Esas No
E. 2023/9979
Karar No
K. 2023/8109
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/9979 E.  ,  2023/8109 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/353 E., 2023/6 K.
SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel isitismarı, müstehcenlik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Katılan mağdurlar vekilinin yüzüne karşı verilen karara yönelik verdiği süre tutum dilekçesinde herhangi bir temyiz gerekçesi göstermediği gibi gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıca gerekçeli temyiz dilekçesi de sunmadığı belirlenmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2020/9 Esas, 2021/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a)Mağdur ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b)Mağdurlar ... ve ...'a karşı müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2.Kararın sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdurlar vekili tarafından istinafı üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.11.2021 tarihli ve 2021/1779 Esas, 2021/2224 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılan mağdurlar vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.06.2022 tarihli ve 2022/4935 Esas, 2022/6334 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında katılan mağdurlardan ... ve ...’a karşı müstehcenlik ile ...’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;

Sanığın mağdur ...’a karşı gerçekleştirdiği ilk eylem sırasında mağdurun on beş yaşından küçük olduğu ve eylemin tehdit kullanılmak suretiyle işlendiği anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 103/4. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden ve yine mağdurlardan ... ile ...’a karşı gerçekleştirilen eylem esnasında kaydedildiği belirtilen görüntülerin sanığın telefonundan mağdur ...’ın telefonuna gönderildiğinin savunmada belirtilmesi nedeniyle, ...’ın telefonunda tespit edilen videolarda buna dair görüntü bulunup bulunmadığıyla tespiti halinde içeriği değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri, aksi halde ise kayıt içeriklerinin tespit edilememesi sebebiyle müstehcenlik suçundan beraate hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan verilen hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," gerekçesiyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4.Bozma üzerine Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/353 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a)Mağdur ...'a karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,

b)Mağdurlar ... ve ...'a karşı müstehcenlik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Sanığın üzerine atılı suçu işlemediği, bir an için eylemlerin gerçekleştiğinin kabulü halinde ise mağdurların özgür iradeleri hareket ettiklerini, sanığın eylemler sırasında mağdurlara bir baskısının olmadığı, sanığın suç işleme kastının da bulunmadığı, açıklanan nedenlerle atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiği, sanığın, atılı suçları işlediğinin kabulü halinde dahi cezai sorumluluğunu etkileyen ve kaldıran cinsel hormonel bozukluğu olduğundan, iradesini kontrol yeteneği ve kastı bulunmadığından yine beraati gerektiği, mağdur ...'ın telefonundan çıkan video görüntülerinin sanık tarafından çekildiğine dair dosyada mevcut kesin bir bulgu veya şüpheden uzak bir kanıt bulunmadığı ve sanığın üzerine atılı müstehcenlik suçu açısından da hakkında beraat hükmü kurulması gerektiği, ayrıca sanığın mağdurların on beş yaşından büyük olduğunu düşünerek hareket ettiği ve sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdurlara yönelik gerçekleştirdiği eylemlerin ağrılığı, mağdurların yaşı ve olay nedeniyle yaşadıkları travma dikkate alınarak sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstencenlik suçlarından ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine yöneliktir.

C. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna yönelik süre tutum istemli dilekçe sunulmasından ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR
A. Sanığın, Mağdur ...’a Yönelik Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Eyleminin Değerlendirilmesi

Sanığın, mağdurlardan temin ettiği görüntülerin yayılmamasına karşılık birbirleriyle cinsel ilişkiye girmeleri gerektiği hususunda şantajda bulunmak suretiyle mağdurları farklı zamanlarda evinin bodrum katına götürdüğü, sanığın, mağdura önce diğer mağdurların cinsel organını sonra da kendi cinsel organını ağzına sokarak yalatmak suretiyle henüz on beş yaşını doldurmamış mağdura yönelik üzerine atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Sanığın Mağdurlar ...

ve ...‘a Yönelik Müstehcenlik Eyleminin Değerlendirmesi

Sanığın, şantaj yapmak suretiyle evinin bodrum katına getirdiği mağdurlara, önce birbirlerinin cinsel organını sonra da kendi cinsel organını ağızlarına alıp yalattığı sırada, bu eylemleri cep telefonundan kaydetmesi şeklinde gerçekleşen olayda, mağdur ...’ın telefonu incelenerek düzenlenen 12.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda sanığın mağdur çocuklarla cinsel ilişkiye girdiği görüntülerin yer aldığı, sanığın, görüntülerde mağdur çocuklar ile gerçekleşen cinsel ilişkilere ait olduğunu kabul ettiği, mağdur ...'ın da görüntülerdeki kişilerin kendisi ve mağdurlar olduğunu beyan ettiği, alınan bilirkişi raporu, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın mağdurlar ... ve ...'a gerçekleştirdiği cinsel eylem sırasında, mağdurların cinsel organlarının görünür vaziyetteki görüntülerini kaydederek üzerine atılı müstehcen görüntü ürünlerinin üretiminde çocukları kullanmak suçunu işlediği anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan mağdurlar vekilinin verdiği süre tutum dilekçesinde herhangi bir temyiz gerekçesi göstermediği gibi gerekçeli karar tebliğinden sonra ayrıca gerekçeli temyiz dilekçesi de sunmadığı anlaşıldığından katılan mağdurlar vekilinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden

İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, bozma üzerine yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

A. Katılan Mağdurlar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdurlar vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/353 Esas, 2023/6 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının Ordu 1. Ağır Ceza Mahkremesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog