7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/4563 E. , 2023/5910 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 4774 parsele davalının haksız müdahalesi nedeniyle el atmanın önlenmesini ve müvekkillerinin murisi ...’ün vefat ettiği 15.12.2013 tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için 3.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili, birleştirilen davada sunmuş olduğu dava dilekçesinde, aynı taşınmaza yönelik, aynı iddia ile asıl davanın açıldığı tarihten itibaren 30.000,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.10.2022 tarihli dilekçesi ile talebini 66.763,68 TL olarak güncellemiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, murisi dedesine ait olduğunu, muvazaalı şekilde davacıların murisine devredildiğini, kendisinin asıl maliklerin rızası ile kullandığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuş, birleştirilen dosyaya ilişkin zamanaşımı definde bulunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.12.2015 tarihli ve 2015/181 Esas 2015/728 Karar sayılı kararıyla, tanık beyanlarına göre davaya konu taşınmazın davacılar ile davalının dedesine ait olduğu, dedeleri sağ iken yapılan fiili taksime göre davalı ve davalının babası tarafından 1985 yılından beri kullanıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.09.2020 tarihli ve 2018/5655 Esas, 2020/5170 Karar sayılı kararıyla; dava konusu parselin davacıların murisi ... adına 26.10.1984 tarihinden beri tescilli olduğu, davalının taşınmaz üzerinde kayıttan ya da mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı, tapu malikinin mirasçısı da olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi ve davacı lehine hesap edilecek ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.11.2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli ve elverişli olduğu, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının yöredeki rayice göre belirlendiği, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılarak bulunduğu anlaşılmakla, asıl davanın kabulüne, 4774 parsel sayılı taşınmaza el atmanın önlenmesine, asıl davada taleple bağlı kalınarak toplam 3.000,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısman kabulüne, 11.10.2016 tarihinden itibaren toplam 50.755,92 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyizinde, davacılar murisi ile anlaşma yaparak taşınmazı kullandığını, haksız işgalci olmadığını, ecrimisilin yüksek belirlendiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, davacı tarafın talebi aşılmak suretiyle hüküm kurulduğunu, zamanaşımının mahkemece gözetilmediğini, davacıların kullanıma muvafakati bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine, birleştirilen davada ecrimisile ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.