11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2020/4624 E. , 2023/8081 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresine ilişkin değerlendirmede; sanığın yokluğunda verilen karar, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesine göre 10.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de sanığın bu tarihte cezaevinde olduğu anlaşılmakla yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek,1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 5
. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/1074 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 35 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin ikinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kasıtlı şekilde suç işlemediğine, sinirlenmesi üzerine adını Ahmet Mehmet olarak söylediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Seyir halindeyken polisin dur emrine uymayarak kaçan ve yakalandığında Halil Akçay olduğunu beyan eden, yapılan kontrolde 157 promil alkollü çıkan sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Sanık savunmasında; kendisini Halil Akçay olarak tanıtmadığını, üzerinde sürücü belgesinin bulunduğunu, polislerin kendisini ... olarak bildiklerini beyan etmiştir.
3.Mahkemece sanığa atılı eylemlerin sübut ettiği kabul edilerek hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; polislerin başından beri sanığın ... olduğunu bildikleri ve sanığın yalan beyanı ile Halil Akçay adına herhangi bir adli veya idari resmi belge düzenlenmediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre de;
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak
Sanığa isnat edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/1074 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.