11. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1666
- Karar No
- 2023/7082
- Karar Tarihi
- 12.10.2023
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Ceza Dairesi 2022/1666 E. , 2023/7082 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 15
. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/83 Esas, 2021/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, zararın yanlış belirlendiğine, fazla ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılanlara ait ... Ölçüm Tic. Ltd. Şti.de ölçüm hizmet elemanı olarak çalıştığı, internet üzerinden pazarlama işi yaptığı, ayrıca ara sıra kalibrasyon işi için firmalarla da görüştüğü, müşteri olan firmalardan para tahsil ettiği ancak şirkete teslim etmediği ve uhdesinde tuttuğu, sanığın üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı kabul edilerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Katılanların aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları, katılan beyanları ile uyumlu tanık beyanı ve sanığın tevilli ikrarı uyarınca sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
a)Sanığın para tahsil yetkisi olmadığının belirtilmesi karşısında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen şikayete bağlı suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulması, b- Şikayetin 6 aylık kanuni süre içerisinde yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla sanığın eylemlerinin katılanlar tarafından ne zaman öğrenildiğinin araştırılarak tespit edilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3.Kabule göre de;
a)
Sanık müdafiinin temyiz isteminde; zararı giderdiklerini ve buna ilişkin "21.06.2016 tarihinde ödeme yapıldığını gösterir onaylı dekont suretini" dosyaya ibraz ettiklerini belirtmesine rağmen dosya içerisinde bu dekonta rastlanmadığı anlaşılmakla, bu hususun taraflara sorularak, varsa ödeme yapıldığına ilişkin dekontun dosya eklenmesi ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
b)Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2021 tarihli ve 2021/83 Esas, 2021/402 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.