Esas No
E. 2023/11698
Karar No
K. 2023/7915
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/11698 E.  ,  2023/7915 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/391 E., 2019/502 K.
SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2013/268 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5237 sayılı Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

2.Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 23.09.2019 tarihli ve 2019/1432 Esas, 2019/10992 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamı üzerine Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi 11.12.2019 tarihli ve 2019/391 Esas, 2019/502 Karar sayılı kararı ile önceki kararında direnme kararı vermiştir.

4.Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2020/3103 Esas, 2021/3444 Karar sayılı kararı ile direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

5.Ceza Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli ve 2021/ (Kapatılan) 14-192 Esas, 2023/308 Karar sayılı kararı ile direnme kararına konu mahkumiyet hükmündeki gerekçe isabetli bulunarak uygulamanın denetlenmesi amacıyla dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında ceza alt sınırdan uygulanmasının hatalı olduğuna, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Direnme kararının yerinde olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece; "... Tüm deliller değerlendirildiğinde ; mağdur hazırlıkta ve duruşmada aynı şekilde olayın gelişimini anlatmıştır. Mağdur ayrıca hazırlıkta ve duruşmada Psikolog uzmanlarca dinlenmiştir. Uzmanlar da mağdur beyanında farklılık yada çelişki tespit etmemişlerdir. Mağduru dinleyen iki ayrı uzman Psikolog birbiri ile uyumlu rapor ibraz etmiştir. Olay yeri incelemesi ile uzman raporunda suçun işlendiği yer, bakkalda mağdur anlatımı ile uyumlu dolab bulunduğu ve burada suç konusu olay gerçekleşmesi durumunda dışarıdan kimsenin bu olayı görmeyeceği bildirilmiştir. Adli tıp kurumu mağdurun ruh sağlığının bozulduğunu tespit etmiştir. Tanıkların suç konusu olayla ilgili bilgi ve görgüsü bulunmadığı anlatımlardan anlaşılmıştır.

Duruşma ve hazırlık anlatımları ile mağdur daha küçük yaşta iken, sanık tarafından tehdit ile korku ve endişe hissi uyandırarak mağdura fiili livata eylemi gerçekleştirdiği, hatta bu olayla ilgili mağdur iç çamaşırında kan lekesi oluştuğu, -olay sonrası mağdur eve giderek hemen iç çamaşırını değiştirdiğini bu nedenle kan lekesini annesinin gördüğünü ve sorduğunu anlatmaktadır -, mağdurun olayın korkusu içinde annesine söz konusu olayı burnumun kanını sürdüm şeklinde ifade ettiği anlaşılmaktadır. Mağdurun annesi katılan ...'nin de ifadesinde söz konusu olayı ; iç çamaşırı kan lekesini görmesi ve oğlunun burnu kanını sildiğini beyan ettiği şeklinde anlatımı ile mağdur anlatımı ile olay gelişimine yönelik kendi beyanların tutarlı ve benzer şekilde olduğu görülmektedir.

Olayın gerçekleştiği zaman ile mağdurun olayı ifşa ettiği zaman arasında yaklaşık 2,5 yıl geçtiği bildirilmesine karşın , mağdurun açık ve tekrarlayan anlatımları ve uzman raporları ile , söz konusu olayın mağdur küçükken gerçekleşmiş olduğu gerçeğiyle uyumlu olduğu görülmektedir. Uzmanlar söz konusu olayla ilgili mağdurun yaşadığı korku ve utancı tespitle mağdurun hala olayın etkisi altında bulunduğunu bildirmişlerdir. Mağdurun okul notlarındaki düşüş de yaşadığı gerilimi göstermektedir.

Mağdur anlatımı ile maddi delil olay yerine ilişkin uzman tespiti, uzman psikolog ve adli tıp raporları ile uyumu tespit edilmekte ayrıca mağdur anlatımında yer alan iç çamaşır kan lekesi gibi detayların mağdur yakını annesi Halide anlatımları uyumu görüldüğünde sanığın tehdit ile fiili livata eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya içeriğine göre ; mağdurun halen yaşadığı bu olayın etkisinde olduğu ve Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 24 Mart 2014 tarihli raporda mağdurun bu olay nedeni ile ruh sağlığının bozulmuş olduğunu belirtilmiş olması ve yukarıda anlatılan maddi delilerle uyumlu gerekçe karşısında sanığın atılı suçları sabit görülmüş ve cezalandırılması gerektiği, olayda takdiri indirim sebebi görülmediğinden TCK 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı yasa ile 5237 sayılı TCK'nun 103 maddesinde yer alan çocukların cinsel istismarı suçunun yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 7/2 maddesi gözetilerek lehe olan kanun hükmünün belirlenmesi gerekmiş olup, bu sebeple; 5237 sayılı TCK'nun 6545 sayılı yasa ile değişik 103. Maddesinin uygulanması halinde TCK'nun 103/1 -a maddesi yollaması ile 103/2 madde uyarınca takdiren ve arttırılarak 18 yıl hapis cezası , 103/4 uyarınca yarı oranında arttırılmasında 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılması gerekeceğinden 6545 sayılı yasa ile değişiklik öncesi TCK 103 maddesinin sanık lehine olduğu kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi 11.12.2019 tarihli ve 2019/391 Esas, 2019/502 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, açıklanan gerekçe içeriğine göre Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.