Esas No
E. 2019/7502
Karar No
K. 2023/8117
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2019/7502 E.  ,  2023/8117 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/229 E., 2015/403 K.
ŞİKÂYETÇİ: ... Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı
SUÇ: Sahte fatura kullanma
HÜKÜM: Ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) kanun yollarına başvurma başlıklı 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçi kurumun yokluğunda verilen hükmü, vekili aracılığıyla 19.11.2015 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi Maliye Bakanlığı adına hazine vekilinin kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/229 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasının mükerrer olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi; mükerrer kabul edilen davada vergi raporlarının, olayların, kişilerin aynı olmaması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE

1.Kamu davası hakkında mükerrerlik nedeniyle ret kararı verilebilmesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mümkün olduğu ve anılan maddeye göre sadece "aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine" karar verilebileceği; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ışığında, Mahkemenin mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak olan Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/243 Esas ve 2013/117 Karar sayılı dosyasının, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan açılan kamu davası olduğu, temyize konu dava dosyasının ise, sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davası olduğu anlaşılmakla, mükerrer kabul edilen dosya ile işbu dava dosyası arasında mükerrerlik bulunmadığı gözetilerek, yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmıştır.

2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasının birinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, iddianamenin düzenlendiği 08.06.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/229 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog