Esas No
E. 2022/3200
Karar No
K. 2023/5443
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2022/3200 E.  ,  2023/5443 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/950 E., 2022/379 K.
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2010/202 E., 2021/44 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ve ... ... vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 24.03.2022 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkileri adına tapuya kayıtlı bulunan dava konusu taşınmaz üzerinde kat karşılığı inşaat yapılması için yüklenici sıfatı ile hareket eden ... ile 01.01.1984 tarihinde inşaat sözleşmesi düzenlenmiş olduğunu ancak yüklenicinin üstlendiği inşaat yapma edimini yerine getirmemesi nedeniyle inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, bu karar gereğince yüklenici adına kayıtlı bağımsız bölümler ile yüklenici payına isabet ... de yüklenici tarafından üçüncü kişilere devir edilen bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının müvekkilleri adına tescilinin sağlandığını, davalı ...'ın kötü niyetli olarak 20 numaralı bağımsız bölümü kendi uhdesinde tuttuğunu ve diğer davalı ...'e kiraya vermek sureti ile işgal ettiğini beyanla el atmasının önlenmesi ile tahliyesine karar verilmesini, geriye etkili feshin kesinleşme tarihinden itibaren işleyen ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tahliye davalarında Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davalının diğer davalı ...'ın kiracısı olmasının ve davacılar ile davalı müvekkili arasında bir akit bulunmaması nedeni ile tahliye davasının reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yüklenicinin imalat bedeli kendisine ödeninceye kadar bu taşınmazlar üzerinde hapis hakkının mevcut olduğunu, söz konusu taşınmazların arsa sahiplerine teslim mecburiyetinin olmadığını, yüklenicinin halefi durumunda bulunan davalının da teslim borcunun bulunmaması nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, davalının teslim yükümlülüğünün bulunmaması nedeni ile davacı tarafın ecrimisil talebinde de bulunamayacağını, davalıların ayrıca söz konusu dükkana zorunlu ve faydalı giderler yapmış olduğunu, kendisine yapmış olduğu bu giderler tazmin edilinceye kadar hapis hakkından ... dükkanı teslimden kaçınma hakkının olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"Somut olaydaki uyuşmazlıkta Silifke ilçesi, Gazi Mahallesi, Hastane Caddesi 37 pafta, 958 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine yüklenici sıfatı ile hareket eden asli müdahil ... ile 01.01.1984 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, yüklenicinin inşaat yapma edimini yerine getirmediği, bunun üzerine arsa sahipleri tarafından Silifke Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/420 Esası ile inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi davası açıldığı,davanın yapılan yargılaması sonucu kabulüne karar verildiği,temyiz incelemesi sonucu kararın bozularak Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/418 Esas numarası aldığı ve neticede arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile yükleniciden bağımsız bölüm satın ... üçüncü kişilerin tapu kayıtlarının iptali ve arsa malikleri adına tesciline karar verildiği, kararın taraflar arasında yapılan sözleşmenin geriye etkili olarak 06.10.2003 tarihinde kesinleştiği, dava konusu zemin kat 20 nolu bağımsız bölümü davalı ... ...'ın yüklenici asli müdahil ...'dan satın aldığı ve yukarıda belirtilen mahkeme ilamı ile tapu kaydının iptaline karar verildiği ancak davalının buna rağmen taşınmazı kiraya vermek sureti ile kullanmaya devam ettiği ve davalı ...'e kiraya vererek gelir elde ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın değeri ve ecri misil alacağının belirlenmesi amacıyla 04.03.2015 tarihli bilirkişi raporu alındığı, ayrıca bilirkişi tarafından ecrimisil yönünden davacıların hissesine düşen miktarların ayrı ayrı hesaplandığı, alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya uygun, ayrıntılı ve denetime açık olduğu, davalıların dava konusu taşınmaza yönelik vaki el atmalarının haksız olduğu ve korunmaya değer herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, her ne kadar asli müdahil tarafından yüklenici olan müvekkilinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedilmesi nedeniyle arsa maliklerinden alacaklı olduğunu, alacak ödeninceye kadar yüklenici müvekkilinin hapis hakkı olduğu,bu alacağa yönelik olarak dava açıldığı,davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmişse de asli müdahale dilekçesinin incelenmesinde talebin eda niteliğinde olmadığı, Yargıtay uygulamaları doğrultusunda bekletici mesele yapmayı gerektirir bir durum olmadığı bu kapsamda emsal nitelikte olan Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/734 Esas, 2015/354 karar sayılı kararı ile yine aynı mahkemenin 2014/155 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla asli müdahil ...'ın talebi dahil olmak üzere fazlaya dair tüm taleplerin reddine karar verildiği, takip edilmeyen ve süresi içerisinde yenilenmeyen davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verildiği..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ... ... tarafından dava konusu 20 numaralı bağımsız bölüme gerek kiraya vermek ve gerekse kullanmak suretiyle gerçekleştirmiş olduğu el atmanın önlenmesine, ... ...'dan taşınmazı kiralayan diğer davalı ...'in taşınmazdan tahliyesine, 10.154,06 TL ecrimisilin davalı ... ...'dan dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, ..., ..., ..., ... ..., ... ... ve ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ...

ve ... ... vekili ve asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde, Davaya konu taşınmazda iştirak halinde mülkiyetin söz konusu olduğunu, davacı tarafın davaya konu taşınmazın ortaklarının tamamından olur alamadığını ve miras şirketine de temsilci atatamadıklarından dolayı davanın reddi gerektiğini,

Davalı müvekkillerinin davaya konu taşınmaz için yapmış olduğu zorunlu ve faydalı masraflar olması nedeniyle davaya konu taşınmaz üzerinde hapis hakkı mevcut olduğundan taşınmazı teslim mecburiyeti olmadığını, kendisine bu giderler ödenmedikçe ecrimisile hükmedilemeyeceğini ve müdahalesinin men’ine karar verilemeyeceğini, Davalı müvekkillerinin davaya konu taşınmazı asli müdahil yüklenici ...’a teslim ettiklerini, davanın tarafı olmadıklarını, şu an işgalcinin ... ... olduğunu, Davacının ıslah ile talep ettiği ecrimisil alacağının zamanaşımına uğradığını, Yerel mahkemece HMK'nun 186 ncı madde sözlü yargılama usulü uygulanmadan karar verildiğini, tarafların sözlü yargılamaya davet edilmeden dosyadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davalılardan müvekkili ...'in de kendini vekille temsil ettirmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davalı ... lehine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür. Asli müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde;

Davacı tarafın davaya konu taşınmasın ortaklarının tamamının olurunu alamadıklarını ve miras şirketine de temsilci atatamadıklarından dolayı davanın reddi gerektiğini,

Dava konusu taşınmaz üzerinde yüklenici sıfatı ile hareket eden asli müdahil ... ile 01.01.1984 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, yüklenicinin inşaat yapma edimini yerine getirmediğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiğini, dava konusu zemin kat 20 nolu bağımsız bölümü davalı ... ...'ın yüklenici asli müdahil ...'dan satın aldığını, asli müdahil tarafından yüklenici olan müvekkilinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshedilmesi nedeniyle arsa maliklerinden alacaklı olduğunu, alacak ödeninceye kadar yüklenici müvekkilinin davaya konu taşınmazlar ve bağımsız bölümler üzerinde TMK kapsamında müvekkilinin hapis hakkının mevcut olduğunu, TMK'nın 994 üncü madde uyarınca müvekkilinin inşaatı geri vermekten kaçınma, zilyetliğinde bulundurma ve kullanma hakkı bulunduğunu, müvekkili tarafından gerçekleştirilen kiralama işlemlerinde görüleceği üzere haksız ve hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"...Dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 ... maddesi gereği istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesine ait kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davalılar vekili ile asli müdahil vekilinin istinaf başvurularının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, esastan reddine kesin olarak karar verilmiş; 24.02.2022 tarihli ek karar ile kararın kesin olması nedeniyle davalılar vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Yerel Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 16.12.2014 tarihli ek bilirkişi raporuna göre taşınmazın değerinin 120.610 TL. olup, bedel açısından temyiz yolunun açık olduğunu beyanla, istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 6 ıncı maddesinde ... yargılanma hakkı ayrıntılı yer almış olup, gerek Anayasa gerekse AİHS düzenlemelerine koşut olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 27 ... maddesinde de hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir.

2.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36 ıncı maddesi; "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile ... yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz" hükmünü içermektedir.

3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun);

a)"Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27 ... maddesi: "(1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak;

a)Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,

b)Açıklama ve ispat hakkını,

c)Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir."

b)"Tarafların duruşmaya daveti" kenar başlıklı 147 ... maddesi; "(1) Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir. (2) Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen ... ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceği bildirilir."

c)"Sözlü yargılama" kenar başlıklı 186 ıncı maddesi; "- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/20 md.) Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/20 md.) Şu kadar ki, 150 nci madde hükmü saklıdır."

d)"Yargılama giderlerine hükmedilmesi" kenar başlıklı 332 ... maddesinin birinci fıkrası ise; "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir" şeklinde düzenlenmiştir.

3.Değerlendirme

1.Dosya içeriğine göre dava değeri 115.811 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin üstünde olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kesinleşme şerhi ve bölge adliye mahkemesince verilen ek karar kaldırılarak temyiz incelenmesine geçilmiştir.

2.Bilindiği üzere; 6100 sayılı Kanun'un 147 ... maddesi ile ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların sadece tahkikat aşaması için değil sözlü yargılama aşaması için de duruşmaya davet edileceği, tahkikatın sona erdiği duruşmada kural olarak sözlü yargılamaya geçileceği, ancak hukukî dinlenilme hakkının zedelenmemesi için sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde usulüne uygun ihtarat yapılmış olması koşuluyla ayrıca taraflara davetiye gönderilmeyeceği, tarafların sözlü yargılama için belirlenen duruşmaya gelmemesi hâlinde yokluklarında hüküm verileceği hususlarının davetiyede ihtar edileceği hususu belirtilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.10.2022 tarihli ve 2020/1-333 Esas, 2022/1342 Karar sayılı kararı)

3.Görüldüğü gibi Kanun koyucu 6100 sayılı Kanun'un 27 ... maddesinde yer ... hukukî dinlenilme hakkının zedelenemeyeceğini özellikle vurgulamış ve bu yönde düzenlemeler yapmıştır. Buna göre; tarafların sözlü yargılama aşamasına geçildiğinde yokluklarında karar verilebileceği hususunda haberdar edilmeleri zorunludur.

3.Yukarıda anılan yasal düzenlemeler ve açıklanan ilkeler dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde; davalılar vekilinin 18.02.2021 tarihli celsede değerlendirilmek üzere mazeret dilekçesi sunduğu ve hazır bulunmadığı; davalılar vekiline yargılama sırasında sözlü yargılama duruşmasına katılmaması halinde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren tebligat da bulunmadığından, davalılar vekilinin yokluğundan verilen hükmün, 6100 sayılı Kanun'un 27 ... maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olması nedeniyle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 24.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinin reddine ilişkin EK KARARININ KALDIRILMASINA;

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog