Esas No
E. 2014/20321
Karar No
K. 2014/20839
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2014/20321 E.  ,  2014/20839 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. Aile Mahkemesi

TARİHİ : 21/02/2012

NUMARASI : 2011/2043-2012/252

S. . K.. ile E..

K.. aralarındaki katkı payı alacağı davasının reddine Büyükçekmece 1. Aile Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.02.2012 gün ve 2043/252 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların Antalya Aile Mahkemesi'nin 2005/22 Esas ve 2005/339 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma öncesinde müşterek konut olarak kullandıkları Büyükçekmece İlçesi, Batıköy Mahallesi, M.. ..Apartmanı ... nolu dairenin davalı adına tapuya kayıt edildiğini, müşterek konutun alımında vekil edeninin önemli parasal katkısı ve emeği olduğunu, tarafları arasındaki mal rejiminin, boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erdiğini açıklayarak taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1/2 hissesine tekabül eden 35.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın boşanma davasından daha sonra tapuya tescil edildiğini, boşanma davasından çok önceden beri fiilen ayrı yaşadıklarını, taşınmazın banka kredisi ile alındığını, borçların bizzat kendisi tarafından ödendiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, 743 sayılı TKM'nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemden edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar olan döneme ilişkin katılma alacağı isteğine ilişkindir. Taraflar 18.08.1989 tarihinde evlenmişler, 02.04.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulle sonuçlanması ve 17.01.2006 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında; evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2012 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerine göre 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 02.04.2002 tarihine kadar ise yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejmi geçerlidir. (TKM m. 202, 47222 sayılı Kanun m.

10.Boşanma davasının açıldığı 02.04.2002 tarihinde eşler arasındaki mal rejimi sona ermiştir.

Mahkemece, davacının talebinin TMK'nun 178. meddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı, taşınmazın alımına veya iyileştirilmesine davacının katkısının bulunmadığı, taşınmazın tapu kaydının boşanma tarihinden sonra olduğu ödemelerinde fiili ayrılık dönemi içerisinde yapıldığı benimsenerek davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi zamanaşımı konusunda varılan sonuçta doğru olmamıştır.

Tarafların boşanmasına ilişkin Antalya 3. Aile Mahkemesi’nin 07.04.2005 tarih ve 22-339 Esas ve Karar sayılı ilamı 17.01.2006 tarihinde kesinleşmiş olduğundan taraflar arasındaki mal rejimi 02.04.2002 tarihinde sona ermiştir. Zamanaşımı ise bu ilamın kesinleştiği tarih olan 17.01.2006 tarihinden itibaren işlemeye başlamıştır. Eldeki dava 23.12.2005 tarihinde açılmıştır.

Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından da TMK’nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146. maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. 01.01.2002 tarihinden önceki dönemine ilişkin alacaklarda zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu konusunda bir duraksama da söz konusu değildir. Yerleşmiş İçtihatlar bu doğrultudadır. (Mülga BK’nun m.

125.Daire de bu görüşü benimsenmiştir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK'nun 153/1-2. bentleri (Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur) gözetilerek boşanma kararının kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz geçmediğine göre, Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.

Davaya konu 101 ada 1 parselde bulunan 11 nolu bağımsız bölüm 28.08.2003 tarihinde satış suretiyle davalı E.. K.. adına tapuya tescil edilmiştir. Dosya kapsamına göre, dava konu bağımsız bölüm 15.12.1993 tarihli satış senedi ile tasfiye halindeki Türkiye Emlak Bankası Anonim Şirketi’nden satın alınmış, taşınmaz 16.12.1993 tarihinde teslim edilmiştir. Taşınmaz 16.12.1993 tarihinde teslim alındığından TKM'nun 170. maddesi gereğince taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiştir. Ancak, taşınmaz kredi ile alındığından kredi taksitlerinin bir kısmı edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 ile 02.04.2002 tarihleri arasında yapılmış olduğundan bu dönemlerde yapılan ödemelerin katılma alacağı olarak değerlendirilmesi gerekir.

Mahkemece, karar gerekçesinde subut bulmayan davanın reddine denilmiş ise de; davacı vekilinin dava dilekçesinde "... diğer yasal deliller” demek suretiyle açıkça yemin deliline de dayanmış sayılacağının kabulü gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesine göre, herkes meşru vasıta ve yollarla mahkemelerde iddia ve savunma hakkına sahiptir. Yine TMK’nun 6. maddesine göre iddia eden iddiasını ispatla mükelleftir. Davacının dava konusu taşınmazın alımına takılarla katkıda bulunduğu iddiasının ispatı bakımından yemin deliline de dayandığı anlaşıldığına göre öncelikle davacı tarafa yemin teklif hakkı bulunduğu hatırlatılarak yemin teklifi hakkını kullanmak isteyip istemediğinin sorulması, kullanmak istediği takdirde usulüne uygun bir biçimde davalının 6100 sayılı HMK'nun 228 ve devamı maddeleri gereğince davet edilip yeminli beyana başvurulması ve elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Öte yandan, evlilik içinde 01.01.2002 tarihi sonrası eşlerden biri adına edinilen mal varlığı üzerinde diğer eşin yasadan kaynaklanan artık değerin yarısı oranında katılma alacağı isteme imkanı bulunmaktadır. (TMK. 231, 236/1 maddeleri) TMK’nun 222. maddesi gereğince, belli bir malın eşlerden birine ait olduğu iddia eden kimse iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Bir eşin bütün mallarını aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilmesi gerekir. Katılma alacağı bakımından talepte bulunan eşin çalışıp çalışmaması veya herhangi bir katkıda bulunup bulunmamasının bir önemi de yoktur. Katılma alacağı Yasa'dan kaynaklanmaktadır. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK. m.

229.ve denkleştirmede (TMK. m.

230.elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK. m.

219.toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK. m.

231.yarısı üzerinden (TMK. m. 236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının da hesaplanması gerekir. Somut olayda, 01.01.2002 tarihi ile boşanma dava tarihi olan 02.04.2002 tarihleri arasında ödenen kredi taksitleri edinilmiş mal olarak kabulü gerekir. Bu dönemde ödenen kredi taksitlerinin taşınmazın satış bedelinin peşin ödenen kısmı ile tüm taksit sayısına oranı bulunarak taşınmazın karar tarihine en yakın belirlenen değeri de gözetilerek bulunacak artık değerin yansı oranında katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur.

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.11 2014 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog