4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2014/11549 E. , 2015/20992 K.KAMUYA YARARLI IŞ GÖNÜLLÜLÜK ŞART VE SEÇENEK TEDBIR TÜRÜ IŞ KOLU INFAZ YETKI KISITLAR
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 50
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 106
"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir.Tehdit suçundan sanık Y. Y.'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1.cümle ve 62. maddeleri uyarınca 150 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 50/1-f maddesi gereğince hükmedilen hapis cezasının yarısı kadar süre ile temizlik sektöründe kamuya yararlı işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine dair, Karaman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/01/2012 tarihli ve 2010/286 esas, 2012/11 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2014 gün ve 52486 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar" başlıklı 50. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde yer alan "Mahkûm olunan cezanın yansından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya çevrilebilir.' şeklindeki düzenleme karşısında ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20/02/2012 tarihli ve 2011/111241 esas, 2012/4985 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamuya yararlı bir işte çalıştırma seçenek yaptırımına karar verilebilmesi için sanığın gönüllü olması koşulu gözetilerek, sanığın rızası alındıktan sonra Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünce belirlenen yerlerde gönüllü çalışmaya karar verilebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit suçundan sanık Y. Y. hakkında yapılan yargılama sonucunda, Karaman 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/01/2012 tarihli kararı ile, 150 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 50/1-f maddesi gereğince cezasının 75 gün süreyle temizlik iş kolunda çalıştırılma tedbirine çevrilmesine karar verildiği, yoklukta verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine infaz aşamasında, seçenek yaptırıma karar verilirken gönüllülüğün sorulmadığı ve iş kolunun belirtildiği gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine karar verilirken, sanığın gönüllü olup olmadığının sorulmamasına dair hukuka aykırılığa ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: Kanun yararına bozma kurumunda geçerli olan “istekle bağlılık kuralı” gereğince taleple sınırlı olarak yapılan incelemede;
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar, suç ve ceza politikası gereğince kanun koyucunun benimsediği bir cezalandırma ve infaz yöntemidir. Amacı; kişiye, işlediği suçun niteliği, cezasının azlığı ya da yaşı nedeniyle bir kısım özel imkânlar sunarak, ıslahı ve topluma kazandırılması açısından bir yandan sanığı, diğer yandan da mağduru ve toplumu korumaktır.
Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre cezanın kişiselleştirilmesidir. Hâkim, kısa süreli hapis cezasının, hapis cezası olarak infaz edilmesi yerine, cezayı kişiselleştirerek daha etkili, caydırıcı ve ıslah edici olduğu kanaati ile cezayı seçenek yaptırıma çevirmektedir. 5237 sayılı Yasanın 50. maddesinin 1. fıkrasında kısa süreli hapis cezası yerine uygulanabilecek seçenek yaptırımlar altı bent halinde düzenlenmiştir. (f) bendindeki düzenleme; “Mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırmaya” çevrilebilir, şeklindedir. “Kamuya yararlı işte çalıştırma” tedbirinin ne şekilde infaz edileceği; 5275 sayılı Kanun'un 105. maddesinde; “(1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. (2) Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır.….” biçiminde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 109. maddesinde ise; 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesine göre hükmedilen seçenekli yaptırımların infazında uygulanacak rejimin tüzükte gösterileceği yazılıdır. Anılan tüzük 06.04.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Tüzüğün 51. maddesinin 6. fıkrası da İnfaz Kanunu'nun 105. maddesi ile aynı doğrultudadır.
İnceleme konusu somut olayda; sanığa tehdit suçundan hükmolunan 150 gün hapis cezası, mahkemece 75 gün süreyle temizlik işkolunda çalıştırılma tedbirine çevrilmiştir. Ancak yargılama sürecinde kısa süreli hapis cezası yerine kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımının uygulanmasına rıza gösterip göstermediğinin sanıktan sorulmadığı görülmektedir.
Kamuya yararlı iş kollarının tespiti ve ihtiyaç bulunan alanlara hükümlülerin orantılı bir şekilde dağıtılması, bölge, işkolları ve hükümlü sayısı gibi faktörlere göre detaylı bir planlamayı gerektirdiğinden, bu hususun Denetimli Serbestlik ve Yardım merkezleri Müdürlüklerinin organizasyonu ve infaz hakimliklerinin denetiminde belirlenmesi gerekmektedir. Her ne kadar kanun yararına bozma talebine ilişkin istem yazısında, çalışılacak iş kolunun hükümde açıklanmasına yönelik hukuka aykırılık ve ayrıca hüküm kurulurken temel cezanın 6 ay yerine gün üzerinden saptanması şeklindeki yanılgılı uygulama belirtilmemiş ise de, bozma kararının niteliğine göre yapılacak olan yeniden yargılama sürecinde bu hususların, mahkemesince göz önünde bulundurulabileceği değerlendirildiğinden, yeniden talepte bulunulması yoluna gidilmemiştir. Bu itibarla,
TCK’nın 50/1-f. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına karar verilirken, sanığa gönüllü olup olmadığının sorulmaması hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1-Tehdit suçundan sanık Y. Y. hakkında, Karaman 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 05/01/2012 tarih ve 2010/286 esas, 2012/11 sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2.Savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik bozma kararı doğrultusunda, anılan Kanun maddesinin 4/b fıkrası uyarınca yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine, 19.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.