Esas No
E. 2021/19687
Karar No
K. 2023/6374
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/19687 E.  ,  2023/6374 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/378 E., 2020/191 K.
SUÇ: 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2017/2988 Esas, 2019/13374 Karar sayılı ilâmıyla; " Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, katılan vekili 21.11.2014 tarihli talimat duruşmasında uzlaşmayı kabul etmediğini beyan etmişse de, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK’nin 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/378 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararı ile sanığın marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6000,00 TL ve doğrudan verilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebeplerinin somut bir nedene dayanmadığı, temyiz dilekçesinde verilen cezayı ödeyecek maddi durumu olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR

1.

Katılan vekili 12.05.2014 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile sanığa ait iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Şikâyet dilekçesine ek olarak o iş yerinden satın aldıklarını beyan ettiği bir adet Adidas markalı forma ile 30,00 TL tutarındaki satış fişini delil olarak sunmuştur.

2.Ankara 20. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.05.2014 tarihli ve 2014/307 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 14.05.2014 tarihinde sanık da hazır bulunduğu halde yapılan aramada; 18 adet eşofmanaltı, 6 adet forma ve 11 adet şort olmak üzere toplam 35 adet Adidas markalı ürün bulunarak el konulmuştur.

3.Dosyada mevcut 26.06.2014 ve 10.12.2014 tarihli bilirkişi raporlarında; suça konu ürünler ile orijinal ürünler karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve suça konu ürünlerin orijinal olmayıp, taklit markalı olarak üretildiklerine, üzerlerinde katılan adına tescilli 88929, 95943, 205301 ve123384 numaralı markaların iktibas yolu ile taklit edilerek kullanıldığına dair görüş bildirilmiştir.

4.Sanık savunmalarında; altı yıldır tekstil, çanta ve bijuteri gibi alanlarda seyyar olarak çalıştığını, suça konu ürünleri İstanbul Tahtakale'den kilosunu 15,00 TL karşılığında faturasız olarak satın aldığını, taklit olduklarını bilmediğini beyan etmiştir.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulduğu, ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunca tanzim olunan, 2019/26314 sayılı uzlaştırıcı raporuna göre uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarına göre; sanığın iş yerinde ele geçirilen ürünlerin taklit markalı oldukları ve bu ürünlerin satışa arz edildiği hususunda şüphe yoktur. Satışa arz edilen taklit markalı ürünlerin bizatihi suçun konusunu oluşturması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere edilmesi gerekecektir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, suça konu taklit markalı ürünlerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2019/378 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan müsadereye ilişkin (9) numaralı paragrafa; “TCK 54/1” ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK 54/4" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog