9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/13173 E. , 2023/8427 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk (ssç) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.20215 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.03.2020 tarihli ve 14-2016/104937 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE
1.Gerekçeli Karar başlığında suça sürüklenen çocuğun sanık olarak, çocuğun nitelikli cinsel istismarı olan suç adının çocuğun cinsel istismarı olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
2.Oluşa uygun kabule göre, olay tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eyleminin zamanaşımı süresi yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturup, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66 ncı maddesinin; birinci fıkrasının d bendi, ikinci fıkrası ile dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.01.2016 günlü mahkûmiyet hükmü olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
4.Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/74 Esas, 2016/13 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.12.2023 tarihinde karar verildi.