Esas No
E. 2022/12702
Karar No
K. 2023/7317
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2022/12702 E.  ,  2023/7317 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/1122 E., 2021/1295 K.
SUÇLAR: Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut

dokunulmazlığının ihlali

HÜKÜMLER: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında verilen beraat kararlarının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.02.2018 tarihli, 2018/7887 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığının ihlali ve hakaret suçlarından dava açılmıştır.

2.İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.06.2020 tarihli ve 2018/97 Esas, 2020/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı

Kanun) 102 nci maddesinin 1 fıkrasının birinci cümlesi uyarınca ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına; hakaret suçundan dolayı ise 5237 sayılı kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli, 2020/1122 Esas, 2021/1295 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkûmiyete dair hükümlerin kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Mahkemenin takdiri yorumla beraat yönünde hüküm tesis ettiğine, delil elde etme imkanının kısıtlı suçlardan olduğuna, verilen kararın hukuka aykırı olup hukuki dayanaktan yoksun bulunduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Vekalet ücreti verilmesi gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Olay tarihinde, katılanın alışveriş yapmak amacıyla evinin yakınlarındaki “... Tekel” isimli işyerine gittiği, almak istediği içkiyi sipariş vererek, içkinin bayiye geldiğinde kendisine haber vermek üzere katılana telefon numarasını bıraktığı,katılanın ise akşam saatlerinde sanığı aradığı, katılanın gece saatlerinde içkiyi almak için işyerine geldiği, bu sırada sanığın katılanı eve bırakmayı teklif ettiği, katılanın bu teklifi kabul ettiği, katılanın ikametine girdiği esnada dudaklarından öpmek için girişimde bulunduğu, katılanı eve ittirdiği, katılanın evinde alkol aldığı ve katılan birlikte olmak istemediğini beyan etmesine rağmen “Seni de öldürürüm sevgilini de öldürürüm, abini de öldürürüm, orospu, fahişe, senin burdan ölün çıkar” gibi hakaret ve tehdit içeren ifadelerde bulunarak cinsel ilişkiye girmeye zorladığı, taytını kilotunu çıkartmaya çalıştığı, ancak katılanın direnmesi ile organını katılanın cinsel organına sokamadığı şeklinde iddia edilen olayda, kolluk tutanağına göre, katılanın evden kaçarak çıktığını ve bir binanın boşluğuna sığındığını söylediği, bunun üzerine polis aracının ... lambası kullanılarak katılanın arandığı ve bulunduğu, sanığın katılanın evine rızası dışında girdiği, yahut rıza dahilinde girmiş olsa bile sonradan rızanın geri alınması nedeniyle rızanın geçerliliğinin kalmadığı sonucuna varıldığı,katılanın evden yalın ayak kaçarak polisi arayıp polis ekibiyle eve gelmesi ve kendisini bu şekilde evden çıkarması için makul bir sebebinin gösterilemediği, gerek katılan gerekse sanığın alınan adli raporlarındaki yaralanmalarının taraflar arasında bir boğuşmanın yaşandığını gösterdiği, dolayısıyla bütün bu delillerle uyumlu olan katılanın anlatımının doğru olduğu kanaatine varıldığı, sanığın ''seni bugün öldüreceğim, fahişe, orospu, benim malımsın'' şeklinde sözler söyledikten sonra cebir kullanarak katılanı koltuğa yatırarak üstüne çıktığı, burada katılanın boynunu ve dudaklarını öptüğü, katılanın taytını aşağıya indirmeye çalıştığı, katılanın tuvalete gitmek istediğini söyleyerek sanığı zor da olsa dışarıda beklemesi hususunda ikna ederek tuvalete girip, buradan ayakkabılarını dahi giymeden kaçtığının anlaşıldığı, katılanın olay sonrası alınan raporunda, boyunda bilateral yaygın kızarıklık ve sıyrık izleri, göğüs üst ucuna kadar inen yaygın kızarıklık, sağ ve sol ön kol distalde 5 adet 1 cm çapında yaklaşık 10 cm abrazyon, sağ ve sol femur üzerinde diz kapağına kadar yaygın kızarıklık olduğu ve katılanın beyanları ile tamamen uyumlu olduğunun görüldüğü, netice olarak adli rapor içeriği, olay tutanağı, katılanın oluşa uygun beyanları ve sanığın çelişkili savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tamamlanan eylemlerinin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu, olay her ne kadar katılanın evinde vuku bulmuş ise de, cinsel saldırı süresi ile sınırlı kalmayan, tuvalet ihtiyacı esnasında dahi katılanı serbest bırakmayan ve evden ayrılmasına izin vermeyen sanığın eyleminin cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, sanığın katılanın evine rızası dışında girmesi yahut rıza ile girmiş olsa dahi daha sonra katılanın rızasına aykırı olarak çıkmaması nedeniyle olay saati de dikkate alınıdığında gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği, katılana "fahişe, orospu" demek suretiyle hakaret suçunu işlediği gerekçeleriyle hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın olay gecesi katılan ile kendisine ait iş yerlerinde alkol almaya başladıkları daha sonra katılanın da isteği üzerine katılanı konutuna götürdüğü ve gittikleri konutta bir miktar daha alkol aldıkları, katılan ile sanık arasında nedeni belli olmayacak şekilde tartışmanın çıktığı bu tartışmanın sonucunda şikayetten vazgeçen katılanın 07.12.2017 tarihli Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, katılanın daha sonra vermiş olduğu şikayetten vazgeçme dilekçesinde olayı abarttığını, cinsel saldırı olayının meydana gelmediğini ifade etmesi ve sanığın başlangıçtan itibaren değişmeyen tutarlı savunmaları karşısında sanığın mahkumiyetine yetecek, kesin, inandırıcı ve somut bir delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında ilk derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen 1.800,00 TL adli para cezasına dair 18.06.2020 tarihli hüküm 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince kesin nitelikte olup istinaf edilemeyeceği, şikayetçinin İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra 22.06.2020 havale tarihli dilekçesi ile şikayetinden vazgeçtiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25.Ceza Dairesi'nin 26.04.2021 tarihli tensip zaptında ve 05.07.2021 tarihli hükmün (1) numaralı hüküm fıkrası ve gerekçesinde bu suçlara yönelik mahkumiyet hükümleri yönünden duruşma açılarak karar verildiği ve hükümlerin kaldırıldığı halde, (2) numaralı hüküm fıkrasında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü ile sonuçlanmış olan hakaret suçunun da beraat hükmüne sehven dahil edilmiş olması, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik

İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemine Yönelik

Hakaret suçundan açılan kamu davasında İlk Derece Mahkemesince verilen 1.800,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün kesin nitelikli olması ve sanıkla ilgili müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmayıp, bu kapsamda beraat ettiği suçlar yönünden vekalet ücretine hükmedilemeyeceği anlaşılmakla, sanık müdafiinin vekalet ücreti verilmesine yönelik temyiz sebebi reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli, 2020/1122 Esas, 2021/1295 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog