8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/15640 E. , 2014/16083 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/05/2014
NUMARASI : 2014/295-2014/372
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekilinin ilam kesinleşmeden takip yapılamayacağı iddiası ile İcra Mahkemesi'ne başvurması üzerine, Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 16.05.2014 tarihli Tensip Tutanağı ile "şikayetin reddine" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda; “ şikayetin kabulüne, Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2014/4892 sayılı takibinin iptaline " şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kısa karar yerine geçen tensip tutanağı ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. T.C. Anayasası, yargılamada aleniyet ilkesini benimsemiştir. Buna göre, yargılama açık olarak yapılacak ve HMK'nun 297/2. maddesi hükmü gereğince de yargılama sonunda verilen kararda taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça gösterilecektir. Aynı Kanun'un 298/2. maddesi hükmü ise sonradan yazılacak gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağına amirdir. Bu nedenle Mahkeme hükmü tek olduğundan ve kısa kararla aynı sonuçları taşıyacağından kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişki halinde ortada yasaya uygun bir hükmün varlığından söz edilemez. Nitekim Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunmasının bozma nedeni sayılacağı belirtilmiş olup, Mahkemece yapılacak iş; önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişki giderilmek suretiyle yeni bir karar vermekten ibarettir.