Esas No
E. 2014/13622
Karar No
K. 2014/14717
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2014/13622 E.  ,  2014/14717 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 08/02/2013

NUMARASI : 2012/286-2013/93

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, Bursa 6. İcra Müdürlüğü’nün 2006/4255 İflas sayılı takip dosyasında 26.01.2009 tarihinde davacı üçüncü kişinin iş yerine gidilerek 6 adet tekstil makinesinin borçluya ait olduğu gerekçesi ile tespitinin yapıldığını, mahcuzların 4 tanesinin fatura ile satın alındığını, diğer iki tanesinin kiralandığını, iş yerinin ve mahcuzların borçlu şirket ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı alacaklı vekili, davacı üçüncü kişi şirketin borçlunun adresinde yine borçlu şirketin ortakları tarafından kurulduğunu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için muvazaalı olarak ileri sürüldüğünü, müflis borçlu hakkında tasfiye işleminin devam ettiğini, dava konusu makinelerin de tasfiyeye esas olmak üzere tespitinin yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı müflis borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre: dava konusu haczin borçlu şirketin adresinde yapıldığı, üçüncü kişi şirketin borçlunun ortakları tarafından yine borçlunun adresinde kurulduğu, iflas kararında borçlu şirketin alacaklıların zararına şirket malvarlığının yeni kurulan şirketlere aktarıldığının tespit edildiği, istihkak iddiasının muvazaaya dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükmün temyiz incelemesinde; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 16.04.2012 gün, 3245–4664 sayılı kararı ile; uyuşmazlığın iflastan doğan istihkak iddiası niteliğinde bulunduğu, hakkında verilip kesinleşmiş iflas kararı bulunan borçlu şirketin taraf ehliyetini yitirdiği, yerine iflas masasının geçtiği, bu nedenle iflas idaresi adına dava dilekçesi ekli davetiye tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda iflas idaresi adına davetiye tebliği sağlanmış, yapılan yargılama sonucunda: dava konusu haczin borçlu şirketin adresinde yapıldığı, davacı üçüncü kişi şirketin ise müflis borçlunun ortakları tarafından yine borçlunun eski adreslerinde faaliyet göstermek üzere kurulduğu, iflas kararında bu durumun değerlendirilerek alacaklıların zararına şirket malvarlığının yeni kurulan şirketlere aktarıldığının tespit edildiği, istihkak iddiasının muvazaaya dayandığı ve sunulan delillerin de her zaman temini mümkün belgelerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 228. vd. maddeleri uyarınca açtığı “iflastan doğan istihkak” davası niteliğindedir. İflas kararının alınmasına neden olan Takip dosyasına ilişkin İİK’nun 33/a maddesi uyarınca verilip kesinleşmiş icranın geri bırakılması kararı bulunmaktadır. Bu karar üzerine anılan madde hükmü uyarınca alacaklı tarafından zamanaşımının vaki olmadığını kanıtlamak için 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açılıp açılmadığı araştırılmamıştır. Bu durumun iflas davası sırasında araştırılıp araştırılmadığı ve ne şekilde değerlendirildiği dosya içerisindeki gerekçeli iflas kararının içeriğinden de anlaşılamamaktadır. Bu hususlar dikkate alınmadan yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli değildir. Diğer yandan iflastan doğan istihkak davasının açılmasından önce İİK’nun 228. maddesindeki prosedürün işletilmediği, talebin İİK’nun 96. vd. uyarınca değerlendirilip takibin devamı kararının alındığı ve istihkak davasının bundan sonra açıldığı görülmüştür. Her iki durumun dava şartları açısından istihkak davasına etkisi tartışılıp değerlendirilmeden işin esasına yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.

2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyizi itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 11.07.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog