8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/19015 E. , 2014/18431 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2012/373-2013/476
Y. . A.. tarafından mirasçılık belgesi istemi davasının reddine dair Edirne 2.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.07.2013 gün ve 373/476 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, murisi Ramazan oğlu Mehmet'e ait veraset belgesinin düzenlenmesini istemiştir.
Mahkemece, muris Ramazan oğlu Mehmet mirasçılarından 01.07.1894 doğumlu Ayşe'nin nüfus kayıtlarında halen sağ olarak görülmekte olup hakkında ölüm araştırmasının devam ettiği, ''Kalecik Nüfus Müdürlüğü'nün 11.01.2013 ve 28.01.2013 tarihli yazıları gereğince nüfus kaydında ölüm araştırması görünen Ayşe'nin ölüm araştırmasının sonuçlandırılabilmesi için davacıya nüfus müdürlüğüne müracaat etmesi için bir aylık kesin süre verilmesine rağmen, süresi içinde başvurulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından; veraset belgesi düzenlenmesi istenen kök muris Ramazan oğlu Mehmet'in mirasçılarından 01.07.1894 doğumlu Ayşe hakkında ölüm araştırmasının devam ettiği saptanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca "doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla, ispat olunur. Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü delille ispat edilebilir." Nüfus sicilindeki mevcut bir kayıt 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca açılacak dava sonucu veya idari yolla düzeltilmedikçe, mevcut kayda geçerlilik tanımak gerekir.
Mirasçılardan herhangi birisi hakkında ölüm araştırması yapılması o kişi hakkında ölümün hukuki sonuçlarını doğurmayacağından, veraset belgesinin mevcut nüfus kaydına göre düzenlenmesi gereklidir. Bu halde, somut olayda, hakkında ölüm araştırması bulunan Ayşe'nin sağ olduğunun kabulüyle buna göre veraset belgesi düzenlenmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2. bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.