9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/9849 E. , 2023/8357 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun'un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.kÖdemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2022 tarihli 2021/114 Esas 2022/170 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocukların, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ayrı ayrı 10 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/1564 Esas, 2022/1621 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.12.2022 ve 16.07.2023 tarihli asıl ve ek tebliğnamelerinde suça sürüklenen çocuklar hakkındaki hükümlerin "Mağdurenin ifadesinin alınması esnasında kendisinde obsesif kompulsif psikolojik rahatsızlığı bulunduğunu, Lustral ve Risperdal isimli ilaçları kullandığını, mağdur sıfatının bulunduğu farklı soruşturma dosyalarının da bulunduğunu beyan ettiği, Adli Görüşme Değerlendirme raporunda ise mağdurenin beyanlarına kısmen itibar edilebileceğinin belirtildiği, buna göre söz konusu raporun içeriği itibarıyla yeterli olmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince mağdurenin dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek suç tarihi itibarıyla akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bundan dolayı kendisine karşı işlenen fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, beden veya ruh bakımından kendisini savunabilecek durumda olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında ayrıntılı rapor alınarak toplanacak delillere göre suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi," gerekçesiyle "bozulması" yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, aynı suçlardan dolayı bir çok dosyası bulunduğuna, mağdurenin tüm tedavi evraklarının getirtilmesi gerektiğine, mağdurenin üzerinde suça sürüklenen çocuğa ait bir bulgu olmadığına, diğer suça sürüklenen çocukla gerçekleşen eylemin ... ...'in evinde gerçekleşmesi nedeniyle aleyhine kabul edilemeyeceğine, mağdure hakkında tek hekim tarafından düzenlenen iç beden muayene raporuna, sadece öpüşme ve sürtünme şeklinde gerçekleşen eylemlerin sarkıntılık suçu kapsamında kaldığına, takdiri indirim nedenleri uygulanmamasına hangi eylemin neden olduğunun gerekçede gösterilmediğine ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ...
Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurenin beyanlarının aile baskısı ile kurgulandığına, aşamalarda çelişkili ve tutarsız olduğuna, duhul gerçekleşmeden de sperm hücresinin bulunabileceğine, eylemin organ sokma suretiyle gerçekleşmediğine, mağdurenin geçmişteki dosyaları, kendi anlatımları dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilmediğinin ortada olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlere ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocukların vuku bulmuş şiddet veya şiddet tehlikesinin önlenebilmesi amacıyla alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine ve vekalet ücretine hükmedilmesi taleplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suça sürüklenen çocuklar ile mağdurenin farklı tarihlerde duygusal birliktelik yaşadıkları, mağdurenin çocuk izlem merkezinde, suça sürüklenen çocuk ...'nin kendisini rızası dışında suça sürüklenen çocuk ...'e ait motosikletle yine onun evine götürdüğünü, ...'nin özel bölgesinin kendi ön özel bölgesinin içine az girdiğini, yine bir ay önce aynı evde suça sürüklenen çocuk ...'in özel bölgesinin kendi ön özel bölgesinin içine girdiğini ifade ettiği, 08.05.2020 tarihli mağdureye ait genital muayenede; vajinal yoldan organ veya sair cisim sokmanın tıbbi delillerinin bulunduğunun, hymendeki yırtığın nitelikleri dikkate alındığında, çocuğun ifadesinde belirttiği bir ay önceki duhulle uygun olduğunun bildirildiği,
Mahkemece, suça sürüklenen çocuk ...'nin, mağdure ile yalnızca rızası dahilinde öpüşme ve cinsel organlarının sürtünmesi şeklinde cinsel yakınlaşmanın gerçekleştiğini savunmasına karşın mağdureye ait külot ile atletten alınan örneklerde rastlanan sperm hücresinin ve elde edilen DNA profillerinin suça sürüklenen çocuk ...'den alınan DNA profili ile uyumlu olması, mağdurun vajinal bölgesinden alınan sürüntü örneğinin suça sürüklenen çocuk ... ile mağdurenin DNA profillerini bir arada içerdiğinin tespitinin, suça sürüklenen çocuğun bu yöndeki savunmalarının aksine mağdurun cinsel bölgesine cinsel organının arada herhangi bir cisim olmaksızın temas ettiğini gösterdiği ve mağdurun anlatımının bu haliyle doğrulandığı, ayrıca mağdurenin genital muayenesinde hymende yırtığın bulunması nedeniyle cinsel ilişkinin varlığının da bu hususa delil teşkil ettiği,
Suça sürüklenen çocuk ...'in, mağdure ile yalnızca rızası dahilinde öpüşme ve cinsel organlarının sürtünmesi şeklinde cinsel yakınlaşmanın gerçekleştiğini savunmasına karşın, olay yerinde ele geçirilen çarşaf üzerindeki meni lekesinden elde edilen örneklerin suça sürüklenen çocuk ... ile mağdurenin DNA profillerini bir arada içerdiğinin tespit edildiği, mağdurenin genital muayenesinde hymendeki yırtığın nitelikleri dikkate alındığında, ifadesinde belirttiği bir ay önceki duhulle uygun olduğunun tespit edilmesine nazaran, mağdurun suça sürüklenen çocuk ... ile bir ay önce cinsel birliktelik yaşadıkları anlatımının doğrulandığı, Mağdurenin eylem tarihinde on beş yaşından küçük olması nedeniyle rızasının hukuken geçerli olmadığı birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocukların üzerilerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediklerinin mahkemece sabit görüldüğü anlaşılmıştır.
2.Suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, suçun konusunun önem ve değeri nazara alınarak alt sınırdan ceza tayin edildiği, suça sürüklenen çocukların fiilden sonraki tutum ve davranışları, eylemleri nedeniyle samimi bir pişmanlık gösterdiklerine rastlanılmaması ve olumsuz sosyal ilişkileri nazara alınarak takdirî indirim hükmünün tatbikine takdiren yer olmadığı belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, hükümde yargılama giderlerine ilişkin kısmın (E) bendinde yer alan bölümünün çıkarılıp yerine “E-SSÇ'lerin sarfına sebebiyet verdiği 6 tebligat için 114,00-TL, 47.745,00-TL ATK masrafı, 94,38-TL sarf kararı, mağdura atanan zorunlu vekil gideri 1.536,00 TL olmak üzere toplam 49.489,38-TLyargılama giderinin SSÇ'lerden eşit oranda alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,” ibaresinin eklenmesi dışında bir isabetsizlik görülmediğinden müsnet suçlardan dolayı suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça sürüklenen Çocuklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Teşdide İlişkin Temyiz İstemleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, İlk Derece Mahkemesi ile istinaf incelemesindeki gerekçe içeriklerine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin iddia, iddiayı kısmen doğrulayan savunmalar ve bilirkişi raporları ile saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Vekalet Ücretine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun Anayasa ve uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir.
Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
C. Tebliğname Yönünden
Dosya kapsamı, mağdurenin soruşturma ve kovuşturmadaki beyanları akabinde düzenlenen adli görüşme raporları ve mağdurenin beyanının olayın tek delili mahiyetinde bulunmaması, Mahkeme gözlemi, suça sürüklenen çocukların savunmaları, muayene ve biyoloji ihtisas raporları ile mağdurenin yaşı dikkat alındığında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/1564 Esas, 2022/1621 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.