5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2023/8204 E. , 2023/9108 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir. Mahkemenin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, Mahkemenin direnme kararı uygun bulunarak davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada; dava konusu 91 parsel yönünden davanın reddi ile 92 parsel yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Ankara ili, Pursaklar ilçesi, ... Mahallesi 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazlara müvekkillerinin malik olduğunu, davalı idarece ağaç dikilmek suretiyle fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduğunu, kadastro tutanakları ile haritalarda belli olduğu üzere ... oğlu ...'a ait yerin komisyonca kadimden beri ziraat arazisi olarak kullanılan bir yer olduğunu, üzerinde hiçbir orman örtüsünün bulunmadığını ve bu hali ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiğini, idarece herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.03.2014 tarihli ve 2013/124Esas , 2014/159 Karar sayılı kararı ile dava konusu 91 parsel yönünden davanın reddi ile 92 parsel yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucu; davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesine dayalı tazminat davası olduğu, davanın niteliği gereği husumetin Hazineye yöneltilmesi gerekirken, davalı idareye husumetin yöneltilmesi temsilcide hata olup,davanın Hazineye yöneltilmesi için davacı yana olanak verilmesi, Hazinenin delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 11.07.2017 tarihli ve 2017/175 Esas, 274 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına direnilmesine karar verilmiştir.
C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı
Mahkemenin 11.07.2017 tarihli ve 2017/175Esas, 274 Karar sayılı direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/70616142 Esas, 12466 Karar sayılı bozma ilamı usul ve kanuna uygun bulunarak, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'nun 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun(6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 22.11.2022 tarihli ve 2020/5- 15 Esas, 2022/1564 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin direnme kararı yerinde bulunarak, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunarak, 92 parselin kadimden beri ziraat arazisi olarak kullanılan bir yer olduğunu, üzerinde hiç bir orman örtüsü bulunmadığını ve bu hali ile orman sayılmayan yerlerden olduğu tespit edildiği, dolayısıyla davalı idarece herhangi bir el atma olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.092004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlâk muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
4.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dosya içeriğinden davalı idare tarafından dava konusu taşınmaza el atıldığının kabulü ile bedelinin taleple bağlı kalınarak davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri nedenle sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.