. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile müvekkilinin aleyhine 300.000,00 TL tutarındaki senet ile 215.000,00 TL Asıl alacak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu bononun üst kısmını boş olarak teslim alan alacaklının rakamı sonradan doldurduğunu, ödemelere ilişkin fazlasıyla tahsilat yapıldığı halde bu takibi başlatıldığını, müvekkilinin Konya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, KYOK kararı verildiğini, iş bu karara itiraz edildiğini, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen borç senedi “taşınmaz satışına'' istinaden hazırlanan teminat senedi olduğunu, söz konusu senedin taraflar arasında yapılan bu tapu devrine karşılık olarak verildiğini, davalı tarafından takibe konan senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını, davacının icra dosyasına konu senetten dolayı 12/12/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 02/09/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 08/09/2020 tarihinde 30.000 TL EFT, 14/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 23/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 01/02/2021 tarihinde 45.000 TL EFT ile banka yoluyla ödeme gerçekleştirdiğini, 9 Temmuz 2020 tarihli konuşmada paranın dolar olarak çekilip verildiği, 29 Ağustos'ta 31.000 TL elden paranın davalının eşi ... verildiği, 15.000 USD elden davalının eşi ... verildiğini, konuşma kayıtlarına bakıldığı zamanda müvekkilinin borcunun çoğunu önceden kapattığını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile, senedin iptaline ilişkin karar verilmesine, dava konusu senedin tahsili halinde, müvekkilinin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu senedin, teminatsız olarak iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar, davaya konusu senedin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyat-i tedbir kararı verilmesine, davanın kabulüne, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Tarafların tacir olmadığını, dava senedin ticari ilişkiden kaynaklı değil şahsi bir borçlanmadan kaynaklı olduğunu, bu nedenle davaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin bakması gerektiğini, arabuluculuk sonucunda anlaşma sağlamadığını, davacının senede ilişkin daha önce Konya . İcra Mahkemesinde bulunan davasında takibin talikinin mahkemece senet metninde herhangi bir eksiklik olmaması ve tüm yasal şartları taşıması nedeniyle davanın reddedildiğini, davacının söz konusu 300.000,00 TL tutarlı senede ilişkin 215.000,00 TL ödeme yapmaması sebebiyle Konya .İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında taşınmazın satışa çıkarıldığını ve satış günü verildiğini, işbu davada davacı senedin kambiyo vasfını yitirmediğini iddia ettiğini, oysaki müvekkiline gönderdiği banka ödemelerinde açıklama kısmında 25.09.2020 vadeli bonoya ilişkin olarak yazdığını, dolayısıyla davacının söz konusu davada kendi açıklamaları ile de senedin varlığını kabul edip buna göre dekontlara açıklama yazdığını, davaya konu bahsi geçen senede ilişkin dekontlarda toplam 85.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan 215.000,00 TL'yi ödemediğini, bu noktada senede karşı senetle ispat yükümlülüğü gereği kalan 215.000,00 TL'ye ilişkin ödeme yapıldığına dair hiçbir belge, senet veya yazılı bir delil olmadığını, davacının icra dosyasını haksız yere sürüncemede bırakmak istediğini, 215.000,00 TL borç tutarının ödendiğine dair hiçbir belge delil olmadığını, dekontlarla da borcun eksik ödendiğinin açık olduğunu, dolayısıyla davacının taşınmazın satış günü verilmiş olan İcra satış sürecini sürüncemede bırakmak için açtığı haksız ve kötü niyetli davasının ve taleplerinin reddini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
(II) YARGILAMADA TOPLANAN DELİLLER:
Mahkememizce Konya . İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir. Konya . İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek incelenmiştir.
Davacı tanığı ...'nın mahkememiz 02/11/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "davalı eşim olur, biz davacı ile gayri resmi ortaklık içerisinde ticaret yapıyorduk, bu ticaret kapsamında davacı ile aramızda alacak, borç ilişkisi meydana geldi, ayrıca ben davacıya eşim adına olan ... Mahallesinde müstakil 3 katlı apartmanın 2. Katını sattım, bu satış 500.000,00 TL kredi çekerek eşimin hesabına gönderdi. Biz evin rayiç bedelinin 600.000,00 TL olarak anlaşmıştık, tapu da böyle gösterdik, ancak evi 900.000,00 TL'ye sattım, bakiye 400.000,00 TL borç kaldı, bana 300.000,00 TL'lik eşim adına düzenlenen senedi verdi, davacı banka açıklamalarında görüldüğü üzere 85.000,00 TL senede ilişkin ödeme yaptı, bakiye 60.000,00 TL ödeme senede ilişkin değildir, aramızdaki bu ev satışı haricindeki, büro da gayri resmi ortaklık içerisinde gerçekleştirdiğimiz ticaretlere ilişkindir, bu husus aramızda sunulan Whatsapp yazışmalarında da bellidir, yine 15.000 dolarlık elden yaptığı ödemeyi de senede ilişkin yapmadı, bana emanet para olarak vermişti, bu emanet parayı ödemedim, ...'nun eliyle bana ödeme yapıldığını hatırlamıyorum, davacının 29 Ağustos 2020 tarihinde 31.000,00 TL ödeme yaptığını hatırlamıyorum, 29 Ağustos 2020 tarihinde davacıya yazdığım, 8.000,00 TL +8.000,00 TL +15.000,00 TL toplamda 31.000,00 TL yapılan ödeme dava konusu senede ilişkin değildir, yine 9 Temmuz 2020 tarihli yazışmalardaki dolar üstünden yapılan ödemelerde senede ilişkin değildir, borç olarak aldım, ödeme yapıp yapmadığımı kontrol edeceğim, ben diğer tanık ... dava konusu senede ilişkin ödeme alıp almadığımı hatırlamıyorum, eşimin hesabına yapılan ödemelerin tamamı yukarıda bahsettiğim toplam 400.000,00 TL'lik borç ve senede ilişkin, ben ilk beyanımda geçen bakiye 60.000,00 TL'lik ödemenin aramızdaki ticarete ilişkin olduğunu söylemedim, ben söylemediğim halde zapta öyle geçmiş, yukarıda bahsettiğim üzere rayiç 600.000,00 TL olarak anlaştık, 500.000,00 TL ödeme yapıldı, 100.000,00 TL borç kaldı, ayrıca 300.000,00 TL'lik senet vermişti, eşimin hesabına gönderilen senet kayıtlı ödemeler senede ilişkindir, senet kayıtlı olmayan ödemeler rayiç bedelden eksik kalan 100.000,00 TL'lik borca ilişkindir, borcum olan birine neden ev aldıktan 15 gün sonra emanet para vereyim, ayrıca 2020 ve 2021 yıllarında gayri resmi olarak neyin ticaretini yaptığımız sorulsun, davacı beni sevdiği için eşime borcu olmasına rağmen bana dolar üzerinden borç para verdi, 2020 ve 2021 yıllarında ne ticareti yaptığımızı hatırlamıyorum, benim davalıya 400.000,00 TL borcum olsa neden 400.000,00 TL'lik senet yerine 300.000,00 TL senet verip bakiye borcunu hariç tutuğum sorulsun, davacı kendi tercihi ile 300.000,00 TL'lik senet düzenlemiştir, bakiye 100.000,00 TL borcu kalmıştır, dedi. tanık ücreti talebim yoktur dedi," diyerek beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...'nun mahkememiz 02/11/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "ben davacının hukuk ofisinde katip olarak çalışıyorum, taraflar arasındaki senet ilişkisinden haberim vardır, taraflar arasındaki ev satışından kaynaklı olarak verildiğini biliyorum, anlaşma yapıldığı tarihte davacının ofisinde çalışmıyordum ancak ben çalışmaya başlatıktan sonra diğer tanık ... ile arasındaki konuşmalardan evin 800.000,00 TL'ye satıldığını biliyorum, bu konuşmaları bizzat duydum, ben davacının Konya da bulunmadığı bir tarihte benim hesabına dava konusu senet borcuna ilişkin olarak gönderilen 25.000,00 TL ve 15.000,00 TL'lik iki ayrı EFT'yi hesabımdan çekerek, davalının eşi olan diğer tanık ...'a elden verdim, senet borcu ödendikten sonra iki kere davacı ile diğer tanık ... bir araya geldi, bende her iki görüşmede yanlarındaydım, her ikisinde de davacı senet borcunun bittiği ve senedin iadesini istedi, tanık ... ise sen gereğini yaparsın abi diyerek, senedi iadesine ilişkin cevap vermedi, davacıdan bu ödemeler elden alınmak üzere talep edildiğinden, ben de hesabımdan çekerek elden ödeme yaptım, davacı ile diğer tanık ... arasında herhangi bir ticaret olmadı, tanık ücreti talebim yoktur" diyerek beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...'un mahkememiz 02/11/2023 tarihli duruşmasındaki beyanında; "ben davacının yanında yaklaşık 3 yıldır sekreter olarak çalışıyorum, ben işe girmeden yaklaşık 3 ay önce davacı davalının eşi ... 1 adet daire satın almış, Benim işe başladığım dönemlerde bu dairenin alış verişi ile alakalı görüşmeler ve ödemeler yapılıyordu, ben bizzat davalının Eşi ... paraları alarak çıktığını, gördüm bu paraların ev için alındığını ve ödendiğini biliyorum, hatta davacı ödemelerin tamamını bitirdi ve davalının eşi ... ofiste iken bu ödemelerin bitişini kutlamak mahiyetinde benden kahve yapılmasını istendiler, ödemelerin bittiğine ilişkin konuşmalar yapılırken ofiste çalışan ... da vardı, kendisi ödemeler bittiği için verilen senedin iadesini ... istedi, ... da "yarın veya diğer gün getiririm acelesi yok," şeklinde beyanda bulundu, bu olaydan önce taraflar arasında hiçbir husumet bulunmuyordu, icra takibinin başlatıldığını duyunca biz de çalışanlar olarak şaşırdık, davacı ödemelerin tamamını bitirdiği halde senet teslim edilmemiştir, hatta evin borç ödemesi bittikten sonra ... bey ofise geldi ve davacıdan borç para istedi, 45 -50 bin TL civarından davalının eşi ...'a borç para verildi, dava konusu senede ilişkin alınan evin bedeli 800.000,00 TL olarak anlaşıldığını, davacıdan ve ofiste diğer çalışan olan ...ndan duymuştum, davalı ve eşi ... ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişkiye şahit olmadım, çalıştığım dönemde davalıyı hiç görmedim," diyerek beyanda bulunmuştur. (III) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine konu senet dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitine ilişkin açılan Menfi Tespit davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafın Konya 13. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu senede ilişkin olarak takip başlattığını, takibe konu bononun üst kısmının boş olarak teslim edildiğini, alacaklı tarafından sonradan doldurulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin Konya Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, ancak KYOK kararı çıktığını, müvekkili ile davalı arasında düzenlenen borç senedinin taşınmaz satışına istinaden hazırlanan teminat senedi olduğunu, davacı tarafından davaya konu senetten dolayı 12/12/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 02/09/2020 tarihinde 15.000 TL EFT, 08/09/2020 tarihinde 30.000 TL EFT, 14/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 23/09/2020 tarihinde 20.000 TL EFT, 01/02/2021 tarihinde 45.000 TL EFT ile banka yoluyla ödemeler yaptığını, 9 Temmuz 2020 tarihli konuşmada paranın dolar olarak çekilip verildiği, 29 Ağustos'ta 31.000 TL elden paranın davalının eşi ...'ya verildiği, 15.000 USD elden davalının eşi ...'ya verildiğini, geri kalan borcu ise davalının eşi ...'ya nakit para verildiğini, davacının davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davaya konu senedin ticari bir ilişkinden değil şahsi bir borçtan kaynaklandığını, davacının Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesine takibin taliki davası açtığını, mahkemenin senet metninde herhangi bir eksiklik olmaması ve tüm yasal şartları taşıması nedeniyle davayı reddettiğini, davacının borcunu ödememesi nedeniyle Konya 13. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, dava konusu taşınmazın satışa çıkarıldığını ve satış günü verildiğini, davaya konu senede ilişkin olarak davacının 85.000,00 TL ödeme yaptığı, kalan 215.000,00 TL'yi ödemediğini, kalan miktarı ödediğine dair hiçbir belge ve delil de olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Konya 13. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının; 25/06/2020 tanzim tarihli, 25/09/2020 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli senede mahsus haciz yolu ile takibine ilişkin olduğu, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu görülmüştür. Dava konusu asıl uyuşmazlık takip konusu senedin bir borca ilişkin mi yoksa, taşınmaz satışından kaynaklı teminat kapsamında verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava değeri itibari ile her ne kadar tanıklık sınırının üzerinde ise de; davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu davalının eşi tanık ... ile aralarındaki ödemelere ilişkin Whatsapp yazışmaları tek başına bir delil olarak kabul edilemeyecek ise de; yazışmaların tamamı dava konusu senet ödemesine ilişkin olduğundan HMK 202/1 maddesi kapsamında yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmiş ve tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın tespiti ve borcun mahiyetine ilişkin önem arz eden asıl beyan davalının eşi olan tanık ...'nın mahkememizdeki yeminli beyanlarıdır.
Tanık ... mahkememizdeki beyanlarında özetle; davalının eşi olduğunu, davacı ile gayri resmi ortaklık içerisinde ticaret yaptıklarını bu ticaret kapsamında borç ilişkisi meydana geldiğini, ayrıca davacıya eşi adına kayıtlı taşınmaz sattığını, bu satıştan 500.000,00 TL bedelli eşinin hesabına para gönderildiğini, evin rayiç bedelinin 600.000,00 TL olarak tapu da gösterdiklerini ancak evi 900.000,00 TL'ye sattığını, bakiye 400.000,00 TL borç için 300.000,00 TL'lik eşi adına senet düzenlendiğini beyan etmiştir.
Davacı 02/01/2024 tarihli beyan dilekçesinde; tanık ...'nın beyanlarında geçen taşınmaz satışının 900.000,00 TL değil, 800.000,00 TL olduğunu bunun 500.000,00 TL'sini peşin, bakiye 300.000,00 TL için de dava konusu senedi verdiğini beyan etmiştir.
Tanık beyanları ve davacı beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu takibe dayanak senedin taşınmaz satışı neticesinde teminat olarak verildiği takdir ve kanaatine varılmış, bu cihetle davalının sebepten mücerretlik ile ilgili savunmalarına itibar edilmemiştir.
Bu aşamadan sonra uyuşmazlık taraflar arasındaki taşınmaz satışına ilişkin bedelin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Öncelikle dosya kapsamında taşınmaz satışının hangi bedel üzerinden yapıldığının tespiti gerekmektedir. Davacı ile davalının eşi olan ve satışı bizzat gerçekleştiren Tanık ...'nın ortak beyanlarında taşınmazın 600.000,00 TL bedelle rayicinin gösterildiği belirtilmiş, buna rağmen davalının eşi tanık ... taşınmazın 900.000,00 TL bedelle satıldığını, bu bedele karşılık 500.000,00 TL ödendiğini, 300.000,00 TL'lik dava konusu senedin düzenlendiğini, 100.000,00 TL de açıktan borçlandığını beyan etmiş, davacı ise taşınmazın 800.000,00 TL bedelle satıldığını, 500.000,00 TL bedelin peşin ödendiğini, 300.000,00 TL'lik dava konusu senedin düzenlendiğini beyan etmiştir.
Tanık ... her ne kadar taşınmazın 900.000,00 TL bedel ile satıldığını beyan etmiş ise de; rayiç değer üzerinden davacının kabulündeki 800.000,00 TL'nin üzerinde bir bedelin satışta kararlaştırıldığına ilişkin herhangi bir muteber delil sunulmadığından ve peşin ödeme haricindeki bakiyenin dava konusu senet miktarında olması hususları dikkate alınarak, davacının belirlenen rayiç değer üzerindeki kabulü ile birlikte taşınmazın 800.000,00 TL'ye satıldığı takdir ve kanaatine varılmıştır. Bu aşamadan sonra ispat edilmesi gereken husus 500.000,00 TL peşin bedel haricindeki dava konusu senet ile teminat altına alınan 300.000,00 TL'nin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
Bu hususta da yine davalının eşi olan davacı tanığı ..., yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilen ve ödemelerin bahsedildiği, Whatsapp yazışmaları gösterilerek ve sorularak mahkememizdeki beyanlarında öncelikle Eft yolu ile gönderilen bedellerden 85.000,00 TL'nin senede ilişkin olduğunu, 60.000,00 TL'nin senede ilişkin olmayıp davacı ile aralarındaki ticarete ilişkin olduğunu beyan etmesine rağmen, davacının taraflar arasındaki ticaretin ne olduğuna ilişkin sorusuna "hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, yine devamı beyanlarında Eft yolu ile yapılan ödemelerin tamamının dava konusu senede ilişkin olduğunu beyan etmiş, bu beyan ile birlikte Eft yolu ile yapılan toplam 145.000,00 TL'nin dava konusu senede ilişkin yapıldığı takdir ve kanaatine varılmıştır.
Yine 29 Ağustos 2020 tarihinde elden alınan toplam 31.000,00 TL ve 9 Temmuz 2020 tarihinde dolar üzerinden yapılan ödeme tanık ...'dan sorulmuş; 15.000 dolarlık ödemenin senede ilişkin yapılmadığını, emanet para olarak verildiğini, bu emanet parayı da henüz ödemediğini beyan etmiştir. Yine 31.000,00 TL'lik ödemenin senede ilişkin olmadığını beyan etmiştir.
Dava konusu senedin verilmesine sebep taşınmazın satışının bizzat gerçekleştiren tanık ... beyanlarında davacı ile aralarında gayri resmi ortaklık ve ticaret bulunduğunu belirtmesine rağmen, hangi ticaretin yapıldığına ilişkin açıklama yapamaması; yine davacının borcu bulunmasına rağmen, 9 Temmuz 2020 tarihindeki yazışmalara göre elden almış olduğu 15.000 dolarlık ödemenin borç olarak alındığı yönündeki beyanlarına, borcu olan birinin borç vermesi hususunun hayatın olağan akışına aykırı olması sebebiyle itibar edilmemiş ve davacının elden ödeme şeklinde gerçekleştirdiği 31.000,00 TL ve 15.000 dolar (9 Temmuz 2020 Merkez Bankası verilerine göre 1 dolar =6,85 TL[15.000x6,85=102.750,00 TL]) ödemenin dava konusu senet kapsamında yapıldığı takdir ve kanaatine varılmıştır.
Yine mahkememizde dinlenen davacı tanığın ... beyanlarında taraflar arasındaki senet ilişkisinin ev satışından kaynaklı olarak verildiğini, evin 800.000,00 TL'ye satıldığını, davacının Konya da bulunmadığı bir tarihte senet borcuna ilişkin davalının eşi ...'ya verilmek üzere 25.000,00 TL ve 15.000,00 TL'lik iki ayrı Eft gönderildiğini ve bu gönderilen bedelleri davalının eşi ...'ya elden verildiğini beyan etmiştir.
Tanık ... bu beyan üzerine yemini tahtında tekrar huzura alınmış ve beyanında " tanık ... elden ödeme yaptığını beyan ediyor ise ben bu ödemeyi almışımdır, ancak bu ödemeye senede istinaden almadım" şeklinde beyan da bulunmuş olup, tanık ... her ne kadar ödemeyi senedi ilişkin almadığını beyan etmiş ise de; hangi hususa ilişkin aldığına dair bir açıklama veya sunulan muteber bir delil bulunmaması nedeniyle tanık ...'in beyanlarında geçen toplam 40.000,00 TL'lik ödemenin de dava konusu senede ilişkin olarak yapıldığı takdir ve kanaatine varılmıştır.
Tanık ... yine mahkememizdeki beyanlarında, senet borcu bittikten sonra davacı ile davalının eşi diğer tanık ...'ın 2 kere bir araya geldiklerini her iki görüşmede de yanlarında olduğunu davacının senedin iadesini istediğini, tanık ...'ın ise buna cevap vermediğini, tanık ... ile davacının herhangi bir ticaretinin olmadığını beyan etmiştir.
Yine tanık ..., davacının sekreter olarak çalıştığını, kendisi işe girmeden önce davacının davalıdan daire satın aldığını, işe başladığı dönemlerde bu daire alış verişi ile alakalı görüşmeler yapıldığını, davacının ödemelerin tamamını bitirdiğini, ödemelerin bitişini kutlamak mahiyetinde kendisinden kahve yapılmasını istenildiğini, ödemelerin bittiğine dair konuşmalar yapılırken diğer tanık ...'in de aynı ortamda bulunduğunu, davacının senede istemesi sonrasında diğer tanık ...'ın " yarın ve diğer gün getiririm acelesi yok" şeklinde beyanda bulunduğunu beyan etmiştir.
Tanık ... ve ... her ne kadar davacının çalışanları ise de; beyanları arasında ihtilaf bulunmaması yine tanık ... hakkında davalının eşi olan ve ödemeleri alan diğer tanık ...'ın "... elden ödeme yaptığını beyan ediyor ise ben ödemeyi almışımdır" şeklindeki ifadeleri dikkate alındığında tanık ... ve ...'un beyanları mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
İzah edilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu senedin teminat olarak verildiği, 800.000,00 TL'lik taşınmaz satışına ilişkin olarak, 500.000,00 TL peşin ödeme, 145.000,00 TL EFT, 31.000,00 TL ve 15.000 dolar (15.000x6,85=102.750,00 TL) davalının eşi Tanık ...'a elden ödeme ve tanık ... aracılığı ile yine davalının eşi ...'a 40.000,00 TL elden ödeme şeklinde ödemelerin gerçekleştirildiği, bu ödemeler toplamı ile davacının taşınmaz satışına ilişkin karşı tarafa 818.750,00 TL ödeme yaptığı dolayısıyla dava konusu senetten kaynaklı olarak herhangi bir borcunun kalmadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Davacının, dava konusu senet kapsamında ödemelerin tamamını gerçekleştirmesine ve tanık beyanlarına göre ödemenin bittiği taraflar arasında konuşulması ve tanık ...'un beyanlarına göre kutlama vesilesi yapılmasına rağmen, kötüniyetli olarak dava konusu takibin başlatıldığı anlaşılmış olup, davalının dava değerinin %20'si oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU, YARGILAMA GİDERLERİ VE KANUN YOLU: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın KABULÜ İLE;
2.Davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu edilen 25.06.2020 tanzim tarihli, 25.09.2020 vade tarihli, 300,000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olmadığının TESPİTİNE, Dava konusu takipte kesinleşen dava değeri miktarının %20'si oranında hesaplanan 51.293,11 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 17.519,16 TL karar harcından peşin olarak alınan 4.379,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.139,36 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 4.379,80 TL peşin harç toplamı 4.585,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 609,50 TL posta tebligat gideri toplam 609,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 40.469,83 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7.Davacı tarafından yatırılan ve dosyada bakiye kalan gider avansının HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK'nın 341-345 maddeleri uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili İstinaf Dairesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/01/2024 Katip ... Hakim ...