Esas No
E. 2023/9954
Karar No
K. 2023/8304
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/9954 E.  ,  2023/8304 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/580 E., 2023/780 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1....

3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2023 tarihli ve 2022/807 Esas, 2023/151 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun; 10.07.2022 tarihinde işlediği çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü ve son fıkraları, 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/580 Esas, 2023/780 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdure vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II-TEMYİZ NEDENLERİ

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Teşditli ceza verilmesi gerektiği ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi

Cinsel ilişkinin rıza ile gerçekleştiği, katılan mağdurenin ailesinin de bu duruma onay verdiği ve müvekkili damat olarak kabul ettiği, 2022 yılının Mayıs ayında olayların gerçekleştiği iddia edilmesine rağmen bu tarihten sonra da tarafların görüşmeye devam ettikleri ve katılan mağdurenin müvekkile yönelik aşk dolu mesajlar attığı, bu hususun müvekkilin annesi tarafından dosyaya ibraz edilen deliller ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu, müvekkilin kendisine zorla istismarda bulunduğunu iddia eden katılan mağdurenin beş gün sonra gene müvekkille buluşmaya gitmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, katılan mağdure ve ailesi tarafından sunulan mesajların kesilerek dosyaya konulduğu, bu sebeple mesajlarda anlam bütünlüğü bulunmadan değerlendirme yapıldığı, ayrıca mesajların tamamı Mahkemece temin edilmeden eksik inceleme ile karar verildiği, katılan mağdurenin aşamalarda çelişkili anlatımlarda bulunduğu, katılan mağdurenin ifadelerinin tanıklar ... ve ... tarafından teyit edilmediği, katılan mağdure ve annesinin beyanları arasında da çelişkiler olduğu, katılan mağdurenin şiddet gördüğü iddiası ile maddi gerçeğin birbiriyle uyuşmadığı, katılan mağdurenin adet kanaması olması sebebiyle müvekkilin katılan mağdureye montunu verdiği, Çocuk İzleme Merkezinde katılan mağdureyi yönlendirecek şekilde ifadesinin alındığı, katılan mağdurenin diğer tanıkları Mahkeme ifadeleri öncesinde yönlendirmeye çalıştığı, olayın intikal şekli ve zamanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tanık ...'nın doğrudan görgü sahibi olmadığı ve beyanlarında çelişkiler bulunduğu, müvekkil ve katılan mağdure arasında ayrılmaları ve müvekkilin başka bir kızla görüşmesi gerekçesiyle husumet oluştuğu, katılan mağdurenin müvekkil ile görüşmek konusunda ısrarının tanık anlatımlarıyla sabit olduğu, katılan mağdurenin psikolojik sorunları bulunduğu ve uyuşturucu kullandığı, müvekkilin katılan mağdurenin ailesine bu hususu bildirmesi sebebiyle de husumet oluştuğu, müvekkilin katılan mağdurenin ailesi tarafından darp edilmesinden dolayı sağlıklı bir şekilde ifade vermediği ve bu hususta devam eden soruşturma dosyasının Mahkemece getirtilmediği, HTS kayıtları ve katılan mağdureye ait instagram hesaplarına ilişkin mesaj kayıtları Mahkemece temin edilmeden karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun isnat edilen suçla ilgili fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olup olmadığına dair rapor alınması gerektiği, katılan mağdurenin eski erkek arkadaşı Baran'ın da Mahkemece dinlenilmesi gerektiği, katılan mağdurenin soyut beyanları dışında cinsel ilişkinin cebir, tehdit ya da hileyle gerçekleştiğine dair dosyada delil bulunmadığı, tanık Sena'nın küçük olması sebebiyle kanuni temsilcisinin rızasının alınması gerektiği, belirtilen gerekçelerle suça sürüklenen çocuk hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan yargılama yapılması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince, ''Suça süreklenen çocuğun mağduru ağzını kapatmak ve boğazını sıkmak suretiyle cebir kullanarak mağdurun vücudu üzerinde gerçekleştirdiği ve şehevi nitelikte olan cinsel arzularını tatmin amacına yönelik olarak organ sokmak suretiyle zincirleme olarak gerçekleştirdiği eylemlerin TCK'nın 103/2. Maddesinde tanımlanan organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuğun organ sokmak suretiyle cinsel istismar suçundan temel ceza belirlenirken TCK'nun 61. Maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar dikkate alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Suça sürüklenen çocuğun mağdura karşı eylemlerini aynı suçun işlenmesi kararının icrası kapsamında 1 hafta arayla dükkanda ve evinde gerçekleştirmesi sebebiyle cezasında zincirleme suç hükümleri çerçevesinde TCK 43/1 uyarınca takdiren 1/4 oranında artırım uygulanmıştır. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubu içerisinde olması sebebiyle cezasında TCK 31/3 uyarınca yaş küçüklüğü indirimi yapılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında geçmişi, cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edilerek TCK 61/1uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Bu itibarla suça sürüklenen çocuğun, çocuğun zincirleme şekilde nitelikli cinsel istismarı suçundan sonuç olarak 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına..'' şeklindeki gerekçeyle cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında ''2022 yılı Mayıs ayı'' yerine ''Nisan 2022'' olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

2.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm, olayın intikal şekli ve zamanı, katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, eylemin katılan mağdurenin rızası hilafına işlendiği hususunun şüphede kaldığı, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinde yer alan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 07.04.2023 tarihli ve 2023/580 Esas, 2023/780 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre suça sürüklenen çocuğun TAHLİYESİNE, Başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ...

3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.