8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2012/1009 E. , 2012/11912 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve ecrimisil
Davacılar-karşı davalılar ... ve müşterekleri ile davalılar-karşı davacılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve ecrimisil davasının reddine dair ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.10.2011 gün ve 129/682 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar-karşı davalılar vekili ve davalılar-karşı davacılar vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar ... ve arkadaşları vekili Av. ... dava dilekçesinde, 15, 17, 160, 170, 171, 179, 189, 193, 194, 198, 205, 207, 252, 266, 281, 297 ve 301 ... parsellerin paylı mülkiyet biçiminde tapuda kayıtlı olduğunu, her parselde ¼ payın 1976 yılında ölen ...adına kayıtlı bulunduklarını, taşınmazlardaki ...payının intikal görmediğini açıklayarak TMK. nun 713/2. maddesi uyarınca, ölüm tarihinden itibaren 20 yıllık kazanma süresinin dolduğunu, bu nedenle ...payları yönünden tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak ...adına bulunan her parseldeki ¼ payın iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, aynı vekil; birleştirilen ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/448 Esas ve 2006/16 Karar ... dava dosyasıyla davacı ... bakımından aynı istekte bulunmuş ve ...nın 193, 194, 179, 207 ve 266 ... parsellerde bulunan paylarının aynı gerekçelerle iptali ile vekil edeni ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bozma sonrası ...
1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/172 Esas ve 2011/185 Karar ... dava dosyasıyla da davacı ... vekili Av. ... dava dilekçesinde; yukarıda açıklandığı biçimde ve aynı hukuki sebeplere dayalı olarak 111 ve 237 ... parsellerde bulunan ...nın payları yönünden tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptaline ile vekil edeni ... adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalılar gerçek şahıslar vekili, asıl ve birleştirilen dosyalarla açılan davaların reddine, asıl dosya bakımından karşı dava dilekçesiyle 50000 TL ve birleştirilen 2005/448 Esas ... dosyanın davacısına karşı dava dilekçesiyle de 15000 TL ecrimisil isteklerinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davaların husumet yokluğu nedeniyle reddini savunmuştur.
... ve arkadaşları ile ... tarafından açılan ve birleştirilen gerçek şahısların açtıkları davalar bakımından verilen kabule ilişkin 22.09.2008 tarihli kararın temyizi üzerine Dairenin 26.10.2010 tarih ve 2010/3588 Esas, 2010/5109 Karar ... ilamıyla hüküm fıkrasının infaza elverişli bulunmadığı gerekçesiyle HUMK. nun 388 ve 389. maddeleri uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan araştırma ve inceleme sonucu yerel mahkeme 6.10.2011 tarih ve 2011/129 Esas, 2011/682 Karar ... kararıyla; asıl ve birleştirilen 2005/448 ve 2006/172 Esas ... dosyalar bakımından, “..dosya kapsamında tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yukarıda açıklandığı üzere yasa ve Yargıtay içtihatları gereğince ayrıntılı, detaylı inceleme yapılmış olup, ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının yasal şartları oluşmadığından esastan, davalı Hazine hakkında açılan davanın ise husumet yokluğu sebebiyle reddine..." karar verilmesi üzerine; hüküm, asıl ve birleşen dosyaların davacıları vekili ile davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava, TMK. nun 713/2. fıkrasında yer alan “..maliki 20 yıl önce ölmüş..” hukuki sebebine dayalı olarak tapu kayıtlarında yer alan paylar bakımından tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle TMK. nun 713/1-2. madde ve fıkraları uyarınca açılan iptal ve tescil davasıdır.
Mahkemece, ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının yasal şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle tüm davacıların davalarının reddine karar verildiğine göre, isteklerin esastan reddine karar verildiğinin kabulü gerekir. Mahkeme kararında; sadece, “Anayasa Mahkemesinin 23.07.2011 tarih ve 28003 ... kararı gereğince inceleme yapılmıştır,” ibaresine yer verilmiştir. Sözü edilen tarih ve sayı mahkeme kararı olmayıp, mahkemenin 17.3.2011 tarih ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar ... kararının yayımlandığı Resmi Gazetenin tarihi ve sayısı olmaktadır. Bunun dışında Anayasa Mahkemesi kararına dayalı olarak herhangi bir gerekçe gösterilmemiştir. Söz konusu karar ile TMK.nun 713/2. fıkrasında yer alan “...ölüm...” ibaresi iptal edilmiştir. Ancak dosya kapsamındaki mevcut deliller karşısında Anayasa Mahkemesinin anılan kararının değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.
Davacılar vekili, esas dosyada dava konusu yaptığı 297 parsel ... taşınmazdan feragat ettiğini bildirmiş, 15 ve 17 ... parseller hakkındaki davayı ise atiye bırakmıştır. Birleştirilen 2005/448 Esas ... davaya konu 179, 193, 194, 207 ve 266 ... parsellerin aynı zamanda asıl davada da dava konusu yapılan parseller arasında yer aldığı belirlenmiştir. Bozmadan sonra birleştirilen 2006/172 Esas ... dava dosyasına konu, 111 ve 237 ... parsellerle ilgili isteğin yine davalıların miras bırakanı...’nin paylarıyla ilgili olduğu, böylece açılan ve birleştirilen tüm davalar bakımından... adına bulunan paylarının iptalinin istenildiği dosya kapsamıyla sabittir. Dosya arasında yer alan kadastro tutanakları ile kadastro sonucu oluşturulan tapu kayıtları ve onların gittileri üzerinde yapılan incelemede, tüm parseller açısından tapulama yoluyla tapu kayıtlarının 31.5.1984 tarihinde oluştuğu, Vahit kızı Hatice Dai tüm parsellerde 6/32, ... oğlu... 9/32, ... oğlu ... ...ve ... kızı ...nin ise 8/32’şer payları bulunduğu, paylı mülkiyet biçiminde adı geçenler adına tapu kayıtlarının oluştuğu belirlenmiştir. Dava konusu yapılan ...payının ise, 09.11.2005 tarihinde intikal gördüğü ve mirasçılarına geçtiği tapu kayıtlarıyla sabittir.
TMK. nun 713/1 ve 2. fıkraları uyarınca, kazanmayı sağlayan zilyetlikle ve 2. fıkrada belirtilen hukuki sebeplere dayalı olarak taşınmaz edinilebilmesi için, zilyedin taşınmaz üzerinde aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliği yanında aynı zamanda kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin de dolmuş bulunması gerekir. Dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, davacıların kazanmayı sağlayan zilyetlik koşulları konusunda kesin ve inandırıcı bilgiye sahip olmadıkları yargılama tutanakları ve keşif tutanakları kapsamıyla saptanmıştır. TMK. nun 6. maddesi gereğince herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Tüm dava dosyalarında davacılar vekili aynı olduğu gibi, ... ve arkadaşları tarafından açılan asıl davada yer alan parseller ile birleştirilen dosyadaki parsellerin aynı olduğu, hepsinin...’nin paylarının iptalini istedikleri konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. Ancak, aynı parsellerin iki ya da üç ayrı davacı grubu tarafından malik sıfatıyla zilyet olunması ve zilyetliklerinin aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla bulunması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Hepsi de aynı parsellerde...'ye ait payların tamamının iptalini ayrı ayrı istememektedirler. Bundan ayrı, taşınmazlar paylı mülkiyete konu olup, kimin nereyi kullandığı ve kime ya da hangi paydaşa ait yerleri kullandığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Çünkü paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktirler. (TMK.m.688 vd.). Yapılan açıklamalar, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile beyanlar birlikte değerlendirildiğinde gerek asıl davanın davacıları ve gerekse birleştirilen dosyaların davacıları TMK. nun 6. maddesi uyarınca iddialarını kanıtlayamadıkları sonucuna varılmıştır. Bu nedenle hükmü temyiz eden tüm davacılar-karşı davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün esasının açıklanan nedenlerle ONANMASINA,
Davalı-davacı... mirasçıları vekilinin ecrimisil isteğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Behiye mirasçıları, 2005/442 Esas ... davanın davacılarına karşı açtıkları karşı dava dilekçesiyle 50.000 TL, birleştirilen davacı ...’a karşı açtıkları karşı dava ile de, 15.000 TL ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır. Yukarıda tarih ve sayısı verilen bozma ilamı usule ilişkin bulunduğundan, aynı ilamda aynı zamanda esasa ilişkin diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına işaret edilmiştir. Bu durum karşısında mahkemenin ilk kararının temyizi üzerine verilen bozma ilamında esasa ilişkin hususlar incelenmediğinden, ecrimisil isteğine ilişkin hususun da incelenmediği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece, ecrimisil konusunda iddia ve savunmalar doğrultusunda taraf delilleri toplandıktan sonra, ecrimisil konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamında açık bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davalılar-karşı davacılar (Behiye mirasçıları) vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün ecrimisile ilişkin fıkrasının 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,75 TL'nin temyiz eden davacı-karşı davalılardan alınmasına, 169,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılar-karşı davacılara iadesine 06.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.