3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/7891 E. , 2023/9020 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2020 ... ve 2018/59 Esas - 2020/294 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı bir kısım suçlar yönünden mahkumiyet ve bir kısım suçlardan ise beraat kararı verilmiştir.
2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.03.2021 ... ve 2020/1496 Esas 2021/226 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24/05/2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (Aleyhe) temyiz istemleri özetle Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın üzerine atılı "silahlı terör örgütüne üye olma" "yetkili makamlardan izin almaksızın patlayıcı madde bulundurmak" ve "6136 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından" sanığın eylemlerinin atılı suçları oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında bu suçlar yönünden mahkûmiyet, üzerine diğer tüm suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede hükme TCK'nın 221/5. maddesi gereğince bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi hususu dışında başkaca bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yetkili makamlardan izin almaksızın patlayıcı madde bulundurmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Vicdani kanının oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bayrak - 54 Müşterek Operasyonu kapsamında Hani ilçesi kuzeyinde bulunan ve örgüt mensupları tarafından kullanılan dağlık ve ormanlık arazide 06.06.2017 günü akşam saatlerinde İKU/İHA ile yapılan arazi keşfinde şüpheli bir araç tespit edilmesi üzerine bölgede zırhlı araçlar ile yapılan takibe müteakip...plakalı araçta bulunan BTÖ mensuplarının olay yerinden kaçtıkları, söz konusu BTÖ mensuplarının yakalanması veya etkisiz hale getirilmesi için devam eden operasyonda 07.06.2017 günü saat 09:00 sıralarında ......, ilçesi ....... Köyü ......, mezrası (37SFC 21340-66590) koordinatlarında Kahraman (K) adlı sanığın 06.06.2017 günü akşam saatlerinde olay yerinden kaçarken, SİHA (Silahlı İnsansız Hava Aracı) tarafından yapılan atış sonrasında vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığı ve bu şekilde yakalandığı, yakalandığı sırada üzerinde yapılan aramada 1 Adet 1980KR3838 Seri numaralı Kaleşnikof Piyade Tüfeği, 5 Adet Kaleşnikof Piyade Tüfeği Şarjörü, 125 Adet Kaleşnikof Piyade Tüfeği Fişeği, 1 Adet Kemere bağlı 4 tane kahverengi renkli Kütüklük, 2 Adet El Bombası, 1 Adet Örgütsel Dokümanların yazılı olduğu, üzerinde Batman Belediyesi yazılı yeşil kapaklı Not Defteri, (Arasında küçük kağıtlara yazılı Örgütsel Notlar),1 Adet Örgütsel Dokümanların yazılı olduğu, üzerinde GIPTA PRO BLOCK yazılı yeşil kapaklı Not Defteri, 1 Adet üzerinde NoteBook PRO-PAD yazılı, kapağı sarı - mor - siyah renkli Not Defteri, 1 Adet ismi belli olmayan kürtçe yazılı gazete sayfası, 1 Adet Kahraman (K) Şerafettin TEKİN isimli BTÖ mensubuna ait sözde kimlik, 13 Adet BTÖ mensuplarına ait baskılı fotoğraf ele geçirildiği gözetildiğinde,
Sanık hakkında Yetkili makamlardan izin almaksızın patlayıcı madde bulundurmak suçundan hükmolunan hapis cezasında TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken hesap hatası sonucu “7 yıl 6 ay hapis cezası" yerine "6 Yıl 18 Ay hapis cezası" yazılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, yağma ve nitelikli mala zarar verme suçlarından beraatine dair hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her devlet siyasal fonksiyonunun gereği olarak, ülke, egemenlik ve millet/ulus unsurlarını, anayasal düzenini ve bu düzenin işleyişini koruma altına alır. 5237 sayılı TCK’nın 302. maddesinde düzenlenen "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçunun konusunu da devletin ülkesi, egemenliği ve milli birliği oluşturmaktadır. Suçla korunan hukuki değer, devletin ülkesinin bütünlüğü ve egemenliğidir. Suç, 3713 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince mutlak terör suçudur. Kanun gerekçesinde de ifade edildiği üzere bu suçun oluşabilmesi için belli amaca yönelik fiillerin işlenmesi gerekir. Bu amaç, madde metninde;
1.Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak,
2.Devletin birliğini bozmak,
3.Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmak,
4.Devletin bağımsızlığını zayıflatmak, Olarak belirlenmiştir. Korunan değerlerin önemi ve kanun metninde sayılan amaçlara ulaşıldığında suçun cezalandırılabilirliğindeki güçlük/imkansızlık nedeniyle suç bir teşebbüs suçu olarak düzenlenmiş hatta suçun hazırlık hareketleri de yaptırıma bağlanmıştır (TCK’nın 314. md. gibi).
Söz konusu suçun oluşabilmesi için, işlenen fiilin cebri nitelikte olması ve bu amaçları gerçekleştirmeye elverişli bulunması gerekir. Bu haliyle suç aynı zamanda bir somut tehlike suçudur. Ancak maddede yazılı hedeflerin gerçekleşmesine ihtiyaç yoktur. (Yargıtay CGK. 09.02.2010, 2009/9-103, 2010/22) Belirtilen amaçlara yönelik fiillerin işlenmesi yeterlidir. Cezalandırılan hareket devletin hayatını tehlikeye koyan icra hareketleridir. “Diğer birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de devletin birliğine ve bütünlüğüne karşı işlenen fiiller, bu amaçla kurulmuş terör örgütlerinin faaliyeti çerçevesinde işlenmektedir. Bu tür terör örgütlerinin araç fiil olarak ifade edilen ve maddede belirtilen amaçlara yönelmiş olan adi suç niteliğindeki kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, mala zarar verme vb. fiilleri işlemlerindeki gaye; kamu düzenini bozmak, kamu otoritesini zayıflatmak, toplumda kargaşa yaratmak, toplumun şiddet yoluyla siyasallaşması ve kutuplaşmasının yolunu açmak toplumun karşı koyma gücünü felce uğratmaktır. Fail için işlenen araç suçla ortaya çıkan somut zarar neticesi değil (yakın netice), bu fiilin toplum üzerinde meydana getirdiği etki (uzak netice) önem arz etmektedir. Fail, işlediği araç fiillerle devlet otoritesinin, ülkesinde yaşayan halkın güvenliğini koruma görevini gerçekleştiremediği, zayıfladığı ve işlerliğini yitirdiği imajını yaratmaya çalışarak devlete olan güveni sarsmayı amaçlar. Ülkede yaşanan kaos ortamı ve toplumda yaşanan korku ve endişe, yöneticilerde ve halkta istenileni vererek kaos ortamını bitirme iradesini doğurur, yöneticileri belli kararları almaya ya da politikalarını değiştirmeye zorlar ve bu da idari, siyasi, ekonomik ve toplumsal sistem değişikliklerini sonuçlar. Bu suretle de fail, esas gayesi olan devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma amacına ulaşmaya çalışır (N.K. Topçu Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar Sayfa 89, 90, Dönmezer Tedhişçilik sh.56).
Söz konusu düzenlemeye esas itibariyle cezalandırılmak istenen, amaçların gerçekleştirilmesine yönelik araç fiil ile ortaya çıkan yakın netice değil, araç fiilin işlenmesi ile suçun konusunun zarara uğraması tehlikesidir. Kanun koyucunun düzenlemenin ikinci fıkrasında amaca yönelik araç fiillerinin ayrıca cezalandırılacağını kabul etmesi de bu hususu desteklemektedir. Söz konusu düzenleme dikkate alındığında; araç fiilin işlenmesine yönelik icra hareketinin, hem zarar ya da tehlike suçu niteliğindeki araç fiilin (TCK 302/2) hem de tehlike suçu niteliğindeki amaç suçun (TCK 302/1) “fiil” unsurunu teşkil ettiği görülmektedir.” (N.K. Topçu Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar Sayfa 89, 90) Buna göre elverişli/vahim eylemin diğer tabirle araç suçun, hazırlık hareketi aşamasından icra hareketi safhasına geçmesi, en azından teşebbüs boyutuna ulaşması, “amaçlanan sonucu doğurabilecek icra hareketi olarak belirginleşmesi gerekir.” (Yargıtay CGK.09.02.2010 t.2009/9-103, 2010/22).
Kanuni tanımda yer alan araç fiilin, suç olması gerektiğinde kuşku yoktur. Müstekar uygulamaya göre araç suç, zarar ya da tehlike suçu (Yargıtay 9. CD 26.06.2012 t. 2012/2855-8069 sy.k, 15.01.2014 t. 2013/12441-2014/614 sy.k, 30.03.2010 t. 2009/8654-2010/3632 sy.k, 09.06.2011 tarihli, 2011/4202 Esas, 2011/3296 Karar sayılı kararı vb.) olabilir. Ancak suç teşkil eden her fiilin de amaç suçu oluşturmak için yeterli/elverişli olmadığı açıktır. Fiilin bu niteliği taşıyıp taşımadığı ise her olayın özelliğine göre; fiilin niteliği, işleniş biçimi, işlenme zamanı, toplumda meydana getirdiği etki, ortaya çıkan zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı, faaliyet alanı, ülke genelindeki organik bütünlüğü gibi ölçütler değerlendirilerek takdir edilecektir. Toplumda kaos ve tedirginlik oluşturacak, devlet otoritesine olan güveni sarsacak, kamu düzenini, toplum barışını bozarak devletin ülkesi, milleti ve egemenliği bakımından somut tehlike meydana getirecek yoğunluk ve ciddiyetteki eylemlerin amaç suç yönünden elverişli olduğu kabul edilmektedir. Güdülen amacın gereği olarak bu eylemlerin belli bir kişi ya da kitleye tevcih edilmesi gerekmez. Amaç tedhiş ortamı oluşturmak olduğuna göre hedefin muayyen veya gayrımuayyen olmasının da bir önemi yoktur. Her halde suçun oluşması için, failin amaca yönelik işlediği vahim eylem/elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekir.
İşlenen araç suçun vahim eylem kabul edilmesi ve failin ayrıca amaç suçtan (TCK 302 md.) da cezalandırılabilmesi için, eylemin bireysel bir amaçla/saikle değil, kanun maddesinde belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında ika edilmiş olması gerekmektedir. Failin, geçitli/müterakki suçlardaki özellik nedeniyle,
TCK’nın 302. maddesinde tanımlanan amaç suçu sabit görülüp cezalandırıldığı durumda ayrıca TCK’nın 314/1-2. maddesi gereğince cezalandırılamayacağı istikrar kazanan bir uygulama haline gelmiştir (Yargıtay 9. CD. 15.06.2009 t. 2009/6277-7540 sy.k.vb.). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sonrasında beyanlarından dönmüş olsa da sanığın kollukta ve müdafii eşliğinde savcılıkta alınan ifadeleri ile de doğrulandığı üzere sanığın iştirak ettiği belirlenen olaylar incelendiğinde,
09.10.2015 günü Diyarbakır ili ......, İlçesi ....., Köyünde Siirt ........, ilçesi Ünsan firmasına ait... plakalı araçlar PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün mensupları tarafından gasp edilmek suretiyle ateşe verilerek yakıldığı, olayın mağdurlarında yaralanma meydana gelmediği, bilgi alması yapılan şirket yetkilileri yaklaşık 1.8-2 milyon TL zararlarının olduğunu beyan ettikleri, gasp edilen araçlara ait plakalar PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün mensupları tarafından sökülerek alındığı, mağdurlar alınan ifadelerinde ......, ilçesi......, istikametinden seyir halinde iken 6-8 kişilik PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün mensubu tarafından araçlarının önü kesilerek gasp edildiği ve akabinde araçların yakıldığı,
01.08.2015 günü saat: 22:30 sıralarında ......., İlçesi Karaali Mahallesinde, faaliyet gösteren Türkiye Petrollerine ait Karaali Petrol Sahasına Ford connect marka gri renkti plakasız araç ile kimliği belirsiz silahlı altı kişinin geldiği, şirket çalışanı 5 kişinin tamamını etkisiz hale getirerek cep telefonları ile şirkete ve şirket çalışanlarına ait olan araçların anahtarlarını topladığı, yakıt tanklarının vanalarını açarak bidonlara mazot doldurup jeneratör ve konteynırlara dökerek ateşe vermek sureti ile yaktıkları, şirket çalışanlarına “vatan hainleri' denildiği, geldikleri Ford Connect marka araç ile birlikte şirket çalışanlarına ait olan...plakalı Megane marka, 64 FL 382 plakalı Suzuki marka ve... plakalı Peugeot Bipper marka beyaz renkli araç ile birlikte şirket çalışanlarını da yanlarına alarak yaklaşık 20 dk süre ile farklı bir noktaya gittikleri, daha sonra şirket çalışanı 5 kişiyi araçlardan indirerek telefonlarını teslim ettikleri, ...'ye ait olan nüfus cüzdanını alarak geldikleri, Ford Connect marka plakasız gri renkli araç ile birlikte şirket çalışanlarına ait olan... plakalı Peugeot Bipper marka beyaz renkli araç ile ayrıldıkları,
25.08.2015 günü saat: 20.00 sıralarında Silvan Çatakköprü Jandarma Komutanlığı sorumluluk alanında bulunan Silvan Batman karayolu köprü kavşağında bir grup PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün mensubunun yol kestikleri ve akabinde araçta bulunan ... yaralandığı, olayla alakalı olarak yapılan araştırmada ve alınan ifadelerde ... ve ...’nın Batman iline gittikleri, 25.08.2015 günü saat 19.00 itibarı ile dönüşe geçtikleri, komutanlık sorumluluk sahasına geldikleri esnada 6-7 kişilik PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün mensubunun ellerinde kaleşnikof ile yol kestiğini gördükleri, kendilerini durdurmaya çalışan PKK mensuplarından kaçtıkları ve arkalarından kendilerine makinalı tüfek ile ateş açıldığı ve yola devam ettikleri, 1-2 km gittikten sonra yanında bulunan ...’ya belinde ağrı hissettiğini söylediği ve beline bakıldığında belinden kan aktığını beyan ettiği , Silvan Jandarma Komando Alay komutanlığı revirine geldiğinde yapılan muayenesinde açılan ateş sonucu isabet alan mermilerden bir tanesinin sol kalçasında, diğer merminin ise omuriliğin solunda olduğu,
17.10.2015 günü ...isimli şahsın sevk ve idaresindeki Macpet Petrol İnşaat Gıda Oto Nak.Ltd.Şti ne ait 33 E 4818 plakalı araç ile Kulp ilçesinden Batman iline seyir halinde ilerlerlerken Demirkuyu Mahallesine geldikleri esnada kimliği belirsiz kişi ve kişilerce araç durdurularak aracın gasp edildiği, aynı ... aracın kimliği belirsiz kişi veya kişilerce Silvan İlçesine götürülerek yol kapatma eyleminde kullanıldığı, 28.10.2015 günü bahse konu aracın Silvan İlçe Emniyet tarafından incelemeler yapıldıktan sonra ... isimli şahsa teslim edildiği,
07.10.2015 tarihinde Silvan ........ Jandarma Komutanlığı sorumluluk sahası olan Diyarbakır İli Silvan İlçesi Başdeğirmen Mahallesi Alakum Mezrası yol ayrımı mevkiinde BTÖ mensuplarının yol keserek kanuna aykırı olarak propaganda yaptığı sırada Batman ili Kozluk ilçesine bağlı GKK minibüsünün yoldan geçtiği ve BTÖ mensuplarıyla çatışma yaşadığı, PKK/KCK Silahlı Terör Örgütü mensuplarının açtığı ilk ateşte korucu ... isimli şahsın yaralanarak Batman Bölge Hastanesine kaldırıldığı, 12.10.2015 tarihinde vefat ederek şehit olduğu, sanığın savcılıkta müdafii eşliğinde alınan beyanlarında örgüt mensuplarının bu eylemi yaptığı sıralarda kendisinin de diğer başka örgüt mensupları ile sözde Hacıçerkez alanında güvenlik güçlerince yapılabilecek operasyonlara karşı emniyet tedbiri aldığı,
30.07.2015 günü saat 19.30 sıralarında Silvan Çatakköprü Jandarma Karakol Komutanlığının Kuzey Batı istikametinden... Jandarma Karakol Komutanlığına ateş geldiği, hemen karakolun 6 nolu nöbet kulübesinden ateşe karşılık verildiği, daha sonra yapılan saldırıya karakol personeli ve BTR zırhlı aracın karşılık vermesi ile 5 dakika süren çatışma durumu bittiği, yapılan saldırıda Karakol personelinden herhangi bir zayiatın olmadığı,
24.07.2015 günü saat:21.00 sıralarında ......, Mahallesi mevkiinde yol emniyeti alan Korucu ..., ..., ..., ... ve ... isimli şahıslara kimlikleri tespit edilemeyen PKK terör örgütü mensuplarınca Kayadere mevkiinden 3-4 el taciz ateşinde bulundukları, meydana gelen olay neticesinde can kaybı ve yaralanmanın olmadığı, havanın karanlık olması ve arazinin ormanlık, kayalık olması nedeni ile silahla ateş eden PKK terör örgütü mensuplarının olay yerinden kaçarak uzaklaştıkları tespit edilmiş olmakla,
07.10.2015 tarihli eyleme iştirak iradesinin bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak delil elde edilemediğinden ...'ın kasten öldürmesi suçundan sanığın beraatine dair kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış,
Diğer eylemlere yönelik yapılan incelemede ise sanığın vahamet arzeden eylemlerde bulunduğu ve eylemlerinin TCK'nın 302. maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğu, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayininin gerektiği, ayrıca bu eylemlerden olayın özelliğine göre kasten öldürmeye teşebbüs, yağma ve nitelikli mala zarar verme suçlarından mağdur sayısınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat ve mahkumiyetine dair hüküm kurulması kanuna aykırı bulunmuştur.
V. GEREKÇE
Yetkili makamlardan izin almaksızın patlayıcı madde bulundurmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile 07.10.2015 tarihli eylemde kasten öldürme suçundan beraatine dair kararın incelenmesinde,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.03.2021 ... ve 2020/1496 Esas 2021/226 sayılı Kararında sanık müdafii ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile kasten öldürmeye teşebbüs, yağma ve nitelikli mala zarar verme suçlarından beraatine dair hükümler yönünden ise,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 02.03.2021 ... ve 2020/1496 Esas 2021/226 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.11.2023 tarihinde karar verildi.