Aramaya Dön

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/1013
Karar No
K. 2024/71
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/1013 Esas
KARAR NO: 2024/71
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/12/2022
KARAR TARİHİ: 18/01/2024

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 20/12/2022 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından, davalı yana ait taşınmazda mimari çalışmalar yapıldığını, yapılan işin sonucunda---------Belediyesi'nden onay alınarak hizmetin eksiksiz olarak yerine getirildiğini ve davalıya teslim edildiğini, bunun neticesinde ------- Odası'nın tarifesine göre fiyatlandırma yapılarak 28.07.2022 tarihli faturanın düzenlendiğini, davalının herhangi bir ödeme gerçekleştirmeden iade faturası düzenlediğini, fatura bedelinin ödenmesi hususunda davalı yana 10.08.2022 tarihinde -------- aracılığıyla alma haberli ihtarname keşide edildiğini, ancak davalının aldığı hizmetin bedelini ödemediğini, bunun üzerine --------- esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek, davalı itirazının iptaline ve takibin devamına, yargılama giderlerinin de karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili Mahkememize sunduğu 05/01/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin, şirkete ait gayrimenkullerin satışı ve kiralama işleri ile iştigal ettiğini, davacının iddiasına konu olan taşınmazın da bu taşınmazlardan biri olduğunu, söz konusu taşınmazın 04.11.2021 tarihinde dava dışı ---------Şti.'ye kiralandığını, hizmet verildiği iddia edilen mecurun 04.11.2021 tarihinde dava dışı -------- firmasına kiralandığını ve müvekkilinin Kasım 2021 döneminden sonra bu taşınmaz üzerinde hiçbir tasarruf yetkisinin kalmadığını, davacının bu hususu çok iyi bildiğini, nitekim davacının eksik iş ve işlemleri ile kiracının ilgili ilçe belediyesinden izin almaksızın tadilat yapması nedeniyle müvekkili aleyhine 1.066.000,00 TL imar para cezası kesildiğini, bu nedenle para cezasının iptali hususunda --------esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bahse konu taşınmazın mimari projesinin bulunmadığını, vukuat varakasına göre halihazırdaki haliyle iskanlı sayıldığının açıkça belirtildiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında vekalet, hizmet ve de başka bir ticari ilişki bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli dava sebebiyle davacının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden tarafların son tescil bilgileri celp ve tetkik edilmiştir.---------- Esas sayılı dosyası celp ve tetkik edilmiştir.---------Belediye'ne müzekkere yazılarak -------- İli, -------- İlçesi, --------- Mahallesi, --------- pafta,------- ada,----------- parsel de bulunan taşınmazın mimari projelerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT

Dava alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 67 vd. düzenlenmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bilirkişi heyeti 02/11/2023 tarihli raporunda özetle; davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğunu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğunu, davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğunu, davalı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğunu, davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı yandan takip tarihi itibarı ile kaydi olarak 94.400,00 TL alacaklı göründüğünü, davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı yana takip tarihi itibarı ile kaydi olarak borçlu görünmediğini, 4. Davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, davacı yana takip tarihi itibarı ile kaydi olarak borçlu görünmediğini, davacı yanın alacağına dayanak yaptığı fatura içeriğine konu işin davacı yan tarafından teslim alındığı veya işin kabul edildiğine dair somut teşvik edici herhangi bir mali veriye dosya içinde rastlanılmadığını, yine dosya içerisinde davacının davalı ile davaya konu işe ilişkin yaptığı yazılı bir sözleşmeye rastlanılmadığını rapor ve beyan etmiştir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında, fatura düzenlenmesini tek başına ispat aracı saymamakta; hizmetin verildiğine ve malların teslimine yönelik yazılı delil bulunmasını muhakkak gerekli görmektedir.Bu yönde --------- Kararında işbu husus açıkça irdelenerek net bir hüküm ortaya konulmuştur: "...Fatura, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ( TTK ) 'nda tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" şeklinde tanımlanmıştır. Bu hükümler çerçevesinde, 24.12.2003 Tarih ve --------- Sayılı --------- yayımlanan -------- sayılı kararında ise Fatura; "Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir" şeklinde tanımlanmaktadır . İrsaliyeli Fatura ise Vergi Usul Kanunu'nun 211 Sayılı Genel Tebliği ile düzenlenmiştir. Tebliğde irsaliyeli faturanın hangi hâllerde ve kaç adet düzenlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Faturada düzenleyenin adı, ticari unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, malın nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı, nereye ve kime gönderildiği, müşterinin adı, ticari unvanı, adresi, var ise vergi dairesi ve hesap numarası, faturanın seri ve müteselsil sıra numarası, düzenleme tarihi saati ve anlaşmalı matbaaya dair bilgilere yer verilmesi gerektiği açıklanmış; bu bilgilerin eksik olması hâlinde ise irsaliyeli faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağı belirtilmiştir.Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; 6762 Sayılı TTK'nın 23. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun içinde öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, ticaret sicil kayıtları, fatura, takip dosyası, bilirkişi heyet raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde HMK 190. Maddeye göre, “ispat yükü, idda edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” Bu maddeye göre davacının iddiasını kanıtlayıcı belgeleri dosyaya sunması zorunlu olup, dosyada anılan belgeler bulunmamaktadır. Davacının iddiasını kanıtlayıcı belgeler görülemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Başlangıçta peşin olarak alınan 1.140,62 TL harcın alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 713,02‬ TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6.Yatırılan gider avansından kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/01/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.