9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/12488 E. , 2023/8317 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin beyanlarının aşamalarda çelişkili olduğuna, adli raporların suça sürüklenen çocuğu doğruladığına, orantılı ceza verilmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin sevgili oldukları, ve aynı mahallere oturdukları, olay günü okula gitmek için evden çıkan mağdurenin suça sürüklenen çocuk ile karşılaştığı, birlikte okula doğru giderlerken mağdurun arkadaşlarının mağdura okula gitmeyecekleri yönünde mesaj attıkları, bu mesajı gören suça sürüklenen çocuğun mağdureyi okula gitmemesi için ikna ettiği, bir müddet birlikte gezdikleri, daha sonra birlikte olayın gerçekleştiği ... Parkına geldikleri, burada biraz oturduktan sonra suça sürüklenen çocuğun mağdure ile cinsel ilişkiye girmek istediğini gösterir temaslarda bulunduğu, mağdurenin istemediği ve suça sürüklenen çocuğa engel olmaya çalıştığı, bu sırada suça sürüklenen çocuğun mağdurenin sağ el bileğini ısırdığı, fiziksel olarak daha güçlü olan suça sürüklenen çocuğun mağdurenin direncini kırarak anal yoldan mağdureye organ sokmaya çalıştığı, ertesi gün mağdurenin olayı okuldaki rehberlik öğretmenine anlatması üzerine intikalin gerçekleştiği eylemde, dosya kapsamında bulunan deliller; Mağdurenin aşamalarda alınan beyanları, mağdure hakkında aldırılan adli raporlar, tutanaklar, suça sürüklenen çocuğun sosyal inceleme raporu, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmalarından ibarettir.
IV. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, olay günü suça sürüklenen çocuğun, mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında organ veya sair cisim sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin tamamlamasına engel harici herhangi bir neden bulunmaksızın eylemini sonlandırdığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme düzenlemesi de nazara alındığında mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrasında yer alan çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Suça sürüklenen çocuk hakkında tebliğnamede onama isteyen görüşe gerekçeye istinaden iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/7 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.12.2023 tarihinde karar verildi.