Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/5666 E. , 2023/3414 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, onlarca sayfalık açıklamayla sunulmuş Anayasaya aykırılık iddiasının hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ciddi bulunmayarak reddedildiği ve işin esasına girilip karar verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, geçmişteki tamamen hukuk içindeki davranışlarından hareketle terör örgütü ile irtibatlı, iltisaklı olduğu sonucunu çıkarılmasının hukuken mümkün olmadığı, kararı veren İdare Mahkemesinin Anayasa'nın 129. maddesinde düzenlenmiş olan sadakat yükümlülüğünü davalı idare ve ihraç sürecini düzenleyen siyasi iktidar ile uyumlu bir şekilde davalı idarenin argümanlarına dayanarak tek yanlı ve hatalı yorumlandığı, olağanüstü hali gerektiren olaylara en ufak bir dahli olmadığı halde olağanüstü hal bahane edilerek savunması alınmaksızın, gerçekler ortaya çıkarılmaksızın ve somut bağ kurulmaksızın tek taraflı ve siyasi mülahazalara bağlı değerlendirme ile görevinden çıkarılmasının sadakat gösterilmesi gereken Anayasa'da düzenlenmiş insan haklarına saygılı hukuk devleti ile izahının mümkün olmadığı, darbe girişimine dolaylı da olsa hiçbir katkısı olmadığı, sonsuza kadar kamu görevinden çıkarılmasının mutlak gereklilik ve ölçülük şartları karşısındaki durumu düşünüldüğünde, davalı idare tarafından hala Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun bir işlem yapıldığından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, olağanüstü hal sona ermiş olmasına rağmen olağanüstü halin gereklerini ve süresini aşan kamu görevinden çıkarılmanın, devamında da kamu görevinde sonsuza kadar istihdam edilme yasağının ölçülü olmadığı, olağanüstü hal 18 Temmuz 2018 tarihi itibariyle sona ermişten bu olağanüstü hal gerekçesiyle kamu görevinden çıkarma halinin devam ediyor olmasının orantılılık ilkesinin ihlal edildiğinin en büyük kanıtı olduğu, 2014-2015 yıllarındaki özel hayatına ilişkin tercihlerinden hareketle ilk defa 2016 yılında ilan edilen OHAL sonrasında çıkarılan KHK'lar ile getirilmiş "iltisaklı", "irtibatlı" olma gibi ölçülere bağlı olarak kamu görevinden sonsuza kadar çıkarılma gibi bir yaptırımın uygulanması en temel güvencelerden olan "kanunların/suç ve cezaların geçmişe yürümezliği" ilkesinin ihlali anlamına geldiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi İdare/Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü; Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 07/03/2023 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,30/03/2023 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.