korumayacağının açık olduğunu, davalı şirket yetkilisi ... eşi ... daha daha önce müvekkili şirket ile yaptığı ticari ilişkide satın aldığı ürünler nedeniyle verdiği 4 adet çekin ikisini ödediğini, diğer ikisi için rızası hilafına elinde çıktığını iddia ederek çekleri ödememek amacıyla ilgili Bankaya Bakırköy ... Noterliğinin 04.12.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiğini, bu durumdan bahsedilmesinin nedeninin davalı şirket yetkilileri ile müvekkili arasında geçmişte peynir alım satımı konusunda ticari ilişkinin var olduğunu ve davalının kötü niyetli hareketini belirtmek olduğunu, davalı şirketin peynir satışlarını ... adı altında gerçekleştirmesinin, müvekkili şirketin markalarının peynir alanında tüm Türkiye'de tanınmışlığı dikkate alındığında ''Doğruluk'' ibaresini aynı iştigal alanında olduğunu, söz konusu haksız rekabetin sona ermesi için davalı şirkete Beyoğlu ... Noterliği 18.10.2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, tüm bu sebeplerle, her türlü maddi ve manevi tazminat talebi ile ceza şikayeti haklı kalmak kaydıyla, davalı şirket tarafından müvekkili şirketlerin unvan ve markalarına yönelik haksız rekabet ve tecavüzün tespitini, davalı şirket unvanında yer alana ''Doğruluk Kurumsal'' ibaresinin terkini, müvekkili şirketin ticaret unvanına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin men ve refi yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı kullanımlarının tek ortak unsurunun ''Doğruluk'' kelimesi olduğunu, herkes tarafından bu kelimenin kullanıldığını, İTO sisteminden ''...'' kelimesinin kullanıldığı 73 adet firmaya ulaşılabildiğini ve bu firmaların çoğunun iştigal alanlarının gıda olduğu gibi bu işletmelerin arasında davacı şirket yapısıyla aynı olan kolektif şirketlerinin de bulunduğunu, ülke genelinde düşünüldüğü takdirde söz konusu unvanlı yüzlerce ticari unvanın olacağının anlaşılacağını, müvekkili ticari unvanının toplamda 11 kelimede oluştuğunu, bir kelime dışındaki diğer tüm unsurlar farklı olmasına rağmen bunun ticari unvan tecavüz olduğunu iddia etmenin kötü niyetli bir davranış olduğunu, davacı tarafından sunulan eklerde yer alan marka tescil listesinden de anlaşılacağı gibi davacının ''Doğruluk'' kelimesini tekeline almak istediğini, asıl kötü niyetin bu olduğunu, davacının tescilli markalarının da ayırt edici özelliği bulunmadığını, ayırt edici nitelikte olmayan işaretlerin tescil edilemeyeceğini, herhangi bir kişinin bir kelimeyi kendi adına tescil ettirip onun kullanılmasını adeta yasaklayabilir olması ticari unvan veya marka bulmayı neredeyse imkansız hale getireceğini, davalının işyerinde tabela olmadığını ve ambalajlama da yapmadığını, dava konusu kelimenin sadece ticari unvanda ve kesilen faturada geçtiğini, müvekkilinin müşterisinin faturayı görmeden önce söz konusu ticari alışverişi yaptığından davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkilinin bu keilimeden herhangi bir yarar sağlamasının söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın sadece peynir alım satımı ile değil tüm gıda malzemeleri alanında ticari faaliyette bulunduğunu, ... müvekkili firma yetkilisinin eşi olması dışında iki firma arasında herhangi bir bağ bulunmadığını, ... firmasının da halen açık olduğunu ve yoğunlukla peynir ticareti yapmadığını, tüm gıda malzemelerini sattığını dolayısıyla sadece peynir alan ticareti ile iştigal eden davacının ticaret unvanına nasıl bir zarar vereceğini bundan nasıl yarar sağlayacağını sayın mahkemenin dikkatine sunduklarını, ''...'' markasının ülk çapında duyulan bir marka olmadığını, ortalama tüketici tarafından bilinmediğini, yani hukuken korumanın sağlanabilmesi için tüketiciler tarafından güvenerek tüketilmesi gerektiğini, ülkemizde peynir denilince akla ''...'', ''...'', ''...'' gibi markaların geldiğini, ''...'' markasının tüketicilerin çoğu tarafından dahil bilinmediğini, ayırt edici özelliği olmayan sadece son derece yaygın olarak kullanılan bir kelimenin orta olmasının marka hakkını ihlal etmeyeceği nedenleri ile, delillerin toplanması için ilgili yerlere müzekkere yazılması, davanın reddi ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Somut olayda, Davalı ... Tic. Ltd. Şti. nin ... sicil no ile 08/10/2019 tarihinde tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmakla, Beyoğlu ... Noterliği’nden 18/10/2019 tarihinde keşide edilen ... yevmiye nolu ihtarnamenin tarihi ve Dava tarihinin 19/12/2019 olduğu dikkate alındığında davalıya ait ticaret unvanının terkinini talep eden tarafın davasını makul bir süre içinde açmış olduğu, ticaret unvanları tescil ve ilan tarihleri nazara alındığında makul sürenin geçirilmediği, sessiz kalma nedeni ile hak kaybı olmadığı, davanın ihmal yolu ile de geç açılıp hak kaybına uğramasının da söz konusu olmadığı, dava öncesi davalı yana gönderilen ihtarname ile de sabittir. Türk Ticaret Kanunu’nun 54/2. maddesine göre : “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” Türk Ticaret Kanunu’nun“Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar” başlığı altında düzenlenen 55/ (1) maddesine göre, “Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;

1.Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek”. şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, öncelikle somut olayda, Davacıların kullanımları ile davalının ticari hayatta ticaret ünvanlarının klavuz unsurunu oluşturan ibarelerin ne şekilde kullanıldığı, karşılaştırmalı olarak incelendiğinde, Davacının, ticaret unvanının klavuz unsuru olan ve aynı zamanda Turkpatent nezdinde marka olarak tescilli “...” ibaresini faturalar üzerinde ticaret unvanının yanı sıra beyaz zemin üzerine, kırmızı harfle Doğruluk yazısının üstünde üç yapraklı yonca işaretinin üzerinde esaslı ve ilk dikkate çeken unsur ve tanıtıcı işaret olarak MARKASAL kullandığı, Davacılardan, ... Şirketi ... Ve ... unvanlı şirketin, 29/04/1986 yılında ana sözleşmesinin tescil edildiği, şirket amacının “ Her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı-satımı, ithalat ve ihracatını” yapmak olduğu, Davalı ... Ticaret Limited Şirketinin, ticaret unvanının klavuz unsuru olan Doğruluk ibaresini ticaret unvanında ayırt edici olarak kullandığı, aynı zamanda beyaz zemin üzerine kırmızı el üzerinde kırmızı kase, altında ... harfi ve yine kırmızı dikkat çekici olarak yer aldığı, davalının ticaret unvanındaki Doğruluk ibaresinin dikkat çekici esas unsur olarak kullanıldığı, ticaret unvanının klavuz unsurunun devamındaki diğer kelimelerin dikkat çekmediği, Davalı ... Tic. Ltd. Şti. nin ... sicil no ile 08/10/2019 tarihinde tescil edildiği, Kurucuların ... olduğu, şirket amacının “Her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı-satımı, ithalat ve ihracatını” yapmak olduğu, Her iki taraf kullanımları mukayese edildiğinde her iki tarafın kullanımlarında ticaret unvanlarında yer alan klavuz kelimenin Doğruluk olduğu, her iki tarafın aynı alanda ticari faaliyet göstermesi ile sunulan hizmetlerin orta düzeydeki tüketiciye hitap ettiği, dolayısı ile davalı tarafın sonradan yaptığı kullanımlar nedeniyle tüketiciler nezdinde iltibas oluşacağı tespit edildiği, Davacının ticaret unvanındaki klavuz unsurunun ... ve davalının ticaret unvanındaki klavuz unsurun Doğruluk olması, her iki tarafın ticaret unvanlarını Faturalar Üzerinde Markasal olarak kullanmaları, davacı şirketin kullanımlarının davalı şirketten daha önceki tarihte başlamış olması da dikkate alınarak, Davalı şirketin eylemleri de Davalı ticaret unvanında davacı tarafın ticaret unvanlarındaki ile aynı şekilde Doğruluk kelimesinin ayırt edici unsur olarak kullanılmasının TTK.nun 54 /2 ve 55/(1)-a.- 1., 2., 4. ve 5. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği davalı şirket unvanında yer alan “Doğruluk Kurumsal” ibaresinin terkini talebinin yerinde olduğu tespit edilmiştir. Ticaret unvanları tacirleri, marka ise farklı ticari işletmelere ait mal ve hizmetleri diğerlerinden ayırt etmeye yarar ve bu amaçla kullanılır. Ticaret Kanunu, ticaret unvanı tacirin, ticari işletmesine ilişkin işlemleri yaparken ve bu işlemler ile ilgili senet ve sair evrakları oluşturup imzalarken kullandığı bir isimdir. Ticaret unvanının, işletmeye ait mal ve hizmetler üzerinde tüketicilere markasal bir çağrışım yapacak şekilde kullanılması yasal bir gereklilik değildir. Bu tip bir kullanım markasal bir kullanım haline gelebilir, markasal bir kullanım sayılabilir ve bu nedenle unvan sahibinin tescilli 3. kişilerin marka hakkına tecavüz etmesi gibi bir durum ortaya çıkabilir. Dolayısıyla tarafların ticaret unvanlarında yer alan klavuz ibarelerinin görsel ve fonetik açıdan aynı olduğu, davalının faturaları üzerinde kullandığı şekil ve kompozisyonun, davacının ticaret unvanından uzaklaştırmaya yetmediği, tarafların aynı sektörde faaliyet göstermeleri nedeni ile benzer ticaret unvanlarını kullanmalarının karışıklığa neden olacaktır. Davacıların üretmiş olduğu peynirlerin Ülke çapında satışını yapan firmalar arasında ... gibi market zincirlerinin de yer aldığı görülmekle, davalı yanın ülke çapında bilinirliği olmayan peynir savunması yerinde bulunmamıştır. Aynı unsurları içeren marka ve ticaret unvanının aynı anda var olmaları, yani tescil edilebilmeleri mümkün ise de; hizmet sektörü söz konusu olduğunda ticaret unvanı ile marka arasındaki fark ortadan kalkmakta ve ticaret unvanı ister istemez sunulan hizmeti ayırt etme fonksiyonunu yerine getirmektedir(BKZ. Prof. Dr. Hamdi Yasaman Marka Hukuku İle İlgili Makaleler, B.Kişi Raporları C.III s.593–594). Davacıların ticaret unvanındaki klavuz unsurunun doğruluk ve davalının ticaret unvanındaki klavuz unsurun doğruluk olması, her iki tarafın ticaret unvanlarını faturalar üzerinde markasal olarak kullanmaları, davacı şirketlerin kullanımlarının davalı şirketten daha önceki tarihte başlamış olması da dikkate alınarak, Davalı şirketin eylemleri de Davalı ticaret unvanında davacı tarafın ticaret unvanlarındaki ile aynı şekilde ... kelimesinin ayırt edici unsur olarak kullanılmasının TTK.nun 54 /2 ve 55/(1)-a.- 1., 2., 4. ve 5. maddeleri uyarınca haksız rekabet olduğunun tespiti ile davalı şirket unvanında yer alan “...” ibaresinin terkini ile "..." unvanını davalı şirketin belge, fatura şeklindeki basılı evraklarından kaldırılmasına, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kullandığı ‘’... Tic. Ltd. Şti.’’ davacı tarafla tek ortak noktası ‘’...’’ kelimesi olup doğruluk kelimesinin Türkçede son derece güzel ve kullanışlı bir kelime olup herkes tarafından kullanıldığını, zira İTO sisteminden yapılan bir arama sonucunda sadece İstanbul’da ticari unvanlarında ‘’...’’ kelimesini kullanan 73 adet firma olduğu görülmekte ve bunların birçoğu da yine gıda alanında faaliyet göstermekte olup bu hususa ilişkin İTO tarafından verilen müzekkere cevabı dosyada mübrez olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticaret unvanın haksız kullanılması nedeniyle ticaret sicilinden terkini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının ticaret unvanının davalı tarafından ticari dürüstlüğe aykırı biçimde kullanılıp kullanılmadığı ve terkininin gerekip gerekmediği noktasındadır.Davacı tarafından davalı muhatabına çekilen Beyoğlu .... Noterliğinin 18/10/2019 Tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, " ..." ibaresinin 10 gün içinde terk edilmesi/değiştirilmesi ihtar edilmiştir.

Davacı tarafça, davalının ticaret unvanının iltibas yarattığı ve üçüncü kişiler nezdinde karışıklığa neden olduğu iddiasıyla ticaret sicilinden terkinine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır. Ayrıca ticaret unvanı, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun Madde 43/1. maddesine göre, anonim, limited ve kooperatif şirketler, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak şartıyla, ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler. Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı sadece sahibine aittir.

TTK'nın 52/1. Maddesine göre ise, ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.Davacı ... Şirketi ... 29/04/1986 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, "süt ürünleri toptan ticareti" faaliyet konusuyla ... Mh. ... Sk. ... Sit.N.... Bayrampaşa merkez ve ... Mh. ... C Blok No: ... Bayrampaşa şube adresinde; diğer davacı ... Anonim Şirketi 06/11/2015 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, "süt ürünleri toptan ticareti" faaliyet konusuyla ... Mh. ... Sk. ... ... Bl.N.... Bayrampaşa adresinde; davalı ... Ticaret Limited Şirketi 08/10/2019 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, "süt ürünleri toptan ticareti" faaliyet konusuyla ... Mh. ... Caddesi ... Apt. No:... Bayrampaşa adresinde faaliyet göstermektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı ... Ticaret Limited Şirketinin, ticaret unvanının klavuz unsuru olan ... ibaresini ticaret unvanında ayırt edici olarak kullandığı, aynı zamanda beyaz zemin üzerine kırmızı el üzerinde kırmızı kase, altında ... harfi ve yine kırmızı dikkat çekici olarak yer aldığı, davalının ticaret unvanındaki ... ibaresinin dikkat çekici esas unsur olarak kullanıldığı, ticaret unvanının klavuz unsurunun devamındaki diğer kelimelerin dikkat çekmediği, her iki tarafın aynı alanda ticari faaliyet göstermesi ile sunulan hizmetlerin orta düzeydeki tüketiciye hitap ettiği, dolayısı ile davalı tarafın sonradan yaptığı kullanımlar nedeniyle tüketiciler nezdinde iltibas oluşacağı belirtilmiştir.

TTK'nın 45/1. maddesinde, bir ticaret unvanına Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılacağı düzenlenmiştir. Davacının "..." şeklindeki ticaret unvanı daha önce ticaret siciline tescil edilmiş olup, davalının da bu unvanı kullanmak istemesi halinde davacının unvanından ayırt edilmesi için ek yapması gerekir. Somut olayda davalı davacı tarafın tescilli unvanı olan "..." kelimesine "Kurumsal" kelimesini ek yapmıştır. Ancak, davacılar ile davalının aynı faaliyet alanında ve ... adresinde faaliyet gösterdiği nazara alındığında davalının unvanda temel unsur olan "..." kelimesine yaptığı "Kurumsal" kelimesi eki ticaret unvanını davacıların ticaret unvanından ayırt edici nitelikte değildir. Bu durumda, davalının ticaret unvanı üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına engel olacak nitelikte olmayıp, bu unvanın kullanılması ticari dürüstlüğe aykırıdır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın,

HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.