Esas No
E. 2021/6129
Karar No
K. 2023/7214
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/6129 E.  ,  2023/7214 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2010/534 E, 2015/118 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2010/534 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesisin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2018 tarihli ve 14-2015/145889 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafinin Temyiz İsteği Suç işleme kastının olmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece; "...SSÇ ... ise hazırlık aşamasından bu yana tüm savunmalarında mağdure ile anlaşarak birlikte kaçtıklarını, mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdiklerini, mağdurenin kızlığını kendisinin bozduğunu beyan ederek ikrarda bulunmuş, bu şekliyle SSÇ'nin mağdureye yönelik olarak vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle cinsel istismar suçunu işlediği sabit görülmüştür. 5237 sayılı TCK'nın 103. maddesinde 'Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur' şeklinde düzenleme yapılmış olup, 18/06/2014 tarihli 6545 sayılı yasanın 59. maddesi ile 5237 sayılı kanunun 103. maddesinde değişiklik yoluna gidilmiş; buna göre 'Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yapılan değişiklikle yasanın 103. maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları artırılmış olup, değişiklikten önceki ceza miktarının daha az ve sanığın lehine olduğu nazara alınarak sanık hakkında değişiklik öncesi 103. maddesi uygulanmak suretiyle; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki araçlar, suçun önem ve değeri, failin kastı, amaç ve saiki göz önüne alınarak takdiren ceza tayini yapılmış, mağdurenin beyanı nazara alındığında olayın akabinde de mağdure ile SSÇ'nin birlikte yaşamaya bir süre daha devam ettikleri anlaşılmakla SSÇ'nin eyleminin TCK'nın 43. maddesi kapsamında birden fazla işlenmiş olması sebebiyle cezasında 1/4 oranında artırım uygulanmış, SSÇ'nin suçun işlendiği tarihte 15-18 yaş grubunda olması nedeni ile TCK'nın 31/3 maddesi gereğince cezasında 1/3 oranında indirim yapılması yoluna gidilmiş' ' şeklinde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

1.

Tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair mağdurenin beyanı ve adli rapor dışında delil bulunmadığı ve müsnet suçun zincirleme şekilde işlendiğine dair herhangi bir anlatımda bulunulmadığı bilakis mağdurenin rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini ve 10 gün boyunca başka birliktelik yaşamadıkları beyanı karşısında cezanın zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile artırılması hukuka aykırı görülmüştür.

2.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm, olayın intikal şekli ile zamanı, suça sürüklenen çocuğun mağdurenin yaşını büyük bildiğine dair beyanları ve suça sürüklenen çocuğun beyanlarını destekleyen mağdure beyanı nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda dosya kapsamı ile uyumlu değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Bozma sebebine uygun olarak Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2010/534 Esas, 2015/118 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog