9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/11263 E. , 2023/7244 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 31.10.2007 tarihi ve 2007/16871 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2.Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2014 tarihli ve 2007/792 Esas, 2014/277 Karar sayılı kararı ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yargılama yapılması amacıyla görevsizlik kararı verilmiştir.
3.Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.01.2020 tarihli ve 14-2016/17519 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkumiyet hükümleri için dosyada yeterli delil bulunmadan karar verildiği, sanık hakkında atılı suçlardan beraat hükümleri kurulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İsteği Şahsına ceza verilmesi için dosyada her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığı, üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı, belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezada arttırım yapılmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın aynı apartmanda oturan ve olay tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdureyi arkadaşına gittiği sırada evine çağırdığı, bacaklarının arasını gıdıkladığı, cinsel organını mağdureye gösterdiği, ayrıca sarılarak mağdurenin dudağından öptüğü ve vücudunu ellediği, bu suretle üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
2.Deliller; savunma, mağdure ve babası olan katılan ...'un anlatımları, Uludağ Ünüversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalı Başkanlığınca verilen 07.05.2014 tarihli rapor, Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.03.2015 tarihli raporu, adli görüşme tutanakları ve kolluk kuvvetlerince tutulan araştırma tutanaklarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda Mahkemece aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu eylemlerle ilgili detaylı ifadesinin alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Belirtilen gerekçeye istinaden Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2015 tarihli ve 2014/111 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.