9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/3785 E. , 2023/6906 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2013/590 Esas, 2014/453 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Suçun işlediğine dair hiçbir somut delil bulunmadığına, mağdurun ve katılanın iddiaları dışında hiçbir delil mevcut olmadığına, mağdurun düzgün konuşamadığına, sorulan sorulara çelişkisiz ve mantıklı cevaplar veremediğine, tanık ... katılan ile sanığın daha evvelden tanışıklığı ve görüşmeleri olduğunu, onları birlikte oturup çay içerken gördüğünü hatta sanığın katılana kontör verdiğini gördüğünü beyan ettiğine, mağdurda akıl zayıflığı bulunduğuna ve insanların davranışlarını tam olarak anlama ve kavrama yeteneğine sahip olmadığına, mağdurun sağlıksız beyanları ile ceza verilemeyeceğine, mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporun hatalı olduğuna, çünkü mağdurda zaten ruhi ve akli rahatsızlık bulunduğuna, bu nedenle mağdurun ruh sağlığının bozulmayacağına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bursa Şevket ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 24.04.2013 tarihli ve Uludağ Üniversitesi'nin 20.11.2013 tarihli raporlarına göre hafif derecede zeka geriliği bulunan mağdur ...'in 21.04.2013 günü saat 16:00 sıralarında anneannesinin evine nane almak için gittiği sırada daha önceden tanıdığı ve hurdacılık yapan sanık ...'in mağduru yanına çağırıp "Aşkım nerede kaldın, neden gelmedin, pazar günü ben seni çalıştıracaktım, cebine 5 lira koyacaktım, sen şansını kaybettin" diyerek öpmeye çalıştığı, mağdurun elini sıkı şekilde tuttuğu, mağdurun cinsel organını elleyerek sıktığı, mağduru dükkanına sokmaya çalıştığı, mağdura "Pipini özledim, ağzıma sokacaktım" dediği, bu sırada mağdurun fırsatını bulup sanığın yanından kaçtığı, mağdurun evine döndüğünde katılan ...'ün oğluna neden geç geldiğini sorması üzerine mağdurun olayı anlattığı, katılan ...'ün daha önceden de sanığın benzer davranışlarda bulunup bulunmadığını sorması üzerine mağdurun 2013 yılı içerisinde sanığın kendisini gördüğünde dükkanına çağırıp, koluna saat taktığını, "Seninle arkadaş olalım" dediğini, birkaç gün sonra saatin pilinin bitmesi üzerine saati sanığın dükkanına götürdüğünü, sanığın kendisine "Kendi evin gibi yat" dediğini ve dükkanındaki yatağa yatırdığını, omuzlarından, yanaklarından ve dudaklarından öptüğünü, cinsel organını elbisesinden dışarı çıkartarak poposuna sürttüğünü, bu sırada kapının çaldığını, sanığın kapıya baktığı sırada dükkandan ayrıldığını beyan ettiği, yine 2013 yılı içerisinde mağdurun anneannesine gittiği bir sırada sanığın mağdurun yanına geldiği, mağdurun elinden sıkı bir şekilde tutarak "Seni seviyorum, hadi beni öp" dediği, mağdurun sanığı öpmediği ve yanından kaçtığı, sanığın zaman zaman mağdura para vererek "Biz öpüştük ya, onu annene babana söyleme" şeklinde sözler söylediği, sanığın iddiaları kabul etmediği, dükkanının yanında müşteki ...’in akrabasının dükkanı olduğunu, suçlamanın kesinlikle asılsız olduğunu, kendisi dükkan açarken bu şahsın kendisine bir şeyler söylediğini, bu olayların sonrada devam ettiğini, orada dükkan açtığı için sıkıntı yaşattıklarını, kendisini tekel ruhsatından şikayet ettiklerini, bir gün müştekinin gelerek sen benim küçük kızımı taciz etmişsin dediğini, kendisinin saçmalama böyle şey olmaz dediğini, şok olduğunu, suçlamaları kabul etmediğini, mağdurenin dükkanına sık sık gelmediğini, kuş yemi almak için gelmediğini, dükkanının yol üzerinde olduğunu, 4 çocuğu olduğunu ve onlarında dükkanda olduğunu ve arkadaşlarının sık sık geldiğini, dükkanında iddia edilen eylemi yapacak durum ve ortamın bulunmadığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, yaşı küçük mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde Şevket ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldırılan 24.04.2013 tarihli raporda; mağdurun hafif düzeyde zeka geriliğinin olduğu, 3 ay sonra yeniden değerlendirilmesinin uygun olduğunun belirtildiği, 28.08.2013 tarihinde yapılan yeniden değerlendirmede Ruh Sağlığında şu anda bir bozulma tespit edilemediğinin belirtildiği, raporun tek hekim tarafından düzenlendiği ve süresinde olmadığı, Uludağ Üniversitesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 20.11.2013 tarihli raporunda; hastada 65 IQ ile hafif düzeyde mental retardasyonu bulunan, hastaya yapılan psikiyatrik muayene ve psikometrik testler neticesinde travma sonrası stres bozukluğu olduğu, bu bulgular ışığında hastanın yaşadığı olay neticesinde ruh sağlığının bozulduğu klinik kanaatine varıldığının belirtildiği ancak iki hekim tarafından düzenlendiği, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan 16.05.2014 tarihinde alınan raporda; mağdurenin ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, bu duruma göre Recai oğlu, 14.12.2001 doğumlu ...’in 21.04.2013 tarihinde mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun oy birliği ile mütalaa edildiği, dinlenen savunma tanığının görgüye dair bilgisinin olmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2014 tarihli ve 2013/590 Esas, 2014/453 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.