9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/17895 E. , 2023/7963 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddenin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılıp bu cezanın 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdur ile suça sürüklenen çocuk arasında husumet bulunduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiği ve saire nedenlere ilişkindir.
B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuk hakkında lehe hükümlerin uygulanması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesinin usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince " SSÇ ...'ın 14/07/2001 doğumlu olduğu, mağdur ...'nın ise 21/04/2002 doğumlu olduğu, SSÇ ile mağdurun arkadaş oldukları, suç tarihi olan 14/12/2015 tarihinde SSÇ'nin yol üzerinde gördüğü mağdur ...'yu bozuk olduğunu söylediği bilgisayarını tamir etme bahanesi ile evine çağırdığı, hatta bilgisayarını yapması karşılığında 15,00 TL para vereceğini de söylediği, mağdurun da bu duruma inanarak SSÇ'nin evine gittiği, evde kimse olmadığı halde boş odaya girdiklerinde SSÇ ...'ın bir anda mağdurun arkasına sarıldığı ve mağduru yere yatırdığı, mağdurun kurtulmak amacıyla boğuşmaya başladığı, bir ara SSÇ'nin elini ısırarak kapıya doğru kaçtığı ancak olay heyecanı ile kapıyı açamadığı, SSÇ'nin mağduru tekrardan yakaladığı, ellerinden tuttuğu, mağdurun bağırmak istemesi üzerine ağzını bir eliyle kapattığı, diğer eliyle de kafasına vurduğu, bir süre sonra mağdurun ayakları yerde kalacak şekilde yüz üstü koltuğun üzerine doğru eğilmesini sağladığı, bu arada ellerini sıkıca tutmaya devam ettiği, mağdurun bağırmasına karşın kimsenin duymadığı, kurtulmaya çalışsa da SSÇ'ye güç yetiremediği, sonrasında SSÇ'nin, mağdurun pantolonunu ve akabinde kilotunu indirdiği, kendi pantolonunu da indirdiği, cinsel organını mağdurun poposuna sürtmeye başladığı, mağdurun poposuna sokmaya çalıştığı ancak mağdurun kendini sıkması üzerine bunu gerçekleştiremediği, eylemine son vermeyerek aynı kast altında devam ettiği, bir ara cinsel organının tekrar mağdurun poposuna sokmaya yeltendiği, mağdurun çırpınması üzerine eylemini tamamlayamayarak son verdiği anlaşılmıştır. Kahramanmaraş Adli Tıp Kurumundan ikmal olunan 16/12/2015 tarihli raporda SSÇ'nin çocuğun cinsel istismarı suçu ile ilgili bu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirildiği, hakeza Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan raporda da işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğunun bildirildiği görülmüştür. Toplanan deliller bir arada değerlendirildiğinde; mağdur ...'nun soruşturma aşamasında alınan ve oluşa büyük ölçüde uygun olarak değerlendirilen ifade içeriği ile duruşmada alınan ve büyük oranda benzerlik gösteren anlatım içerikleri dikkate alındığında mağdurun samimi olarak SSÇ'ye aralarında iftira atmasını gerektirir bir husumet bulunmaksızın beyanda bulunduğu, SSÇ ...'ın savcılık ve mahkeme ifadelerinde gerek yer zaman gerekse de içerik bakımından mağdur ile aynı yönde anlatımda bulunduğu, mağdurdan farklı olarak eyleminin organ sokma boyutuna geçmediğini savunduğu, bu savunmanın aksine delil elde edilemediği, zira mağdurun alınan adli raporunda vücuda organ veya sair cisim sokulduğuna dair bir emarenin olmadığından bahsedildiği, bu şekilde sanığın eyleminin organ sokma boyutuna geçtiği yönünde şüphe oluşturmayacak şekilde delil elde edilemediği, oluşan şüphe durumunun SSÇ'nin lehine değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılarak, SSÇ'nin eylemine uyan ve sabit olan çocuğun basit cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/1-(1.cümle) uyarınca cezalandırılmasına, yine SSÇ'nin cinsel istismar eylemini mağdura karşı zor kullanarak yani cebir unsuru ile işlediği anlaşıldığından cezasından TCK'nın 103/4 maddesi uyarınca arttırım yapılmasına, yine SSÇ'nin cinsel istismar suçunu işlediği esnada 18 yaşından küçük mağduru cinsel amaçla ve hile kullanarak (bilgisayarı yapma bahanesiyle eve çağırarak) hürriyetinden yoksun kıldığı anlaşılmakla, SSÇ'nin TCK'nın 109/2, 109/3-f, 109/5 maddeleri gereğince de cezalandırılmasına, hürriyeti tahdit suçu yönünden şartları oluşmakla verilen cezanın TCK'nın 51 maddesi uyarınca ertelenmesine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ve yaptırımlarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istekleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/22 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.