7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/3876 E. , 2023/5240 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 609 parsel sayılı taşınmazın vekil edenlerine ait olduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında, ölü ... mirasçıları adına tespit ve tescil edildiğini belirterek, TMK'nin 713/2 nci maddesinde düzenlenen bilinmeme şartlarının gerçekleşmesi sebebiyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; kadastro tutanağındaki açıklamalara göre ... bilinmeyen kişi olmayıp tanınan ve bilinen kişi olduğu gibi ölü ... adına tescil edildiği, dosyadaki kayıtlardan mirasçıların kimler olduğunun tespit edilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320 nci maddesinin birinci fıkrasında ‘mümkün olan hallerde’ mahkemenin tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceğinin öngörüldüğü, ancak ‘mümkün olan haller’in neler olduğunun madde metninde sayılmadığı, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi istisna olup ancak bu konuda kanuni dayanak bulunması halinde mümkün olduğu, Mahkemece, yargılamanın duruşma açılmak suretiyle yapılması gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek dosya üzerinden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 26.01.2023 tarih, 2020/219 Esas ve 2023/49 sayılı Kararıyla; davacı tarafından davaya konu edinilen 609 parselde kayıtlı bulunan tarla vasıflı taşınmazın, 17/08/1970 tarih ve 2157 yevmiye ile gerçekleştirilen kadastro çalışmaları sırasında, davalı olarak gösterilen ölü ... mirasçıları adına tespit ve tescil edildiği, taşınmazın davacının temlik aldığı kişilerin murisi olan ... Üdürgücü adına kayıtlı bulunan 1183 sayılı parseldeki taşınmaz ile birlikte muris ... Üdürgücü ölmeden önce kendisi tarafından, öldükten sonra da önceki davacılar tarafından yaklaşık 20 dönüm olduğunun kabulüyle tasarruf edildiği, dava konusu taşınmazda muris ve önceki davacılar tarafından gerekli imar ve ihya çalışmalarının yapıldığı, ev ve havuz ile besi çiftliği inşa edildiği, bahçesine bağ ve meyve ağaçları dikildiği, alınan ... mühendisi bilirkişisi raporunda da bu hususun belirlendiği, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının da davacıların iddialarını doğrular şekilde önceki davacıların miras bırakanı ve davacının 20 yılı ... süredir dava konusu taşınmazı kullandığına yönelik beyanlarda bulunduğu, ... isminde bir kişinin taşınmazın bulunduğu köyde yaşamadığı, Gözübüyük soy isminde kimsenin köyde mevcut olmadığı, TMK'nin 713/2 nci maddesindeki zilyetliğe ilişkin koşulların somut olayda mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kayyıma yöneltilmesi gerektiğini, on yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, imar-ihyaya dayalı değerlendirme yapılamayacağını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TMK'nin 713/2 nci maddesinde düzenlenen “bilinmeme” nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk Dava, TMK.nun 713/2 nci maddesinde açıklanan kayıt malikinin tapu kütüğünde kim olduğunun anlaşılamaması sebebine dayalı olarak TMK’nin 713/1 ... maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Böyle bir davanın dinlenebilmesi için tapu kütüğünde malikin kim olduğunun anlaşılamaması gerekir. Kadastro tutanakları da tapu kütüğü kapsamında tapunun eki belgelerindendir. Maliki tapu kütüğünden kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır (HGK.nun 10.04.1991 tarih, 1991/8-51 Esas, 194 Karar sayılı ilamı). Kütükteki bilgi ve belgelerden gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunun anlayamayacağı hallerde ve malik sütununun boş bırakılması, malik adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, malik adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı sonucuna varılabilir.
Ayrıca, bu tür davalarda Hazine tapu sicilinin doğru tutulması ve dava TMK’nin 713/2 ve 713/1 ... maddelerine göre, mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline ilişkin bulunduğundan davada hasım olarak bulunması doğru olup, davalı ...'nin son mirasçı sıfatıyla da TMK’nin 501 ... maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda yer alması mümkündür.
3.Değerlendirme
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında: “tahdidi yapılan iş bu gayrımenkul ... oğlu ...’ün 20 seneyi mütecaviz bir zamandan beri nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla zilyed ve tasarrufunda iken 1958 yılında ölümüyle mirasçı olarak kimleri terk ettiği muhtar ve bilirkişilerce bilinemediğinden ölü ... mirasçıları adına tahdit ve tesbit edildi. 11.02.1969” şeklinde tespitin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dairemiz ve Yargıtay'ın kökleşmiş içtihatlarına göre dava konusu taşınmaz malikinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden tespit edilmesinin mümkün olduğu, tapu kütüğündeki bilgi ve belgelerden gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu öğrenebileceği kayıt malikinin köyde tanınmıyor olmasının bilinmeme halini oluşturmayacağı açıktır. Hal böyle olunca; davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirmeyle ve eksik araştırmayla yetinilerek kayıt malikinin bilinmeyen kişi olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
01.11.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.