8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/15192 E. , 2014/20862 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2013
NUMARASI : 2011/857-2013/269
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, Şişli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/19404 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca Kadıköy 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/265 sayılı talimat dosyasında yapılan 30.06.2011 günlü hacze konu eşyaların davacı üçüncü kişi şirkete ait olduğunu, 3. kişi şirketin ortağı ve yetkilisi olan borçlunun şahsi borcundan dolayı şirket mallarının haczedildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği takip adresinde gerçekleştirildiğini, haciz esnasında borçlunun hazır bulunduğunu, borçlunun 3. kişi şirketin tüzelkişiliğinden yararlanarak borçtan kurtulmaya çalıştığını, davacı tarafından sunulan belgelerin mülkiyeti ispatlamaya yeterli olmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre:
3.kişi şirketin 2004 yılından itibaren haciz yapılan adreste faliyet gösterdiği, borçlunun şirket ortağı iken ortaklıktan ayrıldığı, bilirkişi raporuna göre faturası sunulan menkullerin davacı şirketin ticari defterlerinde kaydının bulunduğu, bir kısım mahcuzlara ilişkin fatura olmadığı ve ticari defterlerde kaydı bulunmadığı, haczin yapıldığı yerin şirket merkezi olduğu, borçlunun şirket ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle adreste bulunmasının iş yerindeki menkullerin borçluya ait olacağı sonucunu doğurmayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, üçüncü kişi şirketin ticaret sicilde kayıtlı faaliyet adresinde yapılmıştır, ancak borçlu 3. kişi şirketin ortağı ve yetkilisi olup haciz esnasında hazır bulunmuştur. İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, kira sözleşmesi, ticaret sicil kaydı, vergi levhası gibi delillerin yanı sıra bir kısım mahcuzlar için fatura deliline dayanmaktadır. Bir kısım mahcuzlar için ise fatura dahi sunulmamıştır.
Bilirkişi tarafından incelemesi yapılan davacı şirketin ticari defterlerinde kapanış tasdiklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kapanış tasdiki olmayan, usule uygun tutulmamış ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılmasına yasaca imkân bulunmamaktadır. Kaldı ki takibe konu borç kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, kredi kartı hesap döküm özetinin incelenmesinde, yapılan harcamaların hayatın olağan akışıyla uyumlu şahsi nitelikli harcamaların ötesinde, sıklıkla 3. kişi şirket hesabına yüklü miktarlı işlemler olduğu görülmektedir. Bu nedenle, harcamaların kişisel nitelikli harcamalar olduğu da kabul edilemez. Sunulan delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığının kabulü ile kanıtlanamayan istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.