Esas No
E. 2021/4374
Karar No
K. 2023/6887
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/4374 E.  ,  2023/6887 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2012/288 E., 2014/505 K.
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2012/288 Esas, 2014/505 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Mağdurenin beyanının hükme esas alınamayacağına, olayın olduğu iddia edilen yerin cinsel ilişki suçunu işlemeye elverişli olmadığına, aralarında cinsel ilişkinin gerçekleşmediğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavraması konusunda yeni rapor alınması gerektiğine, ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece; "Olay anında 12-15 yaş aralığında bulunan mağdur ile sanığın internet üzerinden tanışıp arkadaş oldukları, yine 19/07/2011 günü saat 13.00 da dışarıda buluşma konusunda anlaştıkları, sanığın mağdureyi önce boş bir inşaata götürdüğü ve burada mağdurla vücuda organ sokarak cinsel ilişkide bulunduğu, daha sonra inşaattan ayrılarak ... mahallesinde bulunan parka gittikleri, geceyi parkta geçirdikleri, gece de sanığın mağdureyle bir kez daha vücuda organ sokarak cinsel ilişkide bulunduğu, tarafların sabaha kadar parkta kaldıkları, sabah parktan ayrılıp bir internet cafeye gittikleri, mağdurenin Kadim adlı bir komşusunun internet cafeye gelerek mağduru aldığı ve ailesine teslim anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında mağdure ile ilişkiye girmediğini, internet üzerinden mağdure ile tanıştığını, olay günü buluştuklarını, mağdurenin kendisine ailesinin kötü davranıp eziyet ettiğini anlattığını, kendisini kaçırmasını evine götürmesini istediğini, birlikte parkta sarılarak uyuduklarını, cinsel ilişki yaşamadıklarını, daha sonra mağdurenin aileseine haber verdiğini, polisin kendisini dövmesi, korkutması mağdur ile ilişki yaşadığını kabul etmesini istemesi nedeniyle öncesinde cinsel ilişki yaşadığını söylediğini, suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur.

Mağdure beyanında Sanık ile internetten tanıştıklarını, Sanığın kendisine birlikte kaçmayı teklif ettiğini kendisinin de kabul ettiğini, birlikte parkta ve inşatta cinsel ilişkiye girdiklerini, sanık kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini, kendisinin yaşını 16 olarak söylediğini, İlişki sırasında ikisinin de soyunduklarını, normal yoldan ilişki yaşadıklarını, tersten ilişki yaşamadıklarını, Şikayetçi olmadığını, Sanığı sevdiğini, Sanık ile sadece olayın olduğu gün buluştuklarını, sanıktan önce hiç kimseyle arkadaşlık kurmadığını, ve cinsel ilişki yaşamadığını beyan etmiştir.

ATK 2 İK dan alınan raporda mağdurenin yaşının doğum ve nüfus kayıtları ile uyumlu bulunduğu, suç tarihinde mağdurenin 12 -15 yaş grubunda olduğunun mütalaa edildiği, sanık hakkında ATK gözlem ihtisas dairesince düzenlenen 22/03/2013 tarihli raporda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirtildiği, mağdure hakkında ATK 6 İK tarafından düzenlenen 19/02/2012tarihli rapor ile himenin zuhule müsait olduğu ve livatanın tıbbi bulgularının bulunduğunun mütalaa edildiği, mağdurenin olaydan iki yıl önce de başkasının cinsel organ sokma düzeyine varmayan istismarına uğradığı ve o dosyada alınan raporda da ruh sağlığının bozulmadığının mütalaa olunduğu, alınan raporda mağdurda mental retardasyon bulunduğunun mütalaa olunduğu, mağdurun akıl özürlü olduğu ve ruh sağlığının bozulmadığının mütalaa olunduğu anlaşılmıştır.

Sanık kollukta ve sorgu hakimliğinde mağdur ile arasında geçen cinsel ilişkileri kabul etmesine rağmen duruşmada mağdure ile buluşup sadece sarıldıklarını savunmuştur.

Sanığın kollukta ve sorgu aşamasında yaptığı savunmaların oluşa daha uygun düştüğü ve mağdurenin beyanları ile uyumlu olduğu, sanık savunmalarının tutarsız çelişkili ve cezadan kurutulmaya yönelik olduğu, mağdurenin yaşananlara rağmen sanığı sevdiğini belirttiği ve daha samimi beyanlarda bulunduğu, sanığın savunmalarına itibar edilmemesi gerektiği, sanığın isnat edilen suçları işlediği yönünde somut delillerin elde edildiği, cinsel ilişkinin aynı gün farklı mekanlarda birden fazla gerçekleştiği, cinsel eylemler yönünden zincirleme suç olgusunun gerçekleştiği, cinsel ilişkinin bir tanesinin umuma açık parkta gerçekleşmesi nedeniyle hürriyeti tahdit yönünden zincirleme suç unsurunun oluşmadığı,suç tarihinde geçerli olan yasa maddesinin uygulanmasının sanık lehine olduğu sonuç ve kanaatine varılarak;

Sanığın eylemine uyan TCK' nun 103/1-a maddesi delaleti ile TCK' nun 103/2 maddesi gereğince cezalandırılması, şartları bulunmadığından TCK' nun 103/4 ve 103/6 maddelerinin uygulanmaması, eylemin birden fazla zincirleme suç olarak gerçekleştiği nazara alınarak tayin olunan cezanın, TCK' nun 43 maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırılması,

Sanığın hürriyetten yoksun bırakma eylemi yönünden TCK 109/1 Maddesi uyarınca cezalandırılması, Şartları bulunmadığından TCK 109/2 maddesinin uygulanmaması, Eylemin yaşı küçük mağdura yönelik oluşu nedeniyle TCK 109/3-f Maddesi uyarınca verilen cezanın bir kat arttırılması, eylemin cinsel amaçlı olarak işlendiği de gözetilerek TCK 109/5 Maddesi uyarınca verilen cezanın yarı oranında arttırılması, Şartları oluşmadığından TCK 43. maddesinin hürriyeti tahdit cezası yönünden uygulanmaması yönünde oy birliğiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Sanığın aşamalarda mağdurenin on beş yaşından büyük bildiği yönünde savunması, mağdurenin savunmayı destekleyen beyanları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2014 tarihli ve 2012/288 Esas, 2014/505 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.