7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/20040 E. , 2023/7737 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.Açıklanması geri bırakılan hükümde suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmesine rağmen denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklandığında suça konu ürünlerin müsaderesi hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de mahallinde bu hususta her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 5101 sayılı Kanun ile değişik 81 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının (1/a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 19.01.2011 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 24.10.2012 tarihleri arasında dava zamanaşımının durduğu anlaşılmıştır.
3.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen en son işlem olan mahkûmiyet kararının verildiği 26.09.2007 tarihinden itibaren 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresinin durma süresinin de eklenmesi ile hüküm tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek davanın düşürülmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2019 tarihli ve 2018/1027 Esas, 2019/362 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.