8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/17109 E. , 2019/6423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın tavzihine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.06.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinde incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilen taşınmaz ve fırın işletmesi yönünden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 50.000,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, evlilik birliği içinde edinilmiş olan taşınmazın satış tarihindeki değeri olan 55.000,00TL nin 1/2 si 27.500,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline, evlilik birliği içinde açılmış olan fırın işletmesine yönelik değer artış payı davasının reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından reddedilen kısım ve hükümde yapılan tavzihe yönelik temyiz itirazları üzerine incelemede Dairenin 2016/2448 Esas ve 2017/3532 Karar ... ilamıyla tavzihin usulüne uygun yapılması gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuş, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelemesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, 25/11/2015 tarihli ve 2012/595 Esas, 2015/816 Karar ... kararının gerekçesi ve hüküm fıkrasının 9. paragrafı dışındaki hususlar baki kalmak kaydıyla, davalı avukatlık ücreti kısmı olan 9. paragrafın karardan çıkartılarak "davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdiren 20.400,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde tavzihine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 2016/2448 Esas ve 2017/3532 Karar ... bozma ilamıyla, hem 29.12.2015 tarhli tavzih kararı hem de 25.11.2015 tarihli karar ortadan kalkmıştır. Bunun sonucu olarak bozma sonrası mahkemece bozmaya konu eksiklikler tamamlanması ve davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. Somut olayda bozmadan sonra gerekçeli kararın hüküm kısmında sadece tavzihe dair karar verilmiş, davanın esası hakkında ise gerekçede "25/11/2015 tarihli ve 2012/595 Esas, 2015/816 Karar ... kararının gerekçesi ve hüküm fıkrasının 9.paragrafı dışındaki hususların baki kalmak kaydıyla," cümlesiyle yetinilmiş ve hüküm kurulmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın esası hakkında da olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.(HMK 297/2 md.)