Esas No
E. 2021/10666
Karar No
K. 2023/7777
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/10666 E.  ,  2023/7777 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2010/121 E., 2015/193 K.
SUÇLAR: Cinsel saldırı, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2010/121 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis, mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis, aynı kanunun 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.07.2019 tarihli ve 14- 2015/343623 sayılı onama isteyen Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Gerekçe bildirilmeksizin kararın usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince; ''Yukarıda belirtilen deliller, özellikle 02/01/2010 Tarihli Antakya Devlet Hastanesi Baştabipliğinin adli raporu, 10/02/2010 Tarihli Hatay adli tıp şube müdürlüğünü raporu,11/02/2010 Tarihli Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğinin sağlık kurulu raporu, 19/03/2010 Tarihli Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, 29/07/2010 Tarihli Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, 09/08/2010 Tarihli Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, 27/04/2015 tarihli M.K.Ü. Tayfur Sökmen tıp Fakültesi Adil Tıp Anabilim Dalı kurul raporu ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Katılan ... ile sanık ...'nun suç tarihinden önce tanıştıkları, bir süre normal şekilde arkadaşlık yaptıkları,sanığın ilişkiyi ciddileştirmek istediği, katılanın önce bunu kabul ettiği ancak sonra vazgeçtiği, bunun üzerine sanığın katılana baskı yapmaya başladığı, suç tarihi olan 28/12/2009 günü gece vakti katılan evde yokken sanığın katılanın evin önüne geldiği kapıyı çaldığı, kapı açılmayınca sanığın katılanın içeride olduğunu düşünüp kendisine kapıyı açmadığına sinirlenerek kapıyı kırmak suretiyle içeriye girdiği, katılanı aradığı, bu sırada ortalığı dağıttığı, daha sonra evden uzaklaştığı, bir süre sonra evine gelen katılanın bu durumu gördüğü,emniyete müracaat edip şikayetçi olduğu, emniyet görevlilerinin görgü ve tespitlerine göre kapının kırık olduğunun tespit edildiği, sanığın da bu olaylara ilişkin ilk ifadesinde kapı açılmayınca katılana birşey olduğunu düşünerek endişelenip kapıyı kırdığını ve içeriye girdiğini kabul ettiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı mala zarar verme ve geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediği ve mükerrir olduğu anlaşılmakla sanığın bu eylemleri nedeniyle TCK nun 116/4, 62/1, 53/1, 58, TCK 151/1, 62/1, 53/1, 58 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, Bu olaydan 3 gün sonra 01/01/2010 tarihinde sanığın katılanı aradığı, kendisinden özür dileyip kapıyı yaptıracağını söylediği, katılanın evine giderek kapının ölçüsünü aldığı, bir yandan da katılan ile konuşup özür dilediği, bunun üzerine katılanın onu içeriye davet ettiği, evin içinde iken de bir süre konuştukları, sanığın arkadaşlığını ilerletmek istediğini söylediği, katılanın bunu kabul etmediği, bunun üzerine sanığın sinirlenerek katılanın üzerine çıktığı, giysilerini çıkardığı, atletini yırtarak çıkarttığı, kendisinini de soyunduğu, cinsel organını katılanın göbek kısmına sürterek boşaldığı, daha sonra giyinip evden ayrıldığı, katılanın bu olaydan rahatsız olduğu, giyinip hava almak için dışarıya çıktığı, dolaşırken sanık ile telefonda görüştüğü, sanığın onunla buluştuğu özür dilediği, banyo yapması gerektiğini söyleyen katılanın kendi banyosundaki çeşmenin arızalı olduğunu belirtmesi üzerine sanığın, katılanı kendi evinde evinde banyo yapması için evine davet ettiği, kendisinin de bir saatlik bir iş için dışarıda olacağını söylediği, katılanın, sanığın evinde banyo yapmak için soyunup banyoya girdiği sırada sanığın tekrar eve geldiği, soyunup banyoya girdiği, katılanı kucakladığı yere yatırdığı, ancak cinsel ilişkiye girmeden yine mağdurun üzerine boşaldığı, Bu olaylar nedeniyle psikolojisi bozulan katılanın gece saat 02:15 civarında sanığın evinden çıkarak Asi Nehri kenarına doğru gittiği intihar etmeye karar verdiği ancak çevredeki vatandaşların ona engel olduğu, polis ve ambulansın geldiği, katılanın "bırakın ölmek istiyorum" diyerek bir süre direndiği, ancak sonra vazgeçip kendisine yardım edilmesine izin verdiği, Katılanın evinde meydana gelen konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme, katılanın 3 gün sonra intihara teşebbüs etmesine ilişkin ayrı evraklar düzenlendiği, ayrıca katılanın kendisine yönelik cinsel saldırıları anlatan başka bir hazırlık evrakının daha düzenlenildiği, katılanın ifadesi sonrası evinde kendisine ait yırtık atlet ile bir peçete bulunduğu, peçete üzerinde sanığa ait meni lekesinin bulunduğu, sanığın da savunmasında katılan ile rızası ile ilişkiye girdiğini beyan ettiği, Adana Ekrem ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi ve İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda katılanın olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtildiği, Katılanın beyanları ile sanığın kaçamaklı savunmalarının katılanın ifadelerini doğrular şekilde katılanın evinde ele geçen yırtık atlet ve peçete bulunması, peçetede sanığa ait menilerin bulunması, olayın akabinde katılanın bulanıma girip intihara teşebbüs etmesi ve ruh sağlığının bozulduğuna dair raporlar dikkate alındığında katılanın, sanık tarafından kendisine yönelik cinsel içerikli eylemlerine rıza göstermediği, sanığın bu yöndeki tekliflerini kabul etmeyerek kendisini sürekli reddettiği, bu nedenle sanığın katılana karşı zincirleme şekilde basit cinsel saldırı suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılarak ve 6545 sayılı yasayla değişik TCK nun 102/1 maddesinin sanık lehine olduğu, bu nedenle suç tarihinden sonra yürürlüğe giren bu yasa hükümlerinin uygulanmasına ve sanığın eylemlerini zincirleme şekilde gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında TCK 43/1, 62/1, 63/1, 53/1 ve sanığın mükerrir olması nedeniye hakkında TCK 58. maddenin uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşılmıştır.

C. Sanık Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşılmıştır. V. KARAR

A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2010/121 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenle Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2010/121 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog