9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/3074 E. , 2023/7000 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/159 Esas, 2014/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/159 Esas, 2014/190 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.06.2022 tarihli ve 2021/5928 Esas, 2022/6134 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra yasalaşan basit yargılama usulü ve suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin yürürlükte bulunmaması bakımından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, kabul ve uygulamaya göre; uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi yerine birinci fıkrasının (d) bendi şeklinde yazılması ve yarı oranında artırım yapılırken hesap hatası yapılarak sonuç cezanın 4 ay 15 gün yerine 6 ay olarak belirlenmesi suretiyle fazla tayini, tekerrüre esas alınan ilama konu suçun uzlaşma kapsamına alınan dolandırıcılık suçu olması hasebiyle uyarlama yargılamasının yapılıp yapılmadığının araştırılması, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi lüzumu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İstemi
Katılanın kendisini yalan beyanlarla suçladığına, mağdureyle telefonda konuştuğunda ona yüksekten düşmesi nedeniyle omurgasında platin olduğunu söylediğine, cinsel hayatının olmadığını söylediğine, bunun üzerine katılanın kendisine ve boşandığı eşine hakaret ettiğine, hakaretamiz sözlerini iade ettiğine, beraatini talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın sanığa iftira atmasını gerektiren bir husumetin bulunmaması, arama kayıtlarına göre sanığın katılanı aradığının sabit olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde katılanı arayıp "Ben hastayım, erkekliğim gitti, en yakın kimse onunla görüş, bu hastalığımı gider, kanser olacağım, içimi boşaltırsam geçecek, şu anda banyoda çıplağım, 31 çekiliyormuş ablam, bunu deniyorum olmuyor, hastalığımın dermanını bulalım abla." şeklinde konuştuğu kabul edilmiş olup daha önceden benzer suçtan sabıkası olması nedeniyle seçimli cezalardan hapis cezası tercih edilerek hüküm kurulmuştur. Sanığın suç işlemeye meyilliği kişiliği nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilemediğinden kişiselleştirme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanunu'na 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı gözetilmeden aynı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen temel cezada artırım yapılması nedeniyle bozulması üzerine söz konusu ilama uyan Mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulü tatbik edilerek 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca artırım yapılmadan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karacasu Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/235 Esas, 2022/257 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.