5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2021/7641 E. , 2023/13060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2014/274 Esas, 2016/217 sayılı Kararının katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik, kasten yaralama ve alenen hakaret suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından ve katılan vekilinin 17.06.2016 tarihli itirazının, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/568 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenmek suretiyle reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu yönden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2014 tarihli ve 2014/50295 Soruşturma, 2014/30226 Esas, 2014/1508 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2014/274 Esas, 2016/217 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulduğuna, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara konu eylemlerinden bağımsız diplomat olarak görevli katılana yönelik kelepçelemek suretiyle karakola götürme eyleminin de görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve bu suçtan cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğinden bahisle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.02.2015 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik katılan vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2014/274 Esas, 2016/217 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.12.2023 tarihinde karar verildi.