4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2023/13995 E. , 2023/26327 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanıklar hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in temyiz isteminin özetle; suçlamayı kabul etmediği, teşebbüs hükümlerinin uygulanmadığı, mağdurların beyanlarının alınmadığı, geçmiş sabıkaları hakkında indirim yapılmasına engel olmadığı, haksız olarak kendisine ceza verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2.Sanık ...'nın temyiz isteminin özetle; aracının çalındığını trafik şube müdürlüğüne bildirdiği, gerçek suçlu araştırılmadan hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, olayda kast kusur durumunun olmadığı, mağdur sıfatı ile dosyada yer alması gerekirken sanık olarak yargılandığı, sanık ... ile görüşmeleri araçtaki sıkıntılar nedeni ile yaptığı, dosyadaki diğer telefonların kendisi tarafından kullanılmadığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
3.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin özetle; göçmen sayısı ile sanıkların göçmenleri taşıdıkları araçla olay esnasında trafik kazası geçirdikleri ve olay yerinde göçmenleri bırakarak kaçtıkları da gözetildiğinde usul ve yasaya aykırı olarak alt sınırdan hüküm kurulduğu, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların göçmen kaçakçılığı suçundan cezalandırılmaları talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek suç tarihinde suçta kullanılan kamyonda ele geçen cep telefonunda kayıtlı ''O'' rumuzu ile kayıtlı olan .... numaralı telefon ile sanık ... adına kayıtlı bulunan telefon ve sanık ... adına kayıtlı telefon arasında iletişimin tespiti, sanık ...'ın kamyon konusunda çalındığı iddiası ve polise başvurduğuna dair beyanına rağmen bunun asılsız çıkması ve suç tarihinden çok kısa süre önce sanık ...'nin bu kamyonu alarak daha sonra diğer sanığa sattığı iddiasında bulunması nedeni ile sanıkların beyanlarının cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek itibar edilmemiş ve sanıkların yabancıların yasa dışı yollarla ülkeye girişine imkan sağlayıp bu kişileri yurt dışına çıkartmaya teşebbüs ettiklerinin kabulü ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriği, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından; sanıkların atılı suçları işlediğine ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanıklar hakkında verilen sonuç cezanın miktarı itibariyle Kanuni koşulların oluşmadığı anlaşıldığından lehe hükümlerin sanıklar hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair değerlendirmenin yerinde olduğu, temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından hükümlerde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede bozma sebebi dışındaki başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine karşın, adli para cezasına hükmedilmemesi,
2.Göçmenlerin suçun mağduru olmayıp, suçun konusunu oluşturmasına rağmen gerekçeli karar başlığında mağdur olarak gösterilmeleri,
3.Temel cezanın belirlenmesinde, suçun işleniş biçimi, failin kasta dayalı kusurunun yoğunluğu, olayın meydana geliş şekliyle göçmen sayısı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4.Göçmenlerin taşıma işinde kullanılan kamyon ile taşınması, kamyonda göçmenlerin yanında çok sayıda meyve-sebze kasasının bulunması ve bu durumun göçmenlerin hayatı bakımından tehlike arz etmesi nitekim kamyonun seyir halinde iken kaza yapması neticesinde bir kısım göçmenin yaranlandığının anlaşılması karşısında;sanıkların eylemlerini göçmenlerin hayatları bakımından tehlike oluşturacak şekilde gerçekleştirmelerine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması nedenleri ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıkların ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.12.2023 tarihinde karar verildi.