7. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5574
- Karar No
- 2023/6286
- Karar Tarihi
- 14.12.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
7. Hukuk Dairesi 2022/5574 E. , 2023/6286 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki TMK'nın 713/2 nci maddesine dayanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 352 nci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; Çumra ilçesi, Ürünlü Mahallesi, 236 parsel 109 ada 1, 109 ada 6, 103 ada 1, 104 ada 2, 114 ada 15 parsel sayılı taşınmazların 60 yıldan uzun süre davacılar tarafından malik sıfatıyla otlakiye olarak kullanıldığını, köydeki diğer şahıslarca da aynı şekilde kullanılmakta olup davalıların ise bu taşınmazlarla hiçbir ilgilerinin olmadığını, muhtemelen 1964 yılındaki tapulama işlemi sırasında hataen davalıların murisleri adına tespit ve sonrasında tescil edildiklerini, bu zamana kadar malik sıfatıyla kullanan müvekkilleri yönünden TMK'nın 713 üncü maddesindeki 20 yıllık fiili zilyetlik süresinin tamamlandığını ve mülkiyete hak kazanıldığını, taşınmazlar ilk kayıt malikleri olarak davalıların ortak murisleri adına kayıtlı iken bir kısım hisselerin ise mirasçılara intikal ettiğini, her ne kadar maddedeki “ölmüş” ibaresi Anayasa Mahkemesince 2011 yılında verilen karar üzerine iptal edilmiş ise de iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, bölgede 3083 sayılı Yasa'ya göre arazi toplulaştırma işlemi yapılmakta olduğundan dava konusu taşınmazların sınırlarının değişmemesinin eldeki davada uzun süreli kullanımın ispatı açısından hayati öneme sahip olduğunu ileri sürerek; dava konusu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tescilini, dava süresince taşınmazın iyiniyetli üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; davacıların Ürünlü Köyü'nün sakinlerinden olup bahse konu arazileri satın almak için bir çok kez ısrarcı olduklarını ancak tekliflerinin reddedildiğini, dava dilekçesinde özellikle toplulaştırmanın durdurulmasını talep etmelerinin de gerçek niyetlerini ortaya koyduğunu, iddialarının ve taleplerinin tamamen kötüniyete dayandığını, arazi maliklerinin tapuda kayıtlı olup mirasçılarının da belirli olduğunu, tapulu taşınmazlara ilişkin 713/2 kapsamında kazanımın mümkün olmadığını, davacıların da hiçbir zaman malik sıfatı ile zilyet olmadıklarını, dava konusu arazilerin mera olmayıp tarla olduklarını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ...; dava konusu yerin tapuda malikleri adına hisseli olarak kayıtlı olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Tapu kayıtlarına göre 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazda sadece Çumra Belediyesinin malik olup aradan geçen zamana rağmen davaya dahil edilmediği, 114 ada 15 parsel sayılı taşınmazda 165 malik, 109 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 313 malik, 109 ada 6 parsel sayılı taşınmazda 289 malik, 236 parsel sayılı taşınmazda ise 314 malik bulunup tapu kayıtları dosya arasına alındığı, davacılar vekiline muhtıra çıkartılarak ölü tapu maliklerinin veraset ilamının dosyaya sunulması için kesin süre verildiği halde, bir kısım tapu maliklerinin veraset ilamı sunulduğu fakat dahili dava dilekçesi sunulmadığı ve halen dahil edilmeyen tapu malikleri ve mirasçıları bulunduğu, taraf teşkilinin dava şartı olup sağlanamadığı, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkemece aynı gün karar celsesinde verilen ara kararda ise taşınmazlar kaydındaki ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...
ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı ...; yerel mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olup davada usuli eksiklik bulunmadığını, malik kişilerin davada taraf olmaları sebebiyle yerel mahkemenin esasa girmeden davayı reddetmesinin yerinde olmadığını, kararın kesinleşmesi yapılmadan tedbirin kaldırılamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ...; yerel mahkemenin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik kararının hukuka aykırı olduğunu, karar kesinleşmeden ihtiyati tedbir kararının kaldırılmaması gerektiğini belirterek; İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik verilen ara kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Dosya içeriği ve toplanan delillere göre mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği; durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin karara karşı HMK'nin 396/2. , 394/3 ve 4. fıkraları gereğince istinaf yolu kapalı olduğu gibi dosya sonuca bağlandığından denetlenebilir ihtiyati tedbir kararının da bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun HMK'nin 352. maddesi gereğince reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle; davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 352 nci maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ...
ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı ...; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
2.Davalı ...; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK'nın 713 üncü maddenin 2 nci fıkrası hükmüne dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/1 inci maddesi hükmüne göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir."
Aynı maddenin 2 nci fıkrasında, "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.