Esas No
E. 2020/1879
Karar No
K. 2023/1960
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1879

KARAR NO: 2023/1960

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 01/07/2020

NUMARASI: 2017/1047 E. - 2020/286 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince dava dışı sigortalı sigortalı ... A.Ş. arasında 22.09.2016 ile 22.09.2017 tarihlerini kapsayan Nakliyat Emtea Poliçesi akdedildiğini, poliçe kapsamında 01.10.2016 tarihinde 22.09.2016 tarih ve ... konişmento muhteviyatı olarak Fransa'dan Türkiye'ye sevk edilen ... plakalı sayılı araçta bulunan emtianın antrepoda vinç ile tahliyesi sırasında vinç halatının kopması ile emtianın düştüğünü ve hasara uğradığını, hasar nedeniyle 350.606,00 TL ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalılardan ... Ltd. Şti.'nin antrepo işletmecisi, diğer davalının ise antrepoda vinç hizmeti verdiğini, her iki davalının oluşan hasardan tam kusurlu olarak sorumlu olduklarını ileri sürerek, 350.606,00 TL'nin ödeme tarihi olan 12.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti vekili, savunmasında özetle; hasarı doğuran olayın diğer davalı ... Ltd. Şti'nin sorumluluğunda olduğunu ve hasarın bu davalının eylemi sonucu gerçekleştiğini, hasarın araçtaki yükün müvekkilinin antreposuna indirilmesi sırasında oluştuğunu, indirme işinin diğer davalı tarafından yapıldığını, müvekkilinin antrepo işletmecisi olarak hasardan sorumlu olmadığını,

TBK'nın 571 ve devamı maddelerine göre müvekkilinin sorumluluğunun yükün tesliminden itibaren başlayacağını, oysa hasarın yükün tahliyesi sırasında yani tesliminden önce oluştuğunu, yükün tahliyesi ve teslim alınmasının alıcının yükümlülüğünde olduğunu, alıcının talebi üzerine müvekkilinin diğer davalı ile anlaştığını, anlaşma yapılırken gerekli tüm dikkat ve özenin gösterildiğini, vinç kapasitesinin dava konusu emtiayı tahliyeye uygun olduğunu, diğer davalının yapmış olduğu faaliyetten kaynaklanabilecek risklerde rücu edilebilecek sigorta teminatının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... San.ve Tic. Ltd. Şti. savunmasında özetle; dava konusu olayda bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, olayın halat kopması sonucu meydana gelmediğini, eksper raporunda açıklandığı üzere, emtianın vinç üzerinde askıda iken sapanlardan birinin yerinden çıkması, boşalması sonucu yere düştüğünü, diğer davalı ile aralarında imzalanan sözleşme uyarınca çalışılacak olan zeminin uygun şartlara getirilmesi, gerekli izinlerin alınması, işaretcilerin temini ve önlemlerin alınmasının ... Hizmetleri Dış Tic.Ltd.Şti'ne ait olduğunu, müvekkilinin vinç operatörünü göndermek ve vinci kullanmak dışında bir görevi bulunmadığını, halatın yüke bağlanması, bağlanma yerinin belirlenmesi, kancanın takılması işlemlerinin diğer davalının görevlendirdiği kişilerce yapıldığını, yükün kaldırılması sırasında davalı firma yetkilileri tarafından yükün belirli bir noktasına düzeltme amaçlı olarak baskı yapılıp yükün dengesi bozularak diğer taraftan halatın çıkmasına sebebiyet verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacının sigortalısına ödeme yapmak suretiyle sigortalısının haklarına halef olduğu ve bu nedenle sigortalısına ait emtiada meydana gelen hasar nedeniyle antrepo işletmecisi olarak davalı ... Ltd.Şti.ye ve antrepoda vinç hizmeti veren ... Ltd.Şti.ye davasını yönelttiği, davalı ... Ltd.Şti.nin davacının sigortalısına vinç hizmeti bedelini de kapsar şekilde fatura düzenlediği ve antrepo olarak antrepoya gelen emtiaların vinç ile indirilmesi konusunda diğer davalı ile arasında vinç hizmeti sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. 01/10/2016 tarihinde davacının dava dışı sigortalısına ait emtianın antrepo sahasına vinç yardımıyla indirilirken yere düşmesi sonucu hasara uğradığı uyuşmazlık konusu değildir. Her ne kadar davacı ve davalı tarafın olayın oluş şekline ilişkin farklı anlatımları mevcut ise de teknik bilirkişi tarafından düşme olayının meydana gelme şeklinin halat kopması ya da halatın çıkması şekilinden hangisinde olursa olsun sonucu etkilemeyeceği ve davalıların sorumlu olacakları yönündeki görüşü mahkememizce de benimsenmiştir. Öte yandan sigorta bilirkişisi, davalılardan yalnızca ...'in antrepocu olarak sorumlu olduğunu, diğer davalıya husumet yöneltilemeyeceğini ifade etmiş ise de TBK 61 maddesi karşısında bilirkişinin bu görüşüne itibar edilmemiştir. Davacının sigortalısına ait emtia davalı ... Ltd.Şti.ne ait antrepo sahasında, diğer davalıdan aldığı vinç hizmeti sırasında düşerek hasarlanmıştır. Birden çok kişinin birlikte zarara sebebiyet verdikleri ya da aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu oldukları taktirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı TBK 61.maddesi gereğidir. Bu yüzden davalıların meydana gelen zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiş, davacının ödeme tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, 350.606,00 TL'nin 12.09.2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hasarın poliçe kapsamında olmadığını, poliçe ile sigortalının 01.05.2016 ila 01.5.2017 tarihleri arasında yapacağı taşımalara sigorta teminatı verildiğini, ancak yapılacak taşımların poliçe kapsamında olması için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini, Abonman Sözleşmesi Poliçesinin 3.sayfasında düzenlenen ihbar yükümlüğünde, sigortalı her bir sevkiyatla ilgili bilgilerinin yükleme başlanmadan önce sigortacıya bildirilmesi gerektiğini, sevkiyatın tatil günlerine rastlaması ve fax veya/veya e-mail yolu ile de sigortacıya ihbar edilmemesi halinde, yukarıdaki araç başı bedele kadar olan taşımalar teminat kapsamında sayılacağı, ancak sigortalı her durumda yukarıdaki azami bedele kadar olan taşımaları, her halükarda sevkiyat varış mahalline varmadan en geç bir ay içinde sigortacıya bildireceği ve sigortacının, sigortalının vereceği bu bilgilerle her sevkiyat için sigorta poliçesi düzenleyip en kısa zamanda sigortalıya göndereceğinin belirtildiğini, aksi halde ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde yükün teminat kapsamında olmayacağını, buna göre hasarın poliçe dahilinde olması için en geç yükleme tarihi olan 22.9.2016 tarihinde sigorta şirketine ihbar gerektiğini, oysa spesifik poliçenin 27.9.2016 tarihinde düzenlendiğini ve bu poliçede Abonman sözleşmesinde yer alan ihbar yükümlülüğü kapsamında yapılacak taşımalara ilişkin ihbarın ne zaman sigorta şirketine yapıldığının belli olmadığını, teminat için süresinde ihbar edilmesi gerektiğini; Abonman Sözleşme Poliçesi klozlarına uyulmaksızın ve bu poliçe hükümlerine aykırı olarak seferlik poliçe düzenlenmesi nedeniyle yapılan ödemenin rücu edilemeyeceğini; Hükme Esas alınan bilirkişi raporlarına yönelik itirazın dikkate alınmadığını, ek ve kök raporun denetime elverişli olmadığını, her iki raporda yapılan ödemeye yönelik teknik bir inceleme bulunmadığını, bilirkişi kuruluna makine mühendisinin bu nedenle dahil edildiğini, yapılan ödemenin yerinde olduğunun belirtilmesinin yeterli olmadığını, bilirkişilerin açık bir değerlendirme yapmadan, eksper raporunun uygun olduğunu belirtmelerinin yeterli olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine , karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili ... Nak. San Tic Ltd Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Diğer davalının, müvekkilden operatörü ile birlikte vinç kiraladığını, müvekkilinin de çalışacak zeminin uygun şartlara getirilmesi, saha içi ve dışı gerekli izinlerin alınması, işaretçilerin temini, gerekli önlemlerin alınmasının diğer davalıya ait olduğunu bildirerek sözleşme yaptığını, hasarın halat çıkması sonucu meydana gelmesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin buradaki tek görevinin vinç operatörünün temini ve vincin kullanılması olduğunu, alınan rapora kusur yönünden itiraz edildiğini, bilirkişilerin hatalı değerlendirme ile müvekkiline kusur izafe ettiklerini, gerek dava dosyasında bulunan ekspertiz ve bilirkişi raporlarından gerekse tanık beyanlarından, hasarın halat çıkması sonucu meydana geldiğinin belirlendiğini, oysa müvekkilinin sadece operatörü ile birlikte vinç kiraladığını, diğer işlemlerin antrepocu olan davalı tarafından yapılması gerektiğini, müvekkili ile diğer davalı arasında sadece kiralama sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmede işaretçilerin temini, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasının diğer davalının sorumluluğunda olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili ile sigortalı arasında bir ticari ilişki bulunmaması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinin bilirkişi raporu ve ekspertiz raporu ile belirlendiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı sigortacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin rucuan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, davalıların vekillerince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dışı sigortalıya ait tünel içi servis aracı ve makinesinin Fransa'dan Türkiye'ye taşındığı, emtianın antrepoda vinç ile tahliyesi sırasında vinç halatının kopması sonucu aracın düşerek hasarlandığı ve hasar sonucu yapılan ekspertiz incelemesi kapsamında belirlenen hasar bedelinin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğu anlaşılmaktadır. Davacı sigortacı, dava dışı sigortalı ... AŞ'ye ait emtiaları taşıma rizikolarına karşı 01.05.2016 başlangıç tarihli bir yıl vadeli nakliyat abonman poliçesi ile sigorta örtüsü altına almıştır. Poliçe özel şartlarında, abonman poliçesine bağlı tanzim edilecek seferlik poliçelerde, sevkiyat bildiriminin, sevkiyat tamamlandıktan sonra gerçekleştiği hallerde, abonman şartları geçersiz olacaktır hükmü bulunmaktadır. Ancak, bu poliçeye ilişkin spesifik poliçenin hasarın oluştuğu 01.10.2016 tarihinden önce 27.09.2016 tarihinde tanzim edilmesi nedeniyle abonman poliçesindeki koşulun sağlandığı ve hasarın poliçe teminatı altında olduğu anlaşılmaktadır. Hasarın oluşmasından sonra davacı tarafından ekspertiz incelemesi yapılmış olup, yapılan incelemede hasarın, antrepoda vinç ile tahliye sırasında emtianın düşmesi nedeniyle oluştuğu, tahliye sırasındaki vinçten kaynaklı hasarların da teminata dahil olduğu, vinç bağlanma halatının çıkması nedeniyle hasarın oluştuğu ve bunun da vinç operatörünün kusurunu gösterdiği belirlenmiştir. Taşıma işleminin tamamlanmasından sonra yükün antrepoya teslimi sırasında hasar oluşmuştur. Bu aşamada TTK'nın 561 vd maddelerine göre sigortalı ile davalı ... Dış Ticaret Ltd.Şti arasında saklama sözleşmesi kurulmuş olup, yükün indirilmesi için bu davalı tarafından dava dışı sigortalıyı temsilen diğer davalı ile emtianın indirilmesi konusunda sözleşme yapması nedeniyle, hasarlanan, saklayanın hakimiyet alanda meydana geldiği kabul edilmelidir. Bu nedenle TTK'nın 563.maddesi gereğince, saklayan meydana gelen zararlardan sorumludur. Diğer yandan davalı saklayan, diğer davalı ... Nak. Ltd. Şti ile yükün indirilmesi konusunda TBK'nın 39 vd. maddelerine uygun şekilde temsil hükümlerine göre sözleşme yapmıştır. Dava konusu olan sigortalı ... AŞ'Ye ait makinelerin Fransa'dan Türkiye'ye dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ'ye ait ... Plakalı araçla taşındığı, taşıma belgesinde, yükleme, istifleme ve ambalajlamanın yükleyicinin sorumluluğunda olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Taşıma belgesindeki bu kayıt nedeniyle taşımacının sorumlu olmadığı ve taşıyana karşı dava açılmadığı görülmektedir. Emtianın taşımacı tarafından davalı ... Ltd.Şti'ne ait antrepoya getirildiği ve burada emtianın tahliyesi için bu davalının, diğer davalı ... San.Tic.Ltd.Şti ile yaptığı sözleşme kapsamında temin edilen vinç ile yükün tahliye edildiği anlaşılmıştır. Tahliye sırasında iki paça emtianın vinç halatının kopması nedeniyle düşerek hasara uğradığı davalıların çalışanlarınca düzenlenen 01.10.2016 tarihli tutanak ile belirlenmiştir.Hasarın davalı ... şirketinin tahliye için sözleşme yaptığı... şirketinin temin ettiği vinç ile emtianın tahliyesi sırasında oluşması nedeniyle davalıların hasardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiştir. Bilirkişi raporuna, göre temin edilen bir adet vinç ile birlikte görevlendirilen operatörün halatları makineye bağladığı ve indirme operasyonu sırasında halatın kopması, halatın kancadan veya yükten kurtulması nedeniyle hasarın oluştuğu anlaşılmıştır. Her üç ihtimalde de davalıların sorumluğundaki tahliye sırasında emtiada hasar oluşması nedeniyle davalıların sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Vinç ile yük indirme işinin uzmanlık gerektirdiği, bu nedenle gerek yükü indirecek vincin aksamının ve gerekse bu aksam ile indirilecek emtianın bağlantısının uygun şekilde yapılması gerekmektedir. Bilirkişi raporuna göre, emtianın vinç halatlarına usulüne uygun şekilde sabitlenmemesi nedeniyle düşerek hasarlandığı tespit edilmiştir. Yukarıda yapılan değerlendirme ile her iki davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafından düzenlenen poliçede emtianın taşıma sırasındaki hasarlar ile emtianın tahliyesi sırasında uğradığı hasarlar da poliçe teminatına alınmıştır. Hasar, emtianın taşıma aracından tahliyesi sırasında meydana gelmiş olup, poliçenin tüm taşımayı kapsadığı kuşkusudur. Satılan emtianın mülkiyetinin sigortalıya geçmesi nedeniyle, sigorta yapılmasında sigortalının yararı bulunduğu ve ödemenin poliçe kapsamında yapıldığı anlaşılmıştır. Yüke ilişkin spesifik poliçenin hasarın oluştuğu 01.10.2016 tarihinden önce 27.09.2026 tarihinde düzenlenmesi nedeniyle geçerli bir poliçe nedeniyle ödeme yapıldığı bilirkişi raporu ve özellikle ek raporundan anlaşılmıştır. Hasarın meydana gelmesinden sonra davalıların yetkilerince düzenlenen tutanaklarda hasar bedelinin belirlenmesi nedeniyle ayrıca hasar ihbarına gerek bulunmamaktadır. Mahkemece alınan kök ve ek raporlarda meydana gelen hasarın belirlendiği ve hasarın yerinde olduğu denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi nedeniyle yapılan inceleme yerinde olup, eksper raporunda belirlenen değerin değerlendirilerek bu değerin kadri maruf olduğunun tespiti karşısında ayrıca bir hesaplama yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, her iki davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davalılar vekillerince ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 8.981,21 TL istinaf karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 30.11.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog