7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2022/4281 E. , 2023/5609 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacının, dava konusu iş yerinin 1/2 hissedarı olduğunu, diğer hissedarın da kardeşi ... olduğunu, davalı şirketin kurulduğu günden beri bu taşınmazda işgalci olduğunu, davacının herhangi bir muvafakatinin bulunmadığını, Soma 2. Noterliği'nin 07.02.2018 tarih ve 1756 yevmiye No.lu ihtarnamesi gönderilen davalı tarafın ihtara cevap vermediği gibi müdahalesini de sonlandırmadığını ileri sürerek davalının taşınmaza yaptığı haksız müdahalenin men’ine, iş yeri açılış tarihinden itibaren geriye dönük şimdilik 1.000,00 TL ecrimisilin, dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davacının el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulü ile 1.000,00 TL ecrimisilin dönem sonu olan 12.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ..., ..., ... ve davacı ...'nın 1995 yılında ... ...Ltd. Şti'yi kurduklarını, ... ...'nın 2003 yılından beri ... eşya bayilik faaliyeti yürüttüğünü, 2013 yılında 10 yıllık süreyle şirket müdürlüğüne atandığını, müdürlükten azli için dava açıldığını, 2017 yılında azline karar verildiğini, ... arasında husumet doğduğunu, ... ...'nın Vizyon ... adlı şirketi kurduğunu, ... aldığı iş yerinde tadilat olduğundan şirketin adresini ... Tekstil şirketinin adresi olarak gösterdiğini, sırf davalıya zarar vermek kastıyla bu davanın açıldığını, keşifte adreste ... şirketinin göründüğünün tespit edildiğini, dosyaya sunulu ticaret sicil kayıtlarından şirketin 17.01.2018 tarihinde ... ... tarafından kurulduğunun ve 01.02.2019 tarihinde ... alınan iş yerinde faaliyete geçtiğinin göründüğünü, şirket adresinin dava konusu adres olarak gösterilmesinin el atma olarak gösterilemeyeceğini, davalı şirket aleyhine 47.846,50 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ... şirketinin gayrimenkulde faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, asıl kiracının davaya dahil edilmediğini, ... takdir raporunu kabul etmediklerini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapuda davacı ... ile ... adına 1/2 hisse ile kayıtlı olduğu, dava konusu yerde ... Teks. Kon...Tic. Ltd. Şti'nin faaliyet gösterdiği, ... arasında yaşanan sorun üzerine davalı şirketin yetkilisi ... ... tarafından davalı Vizyon ... Dayanıklı Tük. Mal. Ltd. Şti'nin kurulduğu, 17.01.2018 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde şirketin kuruluşunun yayınlandığı, adresinin dava konusu taşınmaz olarak gösterildiği, mahallinde yapılan keşif sırasında şirket yetkilisi ... ...'nın dava konusu taşınmazda hem ... şirketine hem de Vizyon ... şirketine ait mallar bulunduğunu beyan ettiği, şirketin 28.11.2018 tarihinde adresinin değiştirildiği, diğer paydaş tarafından yapılan kira sözleşmesinin pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadığı için geçersiz olduğu, davalının dava konusu yerden taşınması nedeni ile el atmanın önlenmesi davasının konusunun kalmadığı ve taleple bağlı kalınarak karar verildiği, İlk Derece Mahkemesinin verdiği ilk kararın, Dairece el atmanın önlenmesi davasının harç alınmadan görüldüğü gerekçesiyle kaldırıldığı, Mahkemece kaldırma kararında belirtilen eksiklikliğin giderildiği, İlk Derece Mahkemesince, pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan yapılan ve sonradan icazet verilmeyen kira sözleşmesinin geçersiz olduğu, davacının ecrimisil talep edebileceği, ancak şirketin adresinden ayrılması nedeni ile el atmanın önlenmesi talebi yönünden davanın konusuz kaldığı, davalının aleyhine dava açılmasına sebebiyet verdiği ve davacının dava tarihinde haklılığının ispatlandığı gerekçesiyle karar verildiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf aşamasındaki savunmalarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atamanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve Yasa'larla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş ... haklardandır.
2.Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
3.Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.