Esas No
E. 2022/1266
Karar No
K. 2024/70
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ

T.C.

GAZİANTEP

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1266

KARAR NO: 2024/70

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/05/2022

NUMARASI : 2021/81 Esas, 2022/483 Karar

DAVACI KARŞI DAVALI : ... - (...)

VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
DAVALI KARŞI DAVACI: .......
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Tazminat

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 25/01/2024
YAZIM TARİHİ: 26/01/2024

Taraflar arasında görülen davada ........ Karar sayılı dosyasında verilen ...... tarihli kararın istinaf incelemesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: - K A R A R -

Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil ve ambalaj makineleri üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, bu alanda rulo halinde bükülmüş halıların naylon ile otomatik ve seri bir şekilde ambalajlanmasını sağlayan... Ambalaj Makinesi buluşu üzerindeki sınai mülkiyet hakkını koruyabilmek adına ...... tarihinde faydalı model başvurusunda bulunduğunu, başvurunun henüz neticelenmediğini, davalı şirketin ....... tarihli ihtarnamesiyle kendilerinin buluşu olarak imalatını yaptıkları hareketli yapıştırma sistemine sahip makineyi müvekkilinin müteaddit kere kendilerinden satın almış bulunmakta iken kopyasını yaparak satışını gerçekleştirdiğini, söz konusu makinenin faydalı model olarak koruma altında olduğu ve bu eylemin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle müvekkilini ihtar ettiğini, müvekkilinin yıllardır iş yaptığı veya sözleşme aşamasında olduğu şirketlere de ihtarnameyi bilgi mahiyetinde gönderdiğini, haksız ihtarnameye karşı taraflarınca ....... tarihli belgesiyle cevap verildiğini, davalının bu kez açacağı tazminat ve men davalarına esas teşkil etmek üzere delil tespiti isteminde bulunduğunu, ....... Değişik iş esas sayılı kararıyla tespit isteminin kabulüne karar verildiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca yapılan incelemede ve teknik değerlendirmede kullanımların müvekkiline ait faydalı model belgesinde yer alan kullanım ile benzer eşdeğer olduğu anlaşılmış ise de müvekkilinin başvurusunun tespit talep eden davalıya ait faydalı model başvurusundan önce olduğu, müvekkilinin kullanımının kendi faydalı model başvurusuna uygun olduğu, davalının müvekkili aleyhine sınai mülkiyet hakkını ileri sürüp süremeyeceği hususunda takdir hakkının sayın mahkemeye ait olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla davalının her ne kadar aleyhlerine tespit isteminde bulunmuşsa da mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuyla davalının haksızlığının ortaya çıktığını, davalının gerek ihtarnamede gerek delil tespiti talebinde yer alan beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davalıdan daha önceleri bazı makineler satın aldığını, bunlar arasında ihtarnameye konu makinenin olmadığını, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak başvuru sürecini bir marka ve patent vekili aracılığıyla takip ettiği ve gerekli araştırmaları yaptığını, müvekkilinin hiç kimsenin sınai mülkiyet hakkına tecavüz etmediğini, müvekkilinin davalıdan daha önceki bir tarihte faydalı model başvurusunda bulunduğunu, taraflarınca ......... davalı hakkında şikayet başvurusunda bulunduklarını ileri sürerek davanın kabulüne, haksız rekabetin tespitine ve mennine, ........ TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirketin kendi buluşu olan ve halen faydalı model tescil başvurusu incelemede olan ......... Makinesini davacı bulmuşcasına kopyalayarak aynısını müvekkilinin rızası olmaksızın hukuka aykırı bir şekilde üretimini yaptığını, müvekkilinin kendisine ait olan ürününü kopyaladığından bahisle bu haksız rekabetin tespiti, menni ve tazminat davasının ikame ettiğini, davacının davasının tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirketin bir haksız rekabet eyleminde bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacının eylemleri sonucunda haksız rekabete maruz kaldığını, davacının tüm iddia ve taleplerinin mesnetsiz olduğunu, davacının iddia ettiği makineleri müvekkilinin ....... projesi kapsamında yaptığını, taraflarından uzun bir süre satın aldığını, sonrasında kopyasını yapmaya başladığını, bu durumun mahkemece tespit edildiğini, müvekkili şirketin tekstil sektöründe kullanılmak üzere ayrıca özellikle halı üretimi sektöründe kullanılmak üzere ambalajlama makineleri üretimi konusunda faaliyetle bulunan bir şirket olduğunu, dava konusu makinenin asıl davanın davacısının beyanlarının aksine müvekkili şirketin icat edip buluşunu ve imalatını yaptığı ........ Paketleme Makinesi olduğunu, davanın davalısı ve asıl davanın davacısının tüm fikri ve sınai hakları müvekkiline ait olan söz konusu makinenin birebir kopyasını imal ettiğini, kendi buluşuymuş gibi müvekkili şirketin hiçbir şekilde rızasını almaksızın bilgisi ve onayı dışında ....... diğer illerdeki müşterilerine satışını yaptığını, bahse konu makinenin ...... projesi kapsamında teşvik edilerek müvekkili şirket tarafından imali ile ....... tarihinde başlayan ve ....... tarihinde tamamlanan proje tamamlama formu ile sabit olduğunu, dava konusu makinenin ...... teşviki ile ...... numaralı proje kapsamında müvekkili şirket tarafından üretildiğini, dava konusu makinenin ve sair makinelerin davalı şirkete bir çok defa satıldığını ileri sürerek davacının davasının esastan reddine, karşı davalarının kabulü ile fazlaya dair her türlü dava, talep ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız rekabetinin tespiti ve mennine, davacının yanlış ve yanıltıcı beyanlarının düzeltilmesine, müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazminatı için şimdilik ....... TL maddi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak kabulüne, müvekkilinin bu olaylar nedeniyle maruz kaldığı itibarsızlaştırmadan dolayı şimdilik ...... TL manevi tazminatın karşı davanın davalısından alınarak müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, "...Davacı karşı davalının haksız rekabet davasının değerlendirilmesinde ise davalı karşı davacının davasının red gerekçeleri aynen geçerli olmak üzere, davacı karşı davalı yan haksız rekabeti oluşturan somut vakanın davalı karşı yanın müşteri çevresine "kopya" buluşun kendilerine satıldığı konusunda ihtar göndermesi ve işyerinde keşif yapılması olarak göstermiştir. Öncelikle işyerinde keşif yapılması mahkeme aracılığı ile yapıldığından ve kötü niyet ile yaptırılmış olsa dahi bunu değerlendirme ve karar mercinin mahkemeler olmasından dolayı iş yerinde keşif yaptırılması haksız rekabete neden olacak davranış olarak değerlendirilemez. Davacı karşı davalının müşteri çevresine ihtarname göndermesinin rekabeti bozucu haksız davranış oluşturup oluşturmadığının ispat yükü davacı karşı davalı tarafta olup; bunun kaç müşteriye gönderildiği, etkisinin ne olduğu gibi hususların tanık ifadeleri ve sair delil ile ortaya konulmadığı, kaldı ki ihtarname içeriğinin yanlışlığı hususunda dava açılışı tarihi ve yargılamanın devam ettiği sürece alınan bilirkişi raporları ve tanık ifadeleri ile sabit olmadığı, davalı karşı davacının da müşteri çevresini oluşturan gruba ihtarın gönderilmesinin kötüniyetli ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu konusunda anlatılan sebeplerle mahkemede kanaat oluşturmadığı, ihtarnamenin müşteri çevresinin haklarının korunması konusunda yardımcı olmak amacı ile de gönderebileceği hususları gözönünde bulundurulduğunda davacı karşı davalının haksız rekabetin tespiti ve meni davasının reddi gerekmiş, yine haksız rekabete neden olan beyanların düzeltilmesi kurumunun somut olay ile ilgisi bulunmadığından bu konudaki talebin reddi gerekmiş, yine hükmün ilan edilmesi talebinin esas dava reddedildiğinden bu konudaki talebin de reddi gerekmiş, haksız rekabete uğrayanların talep edebileceği manevi tazminatın da haksız rekabet koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından reddi gerekmiştir. Davalı karşı davacının açmış olduğu ........ TL uğramış olduğu maddi tazminat talebinin değerlendirmesinde her ne kadar ....... TL lik maddi zararın ne olduğu konusunda bir açıklama ortaya konulmamış ise de "haksız rekabet"ten kaynaklı "zarar" ın tazmininin istendiği anlaşıldığından yukarıda açıklanan gerekçelerle haksız rekabet bulunmadığından haksız rekabetten "kaynaklı" zararın da bulunmayacağı anlaşıldığından bu konudaki talebin de reddi gerekmiştir. Göreve ilişkin hususun değerlendirmesinde haksız rekabet ile ilgili hususlar TTK maddelerinde düzenlendiğinden TTK 4 maddesi gereği TTK'da düzenlenen hususlarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan mahkememizin görevli olduğuna karar verilmiştir. Arabuluculuğa ilişkin husus değerlendirildiğinde konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin talepler ile diğer talepler aynı somut olaydan kaynaklı ve dava yığılması olarak açılması durumunda tüm talepler yönü ile arabulucuğa tabi olmayacağına yönelik yüksek mahkeme kararları gözönünde bulundurulduğunda davaların arabulucuğa tabi olmadığına karar verilmiştir.

1.Esas davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine, Karşı davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.

Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararına haksız ve hukuki dayanaktan yoksun karşı davanın reddi yönünde itirazlarının olmadığını, asıl davanın reddi ile müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama giderleri vekalet ücreti yönlerinden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıkça müvekkili lehine değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarına aykırı karar verildiğini, bilirkişi raporunda her ne kadar Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca yapılan incelemede ve teknik değerlendirmede kullanımların müvekkiline ait faydalı model belgesinde yer alan kullanım ile benzer-eşdeğer olduğu anlaşılmış ise de müvekkilinin başvurusunun tespit talep eden davalıya ait faydalı model başvurusundan önce olduğu, müvekkilinin kullanımının kendi faydalı model başvurusuna uygun olduğunun ifade edildiğini, yerel mahkemenin alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırdığını, bilirkişilerin raporunda ........ değişik iş esas sayılı dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda olduğu gibi davalı karşı davacı tarafın iddialarının haksızlığını ve mesnetsizliğini ortaya koyduğunu, müvekkiline karşı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği sonucuna ulaştığını, dosya arasında bulunan ve açıkça müvekkili lehine tespitler içeren iki ayrı bilirkişi raporuna rağmen yerel mahkemenin davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararda bilirkişi raporlarına neredeyse hiç değinilmediği, neden raporlara itibar edilmediğine yönelik hiçbir açıklamanın yapılmadığını, somut olayda haksız rekabet şartlarının oluştuğunu, davalı karşı davacının bu şirketlere ihtarname yollamakla kalmadığı, delil tespiti dosyasında da bazı şirketleri ihbar olunacak taraf olarak gösterdiğini, ilgili mevzuat hükümleri ve davalının eylemleri birlikte değerlendirildiğinde davalının faydalı model başvurusunun müvekkili başvurusundan daha sonraki bir tarihe ait olmasına karşın müvekkilinin kendi ürettikleri makineleri önceleri satın aldığı halde sonra kopyalayıp faydalı model haklarına tecavüz etmiş gibi göstererek yanlış yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülediği ve kendi faaliyetleri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu, bu suretle müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için onları müvekkili ile yapmış oldukları veya yapacakları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek üzere ihtarname gönderdiği, yine müşterileri ihbar olunacak taraf olarak gösterip müvekkili aleyhine delil tespiti isteminde bulunduğunu, tüm bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunun açık olduğunu, bu hususun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, başta objektif bilirkişi raporları olmak üzere dosya içerisindeki tüm deliller ile müvekkilinin haklılığı ispatlandığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının asıl dava yönünden usul ve yasaya uygun olup onanmasının gerektiğini, karşı dava yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece ispat edilen iddialarının TTK'nın 54/2 ve 55. Maddesinde sayılan haksız rekabet kavramı altında değerlendirilmediğini, iddialarının ancak sınai mülkiyet kanunu kapsamında bir zarar oluşturuyor ise bunun talep hakkının bu kanun hükümlerinin belirlediği kıstaslar çerçevesinde belirlenecek, delinerek tüm taleplerinin reddedildiğini, mahkemenin haksız rekabet kavramını değerlendirirken yanılgıya düştüğünü, somut olayda karşı dava açısından haksız rekabetin varlığının açık olduğunu, dava konusu faydalı modelin müvekkilinin ...... tarafından yıllardan beri üretilip satıldığını, itiraza konu olan faydalı model başvurusu ile ilgili gezer çene makinesinin itiraza konu olan faydalı model başvurusundan önce başvuru sahibi ... tarafından müvekkilinden satın alındığını, daha sonra bu makine ile ilgili faydalı model başvurusunun gerçekleştirildiğini, burada bir kötü niyetli başvuru ve dürüstlük kuralına aykırı olan bir işlemin olduğunu, müvekkili tarafından bahse konu “gezer çene ambalaj makinesi” ile ilgili ......... ve ........ konulu Arge ve İnovasyon programının bir ........ projesi olarak gerçekleştirildiği ve başarıyla tamamlandığını, bütün bu hususların karşı davalının faydalı model patent başvurusunda bulunduğu ve müvekkili şirket tarafından itiraz edilen faydalı model talebinde yer verilen tüm unsurların müvekkili tarafından yıllardır kullanılan gezer çene paketleme makinesinin birebir kopyası olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, dava konusu makineyi asıl davanın davacısının beyanlarının aksine müvekkili şirketin icat edip, buluşunu ve imalatını yaptığı ......... Makinesi olduğunu, asıl davanın davacısının eylem ve işlemlerinin yanıltıcı ve aldatıcı olmakla açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır. İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ile yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ve manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin olup, karşı dava da haksız rekabetin tespiti, yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemlerine yöneliktir.

İlk derece mahkemesi tarafından asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı-karşı davalı ve karşı davalı-karşı davacı vekili tarafındanistinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Uyuşmazlığın özü; davacı-karşı davalının ve davalı-karşı davacının ayrı ayrı faydalı model başvurusunda bulundukları ".......... makinesi " buluşu nedeniyle tarafların birbirlerine yönelik TTK 55. Ve devamı maddelerine dayalı haksız rekabet nedeniyle tazminat talebinden kaynaklanmaktadır.

Davacı taraf ...... tarihinde ...... numaralı faydalı model başvurusunda bulunmuş, davalı yan ise ......... numarası ile faydalı model başvurusunda bulunmuştur. Başvurular henüz sonuçlanmamıştır. Her iki tarafça ilgili başvurulara itiraz edildiği, faydalı modelin ilk önce kendi taraflarınca buluşunun yapıldığı iddiaları mevcuttur. Görüldüğü üzere haksız rekabetin temeli faydalı model buluşunun hangi tarafça yapıldığı, hangi yanın kullanımının meşru olduğu noktasında toplanmaktadır. Bu husus ise ancak tescil başvurularının akıbetinin sonuçlanması ve hatta taraflarca hükümsüzlük davası açıldığı takdirde bu hususun dahi sonuçlanması ile netleşecektir. Henüz tescilli bir faydalı model başvurusu bulunmadığından temeli faydalı model buluşuna dayalı bu haksız rekabete ilişkin maddi manevi tazminat davasının buluş tescilinin nihai olarak sonuçlanmasına bağlı olduğu açıktır. Bu nedenle işbu asıl ve karşı davada tescil başvurularının sonuçlanmasını bekletici mesele yaparak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile dava ve karşı davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesinde, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması hususu davanın esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verilen hallerden sayılmıştır.

Bu bakımdan ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı-karşı davalı ve davalı-karşı davacı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1.Davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurularının KABULÜNE,

2......... Mahkemesince verilen .........Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.Dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4.İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin karar harcı olarak alınan harcın istekleri halinde taraflara İADESİNE,

5.İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere 25/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye

...

...

Katip

...

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.