Esas No
E. 2017/14584
Karar No
K. 2019/6201
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2017/14584 E.  ,  2019/6201 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.07.2017 tarihli ve 2017/12949 Esas, 2017/10089 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı üçüncü kişi vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı üçüncü kişi vekili, 05.05.2012 tarihli haciz esnasında mülkiyeti müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini öne sürerek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği adres ile haciz yapılan adresin aynı olduğu, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu, haciz esnasında borçlu şirket adına evrak bulunduğu, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirketin aynı adreste faaliyet gösterdikleri, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.07.2017 tarihli ve 2017/12949 Esas, 2017/10089 Karar ... ilamı ile onanmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir.

6102... TTK' nin 545. maddesine göre, "Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir."Aynı Kanun'un 547. maddesinde ise; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri hükme bağlanmıştır. Somut olayda, borçlu şirkete ödeme emrinin 05.03.2008 tarihinde tebliğ edildiği, 07.09.2010 tarihinde ise borçlu şirketin tasfiyesinin tamamlanarak ticaret sicil kayıtlarından terkin edildiği, dava konusu haczin ise 05.05.2012 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.

Ticaret sicilinden terkin edilen borçlu şirket hakkında takip işlemlerine devam edilebilmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür.

Bu kapsamda borçlu şirket ihya edilmeden yapılan takip işlemleri hukuken geçersiz ve yok hükmünde olup, Mahkemece dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, ancak bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğrudur. Ayrıca karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesinde: "... (2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur...” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan hüküm ve yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı yararına hükmedilebilecek vekâlet ücreti 500,00 TL’sini geçmemelidir. Bu durumda; Mahkemece, davalı alacaklı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 ... HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜ İLE; Dairemizin 06.07.2017 tarihli ve 2017/12949 Esas 2017/10089 Karar ... onama kararının kaldırılmasına, yukarıda gösterilen sebeplerle, hükmün 4. maddesinde yer alan "nispi 3.228,00 TL …" ibaresinin çıkartılarak yerine “500,00 TL maktu…” ibaresinin yazılmasına, bu bölümünün düzeltilen bu şekli ile, gerekçesinin ise yukarıda açıklanan sebeple düzeltilen şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 19.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.