9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/11209 E. , 2023/8310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2012 tarihli ve 2009/15 Esas, 2012/359 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü fıkrası ve altıncı fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.12.2012 tarihli ve 2009/15 Esas, 2012/359 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2018/2464 Esas, 2018/2660 Karar sayılı ilâmıyla; ''Hükmün gerekçesinde sanığın, mağdurla fiili livata suretiyle ilişkiye girdiğinin belirtilmesi karşısında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 103/2. maddesi uyarınca cezalandırılması yerine yazılı şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan dolayı aynı Kanunun 103/1. maddesi ile hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini...'' şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2019 tarihli ve 2018/210 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası ve altıncı fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2019 tarihli ve 2018/210 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararının sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 21.03.2022 tarihli ve 2021/11255 Esas, 2022/2500 Karar sayılı ilâmıyla; ''Olayın oluş şekli, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 22.10.2008 tarihli raporda orta derecede mental retardasyonu olup, ifadelerine ancak ana hatlarıyla ve diğer delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği belirtilen mağdurun aşamalardaki soyut iddiaları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi...'' şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2022/170 Esas, 2023/174 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Usul ve yasaya aykırı beraat kararının bozulması ve sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Ceza yargılamasının asıl amacının maddi gerçeği ortaya çıkartmak olduğu, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece ''Mağdurun 22.10.2008 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'ndan alınan rapora göre orta derecede mental retardasyonu olduğu ve ifadelerine ancak ana hatlarıyla ve diğer delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceği belirtildiği, buna göre tanık beyanlarıyla da desteklenmeyen mağdur beyanlarının soyut kaldığı, sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğine yönelik şüphede kalan mağdur beyanları dışında somut delil bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanması ilkesinin ceza yargılaması hukukunun evrensel ilkesi olduğu, sanık hakkında ceza verilebilmesi için, suçun kuşkuya yer vermeyecek bir kesinlik ile ispat edilmesinin gerekliliği, gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı ve yine ceza mahkumiyetinin yargılama sürecinde toplanan kanıtların bir kısmına dayanılıp bir kısmı göz ardı edilerek ulaşılan ihtimali kanıya değil kesin ve açık bir ispata dayanmasının gerektiği; delillendirmenin de hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermeyecek açıklıkta bulunmasının gerektiği, kaldı ki yüksek de olsa bir olasılığa dayanılarak sanığın cezalandırılmasının, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan, varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği, ceza yargılamasında mahkumiyet hükmünün bir olasılığa değil, her türlü şüpheden uzak bir kesinliğe dayanmasının gerekeceğine dair evrensel kurallar da göz önüne alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı...'' şeklindeki kabul ile atılı suçtan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2023 tarihli ve 2022/170 Esas, 2023/174 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.