Esas No
E. 2021/8751
Karar No
K. 2023/6989
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/8751 E.  ,  2023/6989 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/232 E., 2015/133 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/232 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyizi İstemi Suçun işlendiğine dair şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına, mağdurenin rızasının bulunduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi

Mağdurenin soyut iddiası dışında atılı suç eyleminin varlığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı, mağdurenin kamuya açık alanda olmasına rağmen SSÇ'ye direnmemiş, başkalarından yardım almak için bağırmamış olduğu da nazara alındığında mağdurenin kendi rızası ile ilişkiye girdiğinin kabul edilmesi gerekirken atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasının maddi gerçekle çeliştiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece ''Böylece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve bu delillerden de özellikle; mağdurenin beyanına, SSÇ'nin ikrarına, SSÇ'ye ve mağdureye ait raporlar kapsamına, mağdurenin olay sebebi ile beden veya ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair Üniversite Hastanesince düzenlenmiş olan bilirkişi heyeti raporuna, SSÇ'ye ve mağdureye ait nüfus kayıt bilgilerine, SSÇ'ye ait suç kayıt bilgilerine, olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre;

SSÇ ile mağdurenin aynı okulda öğrenci oldukları, birbirlerini tanıdıkları ve bir süre arkadaşlık yaptıkları, olay tarihi olan 27/11/2012 günü okula gitmeyip buluşarak suç mahalline gittikleri, hastane civarında bulunan çamlığın içine girdikleri, çamların dibinde oturup konuşurken SSÇ'nin elini mağdurenin omzuna atıp sarılmaya başladığı, mağdureyi dudaktan öptüğü, eli ile bacağına dokunduğu, mağdurenin karşı koymasına rağmen SSÇ'nin zorla mağdurenin pantolonunu indirdiği, bu sıra mağdurenin yerden taş alıp SSÇ'ye vurmak istediği ancak SSÇ'nin mağdureye "o taşı alır kafana vururum" dediği, zorla yine mağdurenin iç çamaşırını çıkardığı, kendi pantolonunu da indirip mağdureye arkadan yapışıp cinsel organını mağdurenin arkadan cinsel organına sokmak istediği, mağdurenin bir acı hissetiği ancak;mağdurenin, SSÇ'nin cinsel organının vücuduna girip girmediğini bilmediği, SSÇ'nin aksi kanıtlanamayan savunması itibarı ile cinsel birleşme (duhul şeklinde) olmadan SSÇ'nin boşaldığı, daha sonra üstlerini giyip toparlandıkları, mağdurenin bu olanlar karşısında SSÇ'ye aralarında geçen bu durumu abisine antalacağını söylemesi üzerine SSÇ'nin mağdureye "ben de abine kızkardeşin bunu gönüllü yaptı, sana o zaman kimse inanmaz" dediği, sonrasında SSÇ ile mağdurenin evlerine gittikleri, bu suretle SSÇ'nin isnad olunan mağdureye karşı cebir ve tehdit kullanmak sureti ile cinsel istismar suçunu işlediği tam bir kanaatle sübuta ermiştir.

Her ne kadar iddia makamı ve SSÇ davaya konu olay bakımından mağdurenin rızası olduğunu, gönüllü olarak bu işi yaptığını, şimdi şikayetçi olmadığını, bu sebeple sanık hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiş ise de; olayın oluş ve gelişim sürecinin mağdurenin anlatımına uygun düştüğü, gönüllü olarak bu işi yapan mağdurenin geri dönüp SSÇ'yi şikayet etmesi için bir sebep bulunmadığı ve ayrıca kovuşturma aşamasında mağdurenin SSÇ'den şikayetçi olmadığı bilgileri dikkate alındığında SSÇ'nin savunmasının gerçeği yansıtmadığı, SSÇ'nin kendisini suçtan kurtarmaya matuf savunmada bulunduğu vicdani kabul ve kararı ile bu yöndeki savunma ve iddiaya itibar olunmamıştır.

Bu kabul ve karar doğrultusunda; isnad olunan zorla cinsel istismar suçunu işlediği sabit görülen SSÇ'nin bu suçtan cezalandırılmasına, ceza verilirken suçun işleniş şekil ve özelliği ile olay bakımından ... tehlike ve zararın mağdure bakımından ağırlığı dikkate alınarak bir miktar alt sınırdan uzaklaşılmasına, yaşı küçük olan SSÇ hakkında TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanmasına, 6545 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki TCK'nın 103/1. maddesindeki cezaların alt ve üst sınır bilgileri ile 6545 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonraki TCK'nın 103/1. maddesindeki cezaların alt ve üst sınır bilgileri dikkate alındığında; değişiklikten önceki TCK'nın 103. maddesinin SSÇ'nin lehine olduğu kabul ve kararı ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2014/232 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararı suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.